Spor
  • 18.9.2008 08:39

HERKESİN ELEŞTİRDİĞİ FENER'İ BİR O BEĞENDİ : ARAGONES DOĞRU YOLDA

Giriş gelişme sonuç!
Ercan SAATÇİ
Giriş;
SUDAN çıkmış balık gibi bir Fenerbahçe...
Neye uğradığını şaşırmışcasına bir futbol karmaşası Fenerbahçenin üzerine çökmüş... Nitekim ardarda iki gol yiyor ki fena !...
Defans dağılmış durumda. Kimi kim tutuyor belli değil... Durumdan yararlanan Porto iki golü de gayet rahat bir biçimde ağlara yolluyor...
Oyunu ileriye taşıyacak bir futbolcu henüz ortalarda yok. Sadece defansta değil, orta sahada da bir organizasyon bozukluğu göze çarpıyor. Aragones, futbolcularına nasıl bir taktik verdi, ne dedi bilinmez ama dün izlediğimiz o ilk yarıdaki görüntüyü, onun tembihlemediğine eminim. Tek forvetle yani ve de Güiza’yla bir gol organizasyonu nasıl olacak merakla bekliyoruz...
Gelişme;
TAM da bu iş Güiza’yla olmaz dediğimiz anda Güiza golünü atıp, takımı biraz olsun kendine getiriyor. Çünkü bireysel çabalar daha fazla göze çarpıyor. Uğur Boral, soldan geliyor güzel ortasına Alex de güzel bir kafa atıyor, dönen topu ağlara gönderen Güiza...
Sadece bu üç ismin Fenerbahçe’ye yıllık maliyeti 7-8 milyon Euro... İlk yarı çok şükür bitiyor ve ikinci yarı... Daha istekli bir Fenerbahçe izlemeye başlıyoruz. Ama etrafımdaki herkes de aynı homurdanma ; "tek forvetle bu şekilde gol atmamız çok zor!" Güiza, belki de Fenerbahçe’ye geldiği günden beri en iyi futbolunu oynuyor ama MFÖ’nün de dediği gibi "Yalnızlık Ömür Boyu"... Dakika 45:Oyuna Aurelio’nun alternetifi JOSİCO giriyor. Dakika:52 Josico sakatlanıyor ve oyundan çıkıyor! ... İlk kez Fenerbahçe’li bir hoca 80. Dakikaları beklemeden erken bir değişiklikle taktiksel bir hamle yapacak ama olmuyor işte !...
Josico, 7 dakika sonra sakatlanıp çıkıyor. Fenerbahçe’li futbolcular, Porto’yu rahatça yenebilecek güçte oluklarının farkına varmakta biraz geç kalıyor. 85. dakikadan sonra da haliyle iş işten geçmiş oluyor...
Sonuç;
GEÇEN yılki Fenerbahçe nerdeee, bu Fenerbahçe nerde ? diye sorası geliyor insanın. Elbette bunu bir maç sonucuna göre yazmak acelecilik ve haksızlık olur ama Süper ligdeki oyunda gösteriyor ki Fenerbahçe’de bir problem var.... Bu durumda da bize yine dilek tutmak kalıyor ;
Umalım, Fenerbahçe Kadıköyde ki Gençlerbirliği maçıyla kendine gelir ve görmek istediğimizi bizlere izlettirir.
MAÇIN ÜÇ ADAMI:
Bu kez ben size sorayım; F.Bahçe’de iyi oynayan 3 kişi Var mıydı ? 
Hata oranı çok
Can BARTU
FENERBAHÇE’nin bir sürü eksiği var. Bir de ligde mağlup olmuş, Hacettepe yenilgisinin de moral bozukluğu bulunuyor. Böyle bir havada Porto karşısına çıktılar. Dün geceki maç farklıydı. Çok da erken iki farklı yenik duruma düştüler.
Nasıl bir takım Fenerbahçe çözmek güç. Yedek kulübesi de çok zayıf. Oyuna girip, havayı değiştirecek bir isim yok. Böyle bir takım dün gene de oyunun büyük bölümünde etkili oldu. Ama savunmadaki hatalar akıl alacak gibi değil.
Avrupa arenasında mücadele eden bir takım bu kadar komik ve basit goller yememeli. Böyle gol yersen, maçı da kazanma şansın yok olduğu gibi puanla evine dönmen de mucizelere kalıyor. Fenerbahçe kötü goller yese de savunmada büyük hatalar yapsa da oyunu kafa kafaya getirmeyi başardı. İki üç tane de net pozisyon buldular ve değerlendiremediler.
Volkan pimi çekilmiş bomba gibi
Son dakikalarda Lugano’nun Porto savunma oyuncusu tarafından formasından tutulup çekilmesi ve yere düşürülmesi kesin penaltı. Hakem hiç oralı olmadı. Zaten bu tip maçlarda hakemler evsahibine yüzde 20’lik bir tolerans gösterir.
Porto’nun temel futbol anlayışı Fenerbahçe’den iyi. Topu kullanan daha çok Fenerbahçe. Nasıl kullanıyorlar, geriye doğru. Topu orada çeviriyorlar. İleri gidemiyorlar. Herkes iyi niyetli bu yüzde yüz ama ağırlıkları yok oyunda. Emre daha formsuz. 10 top alıyor, 8’inde yerde kalıyor. Maldonado’da büyük bir çıkış var. Dün gece de çok çalıştı. Fenerbahçe’nin vazgeçilmezi oldu. Topu nereye vereceğini biliyor. Müdahaleleri de çok iyi.
