Dünya
  • 15.6.2006 03:54

'HAMAS'I KÖŞEYE SIKIŞTIRAN TARİHİ ADIM'

ERTUĞRUL ÖZKÖK'ÜN HÜRRİYET'TEKİ YAZISI:

’Seçilmiş’ halktan korkunca


BİRAZ geriye dönelim.

HAMAS’ın siyasi kanadının, Şam’da yaşayan şefi Halid Meşal’in Türkiye’ye davet edildiği günleri hatırlayalım.

AKP yöneticileri o daveti hangi gerekçe ile savunuyordu?

"HAMAS, Filistin halkının seçilmiş temsilcisidir."

Kuvvetli bir argüman.

Gerekçenin başına "seçilmiş" gibi, demokrasinin en "ulvi" kavramını koyunca akan sular durur.

Değil mi...

* * *

Şimdi öğreniyoruz ki değilmiş.

Günlerdir Filistin’deki olayları izliyorum.

Filistin halkı neredeyse bir iç savaşa sürükleniyor.

Çatışmanın sebebi ne?

Filistin Devlet Başkanı Abbas, seçimle işbaşına gelmiş HAMAS’tan, İsrail Devleti’ni de tanımasını istiyor.

Çünkü Filistin, ekonomik açıdan giderek izole oluyor.

Halkın öfkesi burnunda.

* * *

Böyle bir durumda Devlet Başkanı Abbas, çok önemli ve gerçekçi bir adım atıyor.

"Gidip halka soralım" diyor.

Neyi?

"İsrail Devleti’ni tanıyıp tanımamayı..."

İşte HAMAS’ı köşeye sıkıştıran tarihi adım bu.

HAMAS buna karşı çıkıyor.

Yani daha dün seçimi kazanıp işbaşına gelen ve kendini "Filistin halkının meşru temsilcisi" ilan eden, bunu Türkiye gibi ciddi bir devlete de kabul ettiren HAMAS buna karşı çıkıyor.

Çünkü halkın vereceği karardan korkuyor.

Filistin halkı "Ben artık barış içinde yaşamak istiyorum. Benim devletim olsun, ama İsrail halkının da barış içinde yaşayabileceği bir devleti olsun" derse ne olacak?

Ne olacağı çok açık...

Ortadoğu’da HAMAS gibi, varlığını savaşa, teröre borçlu olan teşkilatlar tarihin çöplüğüne atılacak.

Evet, HAMAS’ın korkusu budur.

Abbas, bu kararı ile belki de Ortadoğu’nun kaderini değiştirecek tarihi bir adım atmıştır.

İnşallah başarır ve bu bölgede barışın kaderini, terör örgütlerinin elinden alıp, direkt olarak halkın eline verir.

* * *

Bir bölgede ipler halkların eline geçtiği zaman tarih de değişiyor.

Bunun en güzel örneklerinden birini Türkiye ile Yunanistan veriyor.

Kardak krizinden sonra siyasilerin ve askerlerin diplomatik gücü azalırken halk diplomasisi bir adım öne çıktı.

Özellikle Gölcük depreminden sonra sıcak bir ilişki kuruldu.

Bunu iki ülke arasındaki turizmin, insani ilişkilerin artması izledi.

Sonunda Türkiye’deki araştırmalarda halkın yüzde 73 gibi ezici çoğunluğunun, "Biz Yunan halkını çok seviyoruz" diyeceği bir insani iklim oluştu.

Tabii bu, fikri varlığını gerginlik rantından sağlayan bir siyasi ve entelektüel eliti tasfiye etti.

Filistin ve İsrail halklarının, Türkiye ile Yunanistan’dan alacağı büyük dersler var

* * *

İsrail’e son gidişimde bazı samimi insanlar bana hem Filistin hem de İsrail halkının artık bu savaştan bıktığını söyledi.

Bu savaşın bedelini sadece onlar ödemedi.

Dünya da bu gerginlik yüzünden epey bedel ödedi ve ödemeye devam ediyor.

Bugüne kadar savaşın her türlüsü denendi.

En kahramanca işler de yapıldı, en alçakça katliamlar da...

Ne kahramanlık, ne de alçaklık bunu çözebildi.

Şimdi her iki tarafta da bu savaşların bedelini ödemiş sivil insanların inisiyatifi ele alma zamanı geldi.

İsrail’in fanatiklerini de, HAMAS gibi terör örgütlerini de en çok korkutan şey işte budur...
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 04:50

İLGİLİ HABERLER