HOLLANDA'DA NELER OLUYOR?
Terör tehdidinin trafik ışıklarıyla bile haber verildiği Hollanda’da her şey, aykırı yönetmen Theo Van Gogh’un ‘esrarkeş’ bir Fas kökenli tarafından öldürülmesiyle başladı.
Halen hastanede tedavi gören katilin “10 Euro’ya her şeyi yapabilecek” biri olduğu belirtiliyor. İslamiyet ve yabancılarla ilgili sert görüşleriyle tanınan Van Gogh’un öldürülmesi, alttan altta var olduğu bilinen fitili ateşledi adeta. Suikastın ardından olayın sıcaklığıyla medyaya sert demeçler yansıdı. Böylece zaten sürekli tartışılan yabancılar hedef tahtasına oturtuldu. Birkaç küçük caminin kundaklanmasıyla başlayan olaylar, her gün artarak sürdü. Salt yabancılar ve Müslümanlarla sınırlı olmayan huzursuzluk ülke geneline yayılmış durumda. Farklı kesimlerin birbiriyle diyalog kurması zaruretine dikkat çeken Başbakan Jan Peter Balkenende ise dün saldırıları kınayarak herkesi aklıselime davet etti. Başbakan, İslam dininin Hollanda’da istenmediği yönündeki bir havanın, Müslümanları kendi içlerine kapatabileceği uyarısını yaptı.
Sayıları 1 milyona varan Müslümanlar, Hollanda nüfusunun yaklaşık yüzde 6’sını oluşturuyor. Müslüman grupların hemen hemen her şehirde kendilerine ait ibadet yeri, derneki ve okulları bulunuyor. Son olayların ardından bu mekanların güvenliği ciddi sorun haline geldi. Daha kötüsü şu ana dek hiçbirinde dişe dokunur bir güvenlik önlemi alınmış değil. Devletin de buralar için ekstra güvenlik önlemi almaya yanaşmaması, Müslümanlarca olumsuz bir gelişme olarak algılanmakta. İçişleri Bakanlığı ilave güvenlik önlemi almaya gerek olmadığını savunurken, Devlet ile Müslümanlar Arası İletişim Organı Başkanı Ayhan Tonca aksini savunarak, Müslüman kurumlar için ek güvenlik istedi. Şimdi herkes, Hollanda’nın hangi yöne gittiğini sorarak; ‘sihirli bir elin’ müdahalesini bekliyor.
Zaman