Ekonomi
  • 7.7.2003 13:19

HİSARCIKLIOĞLU: ''TÜRKİYE'DE ASIL PROBLEM KURLARIN SEVİYESİ DEĞİL, FAİZ ORANLARININ YÜKSEKLİĞİDİR''

BİLGİN ŞAŞMAZ ANKARA - Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Yönetim Kurulu Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu, Türkiye'de asıl problemin kurların seviyesi değil, faiz oranlarının yüksekliği olduğunu belirterek, ''Döviz kurlarının bir ülkeye verdiği hasar, yüksek faizin vereceği hasardan büyük olamaz. Faizlerin düşmesi, hem reel sektöre, hem de ülke ekonomisine büyük teşviktir. Ama faizlerin emirle düşmeyeceğini de bilmeliyiz'' dedi. Hisarcıklıoğlu, Ankara Hilton Oteli'nde düzenlenen 'Türkiye'nin Geleceği İhracattadır' konulu seminere katıldı. Semireni açılışında konuşan Hisarcıklıoğlu, Türkiye'nin giderek sanayi malları ihraç eden bir ülke konumuna geldiğini kaydederek, ''20 yıl evvel neredeyse tüm ihracatı tarım ürünleri olan Türkiye, bugün ihracatının yüzde 90'ından fazlasını imalat sanayi mallarına kaydırabilmişir. İhracattaki bir başka önemli gelişme ise tüketim malları ihracatından sermaye malları ihracatına küçük de olsa bir kayış olmasıdır'' diye konuştu. Hisarcıklıoğlu konuşmasında, ihracatı geliştirmek için kur politikasıyla uğraşıldığına dikkati çekerek şunları söyledi: ''İhracatı geliştirmek için kur politikasıyla uğraşıyoruz ama şu gerçeği de gözden kaçırıyoruz. Artık 'Devlet kur garantisi versin' veya 'Bazı kesimleri için farklı döviz kuru uygulansın' demenin bir anlamı kalmamıştır. Çünkü kurlarartık bir kamu otoritesi tarafından belirlenmiyor. Peki bugün geldiğimiz noktada, döviz kuru ne olmalıdır? diye sorarsak, alacağımız cevap şu olacaktır; 'Olması gerektiği gibi'. Piyasada arz ve talep tarafından belirlenen fiyat doğru fiyattır''. Döviz kurunun bugünkü seviyesinin sıcak paradan kaynaklanmadığını bildiren Hisarcıklıoğlu, ''Bu, kendi vatandaşımızın, milli paralarını tercih etmesinin sonucudur. Öte yandan, Türk Lirası'nın değerlenmesinden dolayı ithalatın artışı ve cari açığın büyümesi karşısında, yine 2001'dekine benzer bir kriz ortamı yaşanmasına fazla ihtimal vermemek gerekir. Çünkü serbest kur modelinin getirdiği esneklik sayesinde, döviz kurları, bu durumu düzeltmek için gerekli hareketi yapacaktır'' şeklinde konuştu. ''BIRAKALIM MERKEZ BANKASI KENDİ İŞİNİ YAPSIN'' Türkiye'nin içinde bulunduğu sürecin, ekonominin kurumsallaştırılması süreci olduğunun unuttulmaması gerektiğinin altını çizen Hisarcıklıoğlu, Merkez Bankası'nın kendi işini yaptığını ifade etti. Hisarcıklıoğlu, ''Bırakalım Merkez Bankası kendi işini yapsın. Asıl muhatabı bulmak lazım. Muhatap, üreten kesimlerin sırtına yük bindiren kamu yönetimidir'' dedi. Hisarcıklıoğlu sorunun çözümü konusunda da şunları kaydetti: ''Çözüm ortada. Madem bu ülke döviz girdisine muhtaç. Madem dövizi ihracatçı kazandırıyor. Madem Türk Lirası değerlendikçe döviz kazandıranlar rahatsız oluyor, madem kura müdahale etmek ateşle oynamak gibi bir şey. O zaman geriye bir tek yol kalıyor. İhracatçının ve turizmcinin sırtındaki yükleri indirmek lazım. En kısa zamanda doğal gaz, elektrik ve SSK primi gibi yükleri makul seviyelere çekmek, bu yüzden de hep birlikte kayıtdışılığın azalması ve kurumsallaşmanın sağlanması için bunlara yol açan başta verimsiz ve israfçı kamu yönetimi olmak üzere, işlevini kaybetmiş bürokratik yapının değişmesini istemeliyiz''. Türkiye'de asıl problemin kurların seviyesi değil, faiz oranlarının yüksekliği olduğunu söyleyen Hisarcıklıoğlu, ''Döviz kurlarının bir ülkeye verdiği hasar, yüksek faizin vereceği hasardan büyük olamaz. Faizlerin düşmesi, hem reel sektöre, hem de ülke ekonomisine büyük teşviktir'' dedi. Hisarcıklıoğlu sözlerini, ''Ama faizlerin emirle düşmeyeceğini de bilmeliyiz. Emirle faiz düşürmeye çalışmanın neye yol açtığını, 1994 yılında gördük. Faizler bir sonuçtur. Hükümetin iktisadi politikasının aynasıdır. Aynadaki görüntüye kızmanın bir yararı yoktur'' şeklinde sürdürdü. Hisarcıklıoğlu, Türkiye ekonomisinin sinyallere ve işaretlere fevkalade duyarlı olduğunu da vurgulayarak, Bütçe'deki yüzde 6.5 oranındaki faiz dışı fazla hedefine ulaşmak için atılacak her adımın doğru bir sinyal niteliği taşadığını dile getirdi. Konuşmasının son bölümünde, Türkiye'nin son yıllarda hedefsiz bir toplum haline geldiğini bildiren Hisarcıklıoğlu, ''Hedefimiz ihracatta 100 milyar dolara ulaşmak olmalıdır. Bunu bugün sanayicimiz yapacak güç ve cesarete sahiptir. Yeterki ayağındaki prangalar çıkarılsın'' şeklinde konuştu. Seminere, Hisarcıklıoğlu'nun yanı sıra JTI Küresel Yönetim Kurulu Üyesi Nabuhiro Hayamichi, ASO Başkan Vekili Niyazi Aktaş, Dünya Gazetesi Yasarı Mithat Melen, YASED Genel sekreteri Adurrahman Arıman ve TİM Genel Sekreteri Emre Alkın konuşmacı olarak katıldılar. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:17

İLGİLİ HABERLER