Gündem
  • 23.9.2010 18:14

HÜKÜMET-BDP GÖRÜŞMESİNE CHP YORUMU

EDA IŞIK
ANKARA

CHP Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu'nun başkanlığında gerçekleştirilen Merkez Yürütme Kurulu (MYK) toplantısının ardından Genel Başkan Yardımcısı Haluk Koç, kurul gündemine ilişkin basın toplantısı düzenledi. Bugünkü MYK'da Kılıçdaroğlu'nun Brüksel ve Berlin'e gerçekleştirdiği ziyaretlerde yaptığı temasların ele alındığını belirten Koç, temaslarda CHP'nin tutumunu, Türkiye'nin AB'ye tam üyelik hedefine ilişkin CHP'nin yapıcı bir politika izleyeceğini anlattıklarını kaydetti. Bu konuda ana muhalefet partisi olarak yapıcı politikaları sürdüreceklerini belirten Koç, temasların sonucunda AB'deki CHP aleyhine önyargıların kırıldığını gördüklerini söyledi. Koç, "Benzetmek yerindeyse adeta yarı tıkalı olan damar açılmıştır. Bu temaslar çeşitli kademelerde sürdürülecektir" dedi.

Yapılan görüşmelerin CHP'nin temel değerlerinden vazgeçtiği anlamına gelmediğinin altını çizen Koç, Türkiye'nin AB üyeliği konusunda CHP olarak başka özel bir üyelik ilişkisine gidilmeden bunu taşımaya devam edeceklerini belirtti. Koç, Kılıçdaroğlu'nun temaslarında muhataplarına Türkiye'deki medya üzerindeki baskıdan da söz ettiğini kaydetti. Genel seçimlere 8-10 aylık gibi bir sürenin kaldığını anımsatan Koç, bugün saat 16.00'da Genel Başkan Yardımcısı Hakkı Süha Okay başkanlığındaki Seçim Komitesi'nin toplanacağını, cumartesi günü Ankara'da İl Başkanları toplantısını gerçekleştireceklerini pazar günü ise Parti Meclisi'nin (PM) biraraya geleceğini bildirdi.

Referandumun ardından Türkiye'de ilginç olayların yaşandığını belirten Koç, Tophane'de Sanat Galerisi'ne yapılan saldırı, Ankara Kurtuluş Parkı'nda gezen gençlerin uyarılması ve Mardin'de defile yapılmasını protesto edilmesini eleştirdi. Yaşanan olayların hemen referandum sonrasında yaşanmasının dikkat çekici olduğunu belirten Koç, "Hemen akabinde Türkiye'ye bir hoşgörüsüzlük ortamının egemen olmasından çekindiğimizi ifade etmek istiyorum. Hükümet bunu kolaylaştıracak, bunu teşvik edecek, bunu mazur görecek, davranışlardan söylemlerden itina ile uzak durmalı ve gereken kolluk ve güvenlik tedbirlerini alması gerekiyor. Kamu düzenine bozmadığı sürece geçici olan bu duruma hoşgörülü olmak gerekirken fiziki saldırıda bulunmak, cam çerçeve indirmek hiçbir şekilde haklı gösterilemez, mazur görülemez" dedi.

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay'ın yaptığı açıklamanın mahalleliyi tepki vermeye davet eden bir açıklama olduğunu savunan Koç, "Kamu düzenini sağlamak oradaki insanların değil, devletin resmi kurumlarının görevidir" diye konuştu.

Açıklamasında laiklik konusuna da değinen Koç, laikliğin sadece CHP'nin duyarlı olması gereken bir konu olmadığını tüm kişi ve kurumların sorumluluğunda olduğunu söyledi. Koç, CHP'nin tekelleşmeyi, tutuklanan gazetecileri ve işlerinden atılan gazetecileri içeren bir medya raporu hazırladığını bunu ulusal ve uluslararası ortamlarda konuşmaya devam edeceklerini söyledi.

