Gündem
  • 21.6.2021 23:58

HDP kapanırsa oy durumu ne olacak? İşte detaylar

Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu, HDP’nin kapatılması istemiyle yeniden açılan davada ilk incelemesini bugün yaptı, iddianamenin kabulüne karar verdi. Uzmanlar konuyla ilgili Haber7’ye açıklamalarda bulundu.

Anayasa Mahkemesi, HDP'nin kapatılması istemiyle açılan davada ilk incelemeyi bugün yaptı. Yüksek Mahkeme, iddianameyi kabul etti.

Haber7.com olarak HDP’nin kapatma davasını AK Parti MKYK Üyesi Av. Mücahit Birinci, TÜRKAD Başkanı Av. Dr. Mehmet Sarı, Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Emin Pazarcı ve GENAR Başkanı İhsan Aktaş’a sorduk...

İşte yaptığımız röportajların detayları;

HDP’NİN ARKA KAPISINDAN DAĞA ÇIKILIYOR 

AK Parti MKYK Üyesi Av. Mücahit Birinci, “Bizim HDP ile ilgili fikrimiz ortada. Benim 3-4 senedir dile getirdiğim istikrarlı fikrimdir. Dünyanın herhangi bir ülkesinde böyle bir partinin faaliyet göstermesi kabul edilemez ve kapatılır. Nitekim İspanya’da, Avrupa Birliği ülkelerinde bunun örnekleri var. Terör örgütüne mesafe koymadı ve kınamadı diye kapatılan partilerin Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne başvuruları reddedilmiş ve devlet haklı görülmüş. Dolayısıyla Türkiye’de de demokratik noktada, HDP’nin arkasında bir silahlı terör örgütüyle beraber faaliyet göstermesi kabul edilemez. Bu iş, bu şekilde yürümez. Hem demokrasi diyeceksiniz hem de sandığa giden vatandaşlarımızın iradelerine ipotek koyarak onlara tehditle oy kullandıracaksınız, böyle bir siyaset anlayışı, böyle bir demokrasi olmaz. Dolayısıyla Anayasa’nın 68 ve 69’uncu maddeleri çok açıktır. Ben baştan beri HDP’nin o maddeleri ihlal ettiğini, burada adeta 69’uncu maddede tarif edilen odak niteliğini kazandığını ve dolayısıyla HDP’nin en azından kapatma davasının açılması gereğini zikretmiştim.  

“Davanın sonucu ne olur?” diye sorarsanız yargı süreci şu anda işliyor, ona saygılı olmak durumundayız. “HDP’nin kapatılması için yeterli delil var mı?” diye
sorarsanız HDP’nin ön kapısından girip arka kapısından dağa çıkan çocukların listeleri, bizim kolluk kuvvetlerimiz tarafından ele geçirildi. Arama sonucunda bu tutanaklar, şu anda kolluk kuvvetlerinde delil olarak muhafaza ediliyor. Bunların bebeğimizin pak alnına sıkılan terörist kurşununu övücü, ilk başkaldırı olarak niteleyici beyanları, Demirtaş’tan bahsediyorum, 2018 tarihli Anayasa Mahkemesi kararına geçmiş beyanlardır. Bu tür beyanlar, deliller, Esenyurt HDP İlçe Binası’nda, bölücü terörist başının fotoğraflarının duvarlara asılması, bütün kongrelerinde ortaya atılan PKK paçavraları, okudukları marşlara kadar 6-8 Ekim olaylarında hâkimin yetkili MYK’sının aldığı kararla bu teröristlerin nasıl terör faaliyeti yaptıkları, Yasin Börü’nün nasıl katledildiği konusu, örnek olarak gösterilebilir. 

HDP'NİN KAPATILMA KARARI VERİLECEĞİNİ ÖNGÖRÜYORUM

İlk iddianame geri gönderilmişti, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ilk iddianamesi. Orada birtakım ölen şahısların hakkında iddianame tanzim edildiği görüldü; Anayasa Mahkemesi kararında bu da vardı. Benim kanaatim iddianamenin geri gönderilmesine gerek yoktu, düzeltilip davayı devam ettirebilirdi ama Anayasa Mahkemesi böyle bir hususu takdir etti. Bir iddianame daha tanzim edildi ve bu iddianame Anayasa Mahkemesi tarafından kabul olundu. Şimdi dava süreci işleyecek, mevzu bahis şahısların savunmaları alınacak ama tekrar ediyorum 68, 69’uncu maddeler ışığında, HDP’nin kapatılma kararı verileceği kararını öngörüyorum.  

