HÜKÜMET İMAR BANKASI'NDAKİ BONOZEDELERİ NE YAPACAĞINI BİLMİYOR
ANKARA - İmar Bankası'nda 'olmayan bono satışı' nedeniyle akıbetleri meçhul hale gelen bonozedelerin, 'açığa satışın boyutunun bilinmediği' gerekçesiyle hükümetin çekingenliğinin kurbanı oldukları belirlendi.
İmar Bankası'na el konulmasından sonra bankalar yeminli murakıplarınca başlatılan çalışmalarda, bankada çifte kayıt sistemi ile gerçek mevduatın saklandığı belirlenmiş, bankadan Hazine bonosu alanlara ise olmayan bonoların satıldığı saptanmıştı.
'Soygun çok büyük'
İlk belirlemelerde İmar Bankası'ndaki soygunun büyük boyutlarda olduğu ortaya çıkarken, bu faturanın banka sahibi olan Uzan Grubu ve sorumluluğu bulunan banka yöneticilerinden tahsiline imkân veren düzenleme, Meclis'te görüşülen bir yasaya yapılan ek önerge ile sağlandı.
Düzenlemede, 'doğruluğu hiçbir şüpheye yer vermeyecek şekilde kanıtlanan' tüm tasarruf mevduatının Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonu (TMSF) tarafından ödenmesi benimsendi. Teknokratlar, hükümete tasarruf mevduatlarının yanı sıra banka tarafından satılan ve daha sonra karşılığı olmadığı saptanan Hazine bonolarının da ödenmesi için benzer bir düzenleme yapılmasını
önerdi. Ancak, ekonomiden sorumlu bir bakanın bu düzenlemeye 'açığa bono satışının boyutunun bilinememesi' gerekçesiyle karşı çıktığı ve kaldırılamayacak yükün altına girilebileceğine işaret etti. Bunun üzerine, Meclis'te verilen önergede Hazine bonolarının TMSF'ce ödenmesine ilişkin bölüm çıkarıldı.
Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu'nun (BDDK), Şişli Cumhuriyet Başsavcılığı'na 18 Ağustos'ta yaptığı suç duyurusunda 571.2 trilyon olarak yer alan açığa bono satışının boyutunun incelemelerde 1 katrilyon liraya yaklaştığı belirlenmiş ve savcılığa ek rapor verilmişti.
Bonoda soru yağmuru
Bu arada, İmar Bankası'ndan Hazine bonosu alanlar, BDDK'yı soru yağmuruna tutuyor. Mudilerin, 'Bonoların ödemesi nasıl yapılacak, garanti var mı?' sorularına BDDK'nın yanıtı ise şöyle:
''Hazine bonoları ve repo hesaplarına ilişkin olarak, Hazine bonosunun veya repo hesabı karşılığındaki menkul kıymetin bankanın emanetteki kıymetlerinde mevcut olup olmamasına göre işlem tesis edilmesi gerekmektedir. Repo işleminin hukuki niteliği Sermaye Piyasası Kanunu uyarınca işlem süresince menkul kıymetin mülkiyetinin yatırımcıda olduğu hükme bağlanmaktadır. Bankanın lisansının iptal edildiği tarihten önce vadesi dolmuş olup da bedeli yatırımcıya ödenmemiş tutarlar, vade dolduğunda bankanın yapmış olduğu işleme bağlı olarak değerlendirilecektir.
Banka vade sonunda yatırımcının parasını vadesiz mevduat hesabına yatırmış ama fiziken ödeyememişse bu tutar mevduat kapsamında değerlendirilir.
Vade sonunda menkulun geri alımı bankaca gerçekleştirilmiş, ancak tutar hesap sahibine ödenmemiş ve mevduat hesabı yerine başka bir hesaba kaydedilmiş ise, iflas masası tarafından ilgili mevzuatın öngördüğü sıraya göre nakit durumuna göre ödenecektir. Açığa repo işlemi yapılması ile Hazine bonolarının karşılığı olmaması halinde, hak sahiplerine herhangi bir ödeme yapılmayacak ve bu alacaklar iflas masası tarafından ilgili mevzuatın öngördüğü sıraya göre nakit durumuna göre ödenebilecektir.''
BDDK, bonozedeleri açığa satışın bireysel suiistimal olacağını da vurgulayarak bundan yarar sağlayanların hakkında cezai takip yapılması gerekeceğini belirtti. ''Bunlar denetlenmiyor mu?'' sorusu ise, ''Bu tür işlemlerin tespiti yerinde yapılan denetimlerle mümkün. Açığa yapılan işlemlerde mutabakatsızlık müşteri ihbarı sonucunda ortaya çıktığından ancak bankadaki inceleme sonucunda açıklığa kavuşur'' denildi.
radikal
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 20:36