Volkan abuk subuk işlerine dün gece de devam etti. Fenerbahçe kalesini koruyorsan böyle laubali olmayacaksın. Topa vuramıyor, ileri çıkıyor. Üzerine gelen topu kolunun altından kaçırıyor. Ona yakışmayacak goller yiyor. Volkan’ı kimse çalıştırmıyor mu? Bu takımın kaleci antrenörü yok mu? Volkan, pimi çekilmiş bomba gibi. Kalecisi ve stoperi bu kadar çok hata yaparsa Fenerbahçe’nin işi kolay olmaz.
Fenerbahçe kötü bir başlangıç yaptı. Bundan sonra bir üst tur için evlerindeki maçları kazanmak zorundalar ve Avrupa arenasında da hata oranını çok aza indirmek mecburiyetindeler. 
Aragones doğru yolda
Altan Tanrıkulu
4 yıl önce dünya futbolunun iki devi Brezilya ve Arjantin Copa America’nın finalinde karşı karşıya.. Bir tarafta Alex, diğer tarafta Lucho Gonzalez.. Kupayı Brezilya kazanırken Alex turnuvanın asist kralı oluyor ve en değerli oyuncu seçiliyor. 23 yaşındaki Lucho ise takımı adına attığı 2 golle turnuvanın öne çıkan isimlerinden biri olarak gösteriliyor. Aradan geçen zaman içinde Alex İstanbul’a, Lucho Porto’ya transfer oluyor. Beyin görevi yapan iki futbolcu da kariyerlerini parlatarak yola devam ediyorlar. Sonunda kaptan Alex’li Fenerbahçe, kaptan Lucho’lu Porto’ya konuk oluyor.. 13 dakika içinde Porto 2-0 öne geçiyor.. İki gol de mükemmel organizasyonlar sonucu geliyor.. Fenerbahçe ağlarına ikinci golü müthiş bir voleyle Lucho gönderiyor.
29 dakika rakip kaleye bile gidemeyen sarı-lacivertli ekip ilk organize atağında golü buluyor.. Kimle başlıyor atak? Ankara’da seyirci tarafından ıslıklanan Uğur’la.. Hacettepe karşısında Alex’e golü attıran.. Tıpkı İstanbul Belediye ve Partizan maçlarında olduğu gibi.. Golü bulan F.Bahçe rakibinin daha çok üstüne gidiyor. Oyunun kontrolünü tamamen ele geçiriyor. Yüzde yüzlük pozisyonlar buluyor.. Ama Şampiyonlar Ligi’ndeki en önemli unsur ortaya çıkıyor.. Yediğin gollerde rakibinin gösterdiği "bitiriciliği" sen gösteremezsen yenilirsin.. "Şapkadan tavşan çıkaran" gizli yıldız Deivid de olmadığına göre yapacak bir şeyin olmaz..
Dışarıdan 2 puan
Evet, Fenerbahçe iyi oynadığı bir maçı, savunmadaki hatalar yüzünden kaybetti. 12 yılda sadece 2 deplasman galibiyeti alabildiği Şampiyonlar Ligi’ne yenilgiyle başladı. Ama Fenerbahçe iyi yolda.. Özellikle hücum organizasyonları ve orta alandaki mücadele açısından iyi yolda.. Aragones doğru adımlar atmaya başladı.. Hızlı ve çabuk adamları az sürelerle de olsa bir arada oynattı. Üstelik dört gün önce ligde kaybedilen ve moral bozan bir deplasman maçı oynadı Fenerbahçe.. Rakip ise tam 3 haftadır dinleniyordu.. Bütün güçleriyle bu maça çıktılar.. Ama skor 2-1’ken Lugano ve Güiza’nın kaçırdıkları goller sonrası tribünler kendi takımlarını ıslıklıyordu..
Hatalar azaltılmalı
F.Bahçe bu kadrosuyla hem Türkiye Ligi’ni kazanabilir hem de gruptan çıkabilir. Alex’in, Emre’nin, özellikle Maldonado’nun oynama arzusu çok yüksek. Carlos savunmada açık veriyor ama hücumda müthiş işler yapıyor.. Uğur, Kazım, Burak, Gökhan hızlı oyuncular.. Güiza şanssızlığını yendi..
En önemlisi Aragones hem saha kenarında, hem de yaptığı hamlelerle yavaş yavaş takıma katkıda bulunmaya başladı.. 13 dakika içinde 2-0 yenik duruma düşen takımını toparlaması, oyuna ortak etmesi, rakibi baskı altına alan bir tempo tutturması önemli "gelişme". Güiza’nın attığı golde, girilen her gol pozisyonunda, hakemin yanlış kararlarında bütün kulübenin ayağa kalkması "takım olma" yolunda atılan "büyük" adımlar.. O yüzden dört gün içinde iki maç birden kaybeden F.Bahçe’nin "doğru yola girdiğini" söylüyorum..
Ve unutmadan.. Avrupa’daki bütün takımlar için, Kadıköy Porto’dan daha "deplasman".. Önemli olan; savunmadaki akıl almaz hataları azaltmak, baskı altında "basit" oynamak, geçen sezon olduğu gibi dışarıdan en az iki puan getirebilmek.. Gerisini de Kadıköy’e bırakmak..

Güncellenme Tarihi : 15.5.2016 06:09

İLGİLİ HABERLER