Bunun siyasi süreçleri noktasında “siyaseten faydasız, tekrar başka bir parti olarak örgütlenirler” gibi itirazlar var. Anayasa’da 68 ve 69’uncu maddeleriniz varsa bunları tatbik etmek durumundasınız. Adam öldürme fiiline karşı müebbet hapis cezasını veriyoruz ve uyguluyoruz bunu. Adam öldürme fiili bitmiyor diye bu cezayı kaldıracak halimiz yok. Dolayısıyla başka bir parti çatısı altında birleşecek HDP diye 68 ve 69’uncu maddeyi uygulamama durumumuz da yok. Anayasa’da böyle bir kanun maddesi varsa onu uygulamak zorundasınız. Bu sebeplerle ben o itirazları da çok yerinde görmüyorum ama elbette itirazlar yapılabilir” şeklinde konuştu.

HDP TERÖRÜN ODAK NOKTASI!

TÜRKAD Başkanı Av. Dr. Mehmet Sarı, “Cumhurtiyet Başsavcılığı siyasi partilerin temelli kapatılmasına ilişkin olarak kapatma davasını Anayasa Mahkemesi nezdinde açma bakımından tek yetkili mercidir. Sayın Başsavcı mart ayı içerisinde HDP’nin kapatılması için dava açmıştı. Bu dava usuli eksiklikler bulunması nedeniyle iddianamenin iadesine karar verilmişti. Sayın Başsavcı eksiklikleri tamamladıktan sonra tekrar başvurusunu yaptı. Eksiklikler tamamlandığı için de Anayasa Mahkemesi Genel Kurulunun iddianameyi tekraren iade etme şansı kalmadı. Artık davanın içeriğini incelemesi gerekiyor. Bugün itibari ile HDP’nin kapatılmasına ilişkin dava kesin olarak başladı.

Yüce Divan sıfatıyla Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu yargılama yapacak, bir karar verecek. Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Sırrı Süreyya Önder, Leyla Zana, Ayla Akat gibi milletvekilleri ve parti üyelerinin PKK ile irtibatlı olarak yargılandığı davalar da iddianamenin içerisinde yer alıyor. Özellikle 6-8 Ekim olaylarındaki kamu düzeninin ortadan kaldırılmasıyla birlikte sokakların yakılıp yıkılması, 53 Kürt vatandaşımızın katledilmesi ve tüm kamu binalarının tahrip edilmesi ile birlikte açılan dava da bu iddianamenin içerisinde delil olarak alınmıştır. Tüm gerekçeler göz önüne alındığında Anayasa Mahkemesi’nde HDP yöneticileri ve milletvekillerinin terörün odağı haline geldiği konusunda dava açılmış durumda. 

Bir de işin uluslararası boyuttaki yansımaları var. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 11. maddesi açık bir şekilde örgütlenme özgürlüğünü düzenler. Fakat bunun önündeki tüm engelleri devletin kaldıracağı prensip olarak birinci maddede belirtilmiştir. 11. Maddenin 2. fıkrasına baktığımızda da kamu düzeninin sağlanması amacıyla bu özgürlüklerin sınırlandırılabileceğini ifade ediyor. HDP’nin eylem ve yaptıkları işler bakımından PKK adına faaliyette bulundukları da Anayasa Mahkemesi Genel Kurulu tarafından değerlendirilecektir” ifadelerini kullandı.

ARTIK ARKALARINDA PKK DESTEĞİ YOK!