Daha sonra soruları yanıtlayan Koç, Hükümet ile BDP arasında yapılan görüşmenin anımsatılması üzerine, bunun ilk görüşme olmadığını söyledi. Koç, "Daha öncede hükümet kanadıyla değişik noktalarda değişik gizlilik yada açıklık derecesinde görüşmeler olmuştu. Güvenlik önlemleri demokrasi ile birlikte değerlendirmemiz gereken iki kavram. Sonuna kadar demokratikleşme ama teröre ve şiddeti karşı da sonuna kadar güvenlik önlemleri. Bunları birlikte değerlendirmemiz gerekiyor. Ama terörün gölgesinde terör ve şiddetin yönlendirdiği, rehin aldığı bir siyaset ile karşı karşıya kalırsak ta bu sürecin önünün arkasını Türkiye içini, Türkiye dışını çok iyi değerlendirmemiz gerekiyor. CHP'ye böyle bir randevu talebi olmamıştır" diye konuştu.

Başka bir gazetecinin Saadet Partisi'ne kayyum atanmasında CHP Genel Sekreteri'nden yardım alındığına ilişkin açıklamaların anımsatılması üzerine Koç, "SP, Türkiye'deki yasalar çerçevesinde çalışan bir siyasi partimiz. Kendi iç sorunları. Ama CHP cephesine bakacak olursanız, kendi içindeki demokratik yarışları, kendi içindeki parti içi mücadeleleri yakın tarihte oldukça ayrıntılı bir şekilde gözleriniz önüne geliyor. Bu konuda CHP'nin arşivi, yaşadığı olaylar çok geniş. Birçok örnek var. Bunlardan yararlanmış olabilirler. Ama SP'nin içindeki dengelerle CHP'nin hiçbir ilgisi yok. Onlar kendi siyasetlerini ve kendi karşı karşıya oldukları sorunları yine yasalar çerçevesinde aşacaklardır. Biz işimize bakıyoruz. onlar da kendi işlerine baksınlar" diye konuştu.

Devlet Bakanı ve Başmüzakereci Egemen Bağış'ın CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na Başbakan Erdoğan'la görüşmesi talebinde bulunduğuna ilişkin haberlerin anımsatılması üzerine ise Koç, aynı uçakta kendisinin de olduğunu söyledi. CHP'nin çatışmadan beslenen bir siyasi parti olmak istemediğini belirten Koç, CHP'de uzlaşma siyasetini ön plana aldıklarını kaydetti. Koç, "Ben arka sırada oturuyordum. Sayın Bağış böyle bir teklifte bulunmuş. Bende gazetelerden öğrendim. Sayın Genel Başkanımız bunu değerlendirir. Ama artık farklı bir siyaset anlayışı geliştirmek gerekiyor" dedi.

Koç, CHP'nin yapıcı siyaset izlediğini belirterek, AK Parti'nin kendi başarısızlıklarını örtmek için 'CHP engelledi savına' artık sığınmamasını istedi. BDP'nin sizden bir randevu talebi oldu mu? yönündeki soru üzerine Koç, " Hayır. Bizden bir randevu talebi yok. Olursa onu daha sonra konuşuruz" yanıtını verdi.

İmralı'yla hükümetin üst düzey yöneticilerinin görüştüğü yönündeki haberlerin anımsatılması üzerine Koç, "Türkiye'deki çarpık durum ortada. Artık sorun ulaştığı boyutlarla bir Kürt sorunu değil Türkiye sorunu. CHP'nin bu konuda üzerinde çalışmakta olduğu komisyonunu başındaki kişiyim. Sorun demokratikleşme, kamu yönetimi kültür, ekonomik psikolojik bir sorundur. Tüm ülkeyi ilgilendirmektedir. Onun için akılcı bir şekilde terörün rehinesi olmadan, terörün yönlendirilmesi olmadan mutlaka çözüm arama noktasında da cesaretli olmalıdır, sabırlı olmalıdır yapıcı olmalıdır" dedi.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 03:22

İLGİLİ HABERLER