Akşam Gazetesi Ankara Temsilcisi Emin Pazarcı, “Konu incelenecek. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı esas hakkındaki mütalaasını verecek. HDP’ye gönderilecek. HDP cevabını hazırlayacak. Sonra da Yüksek Mahkeme toplanıp kararını verecek. Ben Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ile görüştüm iddianamenin iadesi sürecinde. İddianamenin iadesine son derece tepkililerdi çünkü gerekli altyapıyı oluşturduklarını söylüyorlardı. Buna rağmen Anayasa Mahkemesinin istediği gerekli düzenlemeyi yaptılar ve verdiler. Hepsinin ortak değerlendirmesi şu; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı yetkilileri teröre ve birtakım suçlara bulaşmamış insanların kapıdan alınmadığı bir partileşme yapısı olduğunu söylüyor. Sanırım 800 civarında kamu davası var deliller arasında. Bu kamu davasında 5 bin suçtan bahsediliyor. Bu arada HDP’li yetkililerin yaptıkları açıklamalar da var. Mesela Selahattin Demirtaş açık bir şekilde HDP’nin Abdullah Öcalan projesi olduğunu söylemişti. Bunlara bakıp bir karar verilecek. Ben bu kararın da kapatma olacağını düşünüyorum. 

'ARTIK HALK DESTEĞİ DE YOK'

HDP’nin kapatılması ile ilgili çok ciddi iddialar var. Kimi diyor ki bunlar sokağa inecek, kimi diyor ki bir şey değişmez yeni bir partileşme sürecine girilir, kimi diyor ki kapatma davası sonuçlanmadan HDP kendisini feshederse ne olur? Burada ciddi anlamda terör ile iç içe geçmiş bir yapı var. Geçmişte siyasi partiler kapatılıyordu ama yeni bir isimle yollarına devam ediyorlardı. O zamanlar PKK desteği de vardı. Şimdi kendi canı ile uğraşan bir PKK’dan bahsediyoruz. Artık halk desteğinin de olmadığını görüyoruz. Eskiden mitingler düzenlediği zaman on binleri, yüz binleri toplayan HDP bugün 3-5 bin kişiyi bir araya getiremiyor. Yasaklılar listesini de düşündüğümüzde yeni bir siyasi oluşum içerisine girseler bile güçlü olmayacaklar. HDP içerisinde olduğu durumu alabildiğine kullanmaya çalışıyor. Kirli bir dil var. Bizi hedef olarak gösteriyor. İddianamede de HDP’nin bütün siyasi yöneticileri kendilerinin PKK’dan ayrı bir yapı olmadığını açık bir şekilde gösteriyor” açıklamalarını yaptı.

HDP’NİN KAPATILMASI OY DURUMUNU DA ETKİLEYECEK

GENAR Başkanı İhsan Aktaş, “Elbette bu, hukukun, yargıçların vereceği bir karar. Sürecin nasıl işleyeceğini, içerideki tartışmaları, onların bakış açısı belirler. Fakat iki tane mesele var. Kapatılması daha çok HDP ile ilgili bir mesele. Kapatılması durumunda refleksleri ne olacak, nasıl bir tavır gösterecekler veya kapatılmazsa acaba durum zimmi ceza ile atlatılabilir mi? Fakat HDP’nin kapatılması ya da açık kalması biraz Ak Parti sosyolojisini de ilgilendiren bir mesele. Bilindiği üzere Ak Parti Türkiye’de Kürt oylarının yarısını alan bir parti. Diyarbakır ile İzmir arasında, yani Türkiye’de bir uçtan diğer bir uca oy alan tek parti. Dolayısıyla iki türlü bakmak lazım: Kapatılma daha çok HDP’nin kendisiyle ilgili ama sosyolojisi biraz daha Ak Parti ile ilgili. Bu iki partinin sosyolojisini nasıl etkileyecek, bakıp görmek lazım. Çünkü Ak Parti, Kürt oylarını almaktan vazgeçmedi. Kendi kitlesini muhafaza etmekle beraber HDP içerisinde de hitap ettiği bir kesim var yaklaşık yüzde 25 kadar. İki tarafı da gözlemleyeceğiz, peşinen bir şey söylemenin çok anlamı yoktur. Özellikle de yargı meselesi. Süreç bir şekilde yürür. Karar verildikten sonra yorum yapmak daha sağlıklı olur” şeklinde konuştu.

KAYNAK: HABER7

İLGİLİ HABERLER