Spor
  • 5.2.2007 12:32

HÜKÜMET KIŞLADA!..

DEVLET ARIK
ANKARA - Kadın ve Aileden sorumlu Devlet Bakanı Nimet Çubukçu, aile içi şiddetin önlenmesi için başlattıkları eğitim seferberliği çerçevesinde her yıl 420 bin askeri kışlada, 40 bin polisi de karakollarda eğiteceklerini açıkladı.


Çubukçu, Diyanet İşleri Başkanlığı ile yaptımları çalışmalar çerçevesinde 27 hutbe ve vaazda kadına yönelik şiddet konusunun işlendiğini, Diyanet'in açtığı aile merkezleriyle de sorun doğmadan önce ailelerin bu konuda bilinçlendirileceğini kaydetti.

 Çubukçu, "Biz sineklerle değil, bataklıkla uğraşıyoruz. Şiddeti fikren ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Ailenin yıkılmasını, toplumun ve devletin yıkılması olarak anlıyoruz" mesajını verdi. Devlet Bakanı Çubukçu, AK Parti'nin 'Türkiye Bülteni'ne kadına yönelik şiddet başta olmak üzere bakanlığının çalışmaları konusunda bilgi verdi.


Meclis gündeminde bulunan ve aile içi şiddet kavramını genişleten yasa tasarısının detaylarını anlatan Çubukçu, Başbakan Erdoğan tarafından kadın ve çocuklara yönelik şiddet, töre ve namus cinayetlerinin önlenmesi konusunda bir genelge yayınlandığını, ilk kez bir Başbakan'ın bu konuda yol gösterici bir mücadele haritası çizdiğini kaydetti.

Sözkonusu genelgede şiddetle mücadelenin çok kapsamlı bir devlet politikası olarak benimsendiğine işaret eden Bakan Çubukçu, bu çerçevede Ailenin Korunmasına Dair Kanun'da değişiklik öngören bir tasarı hazırladıklarını bildirdi. Tasarının Bakanlar Kurulu'nda görüşüldüğünü, komisyonda benimsendiğini, daha sonra da Genel Kurul'a geldiğini anlatan Çubukçu, tasarıyla 'kusurlu eş' yerine 'aile bireyleri' kavramını getirdiklerini ifade etti.

Kadının, ailedeki diğer erkeklerden de şiddet görebileceğine dikkati çeken Çubukçu, psikolojik tedavinin, gerektiğinde şiddet uygulayan bireye de verilmesini benimsediklerini, bunun toplumda da olumlu karşılandığını dile getirdi.

Yargılamanın mali külfeti konusunda da bilgi veren Çubukçu, bu konuda mahkemeye başvuranlara hiçbir mali külfet getirilmeyeceğini açıkladı. Çubukçu, "Bu tedbirlere uyulmaması durumunda 3 aydan 6 aya kadar hapis cezası getirilmesi ve kolluk kuvvetleri tarafından kararların izlenmesi gibi son derece çağdaş, olumlu değişmeler oldu. Biz, şiddetle mücadele konusunda mağdurun haklarının korunması kadar, şiddetin hiç ortaya çıkmaması gibi koruyucu, önleyici unsurlara da ağırlık verdik. Yani biz aslında sineklerle değil, bataklıkla uğraşıyoruz. Şiddeti fikren ortadan kaldırmaya çalışıyoruz. Ailenin yıkılmasını, toplumun ve devletin yıkılması olarak anlıyoruz" dedi.

SİLAH ALTINDAKİ ASKERE 'ŞİDDETLE MÜCADELE' EĞİTİMİ
Kadına yönelik şiddet konusunda bakanlığının eğitim çalışmalarına da değinen Bakan Çubukçu, bu çerçevede Genelkurmay Başkanlığı ile kadının insan hakları konusu başta olmak üzere bir eğitim çalışması başlattıklarını kaydetti.

 600 garnizonda afişlerinin olduğunu ve CD'lerin gösterildiğini belirten Çubukçu, böylece her yıl 420 bin askeri eğitmeyi hedeflediklerini vurguladı.

Şiddet mağdurlarının ilk karşılaştıkları mekan olan karakolların da psikolojik destek açısından önemli olduğunu ifade eden Çubukçu, İçişleri Bakanlığı ile gerçekleştirdikleri bir protokol çerçevesinde karakollarda görev yapan 40 bin adet polisin eğitimine başlayacaklarını açıkladı.

 Çubukçu, Diyanet İşleri Başkanlığı ile yaptıkları çalışmalar çerçevesinde de geçen yıl 27 hutbe ve vaazda bu konuların işlendiğini, Diyanet'in açtığı aile merkezleriyle de sorun doğmadan önce ailelerin bu konuda bilinçlendirileceğini ifade etti. Özel sektör ve medya ile de işbirliği içine girdiklerinin altını çizen Çubukçu, toplumda topyekün bir mücadelenin adımlarını attıklarını bildirdi. AK Parti iktidarında 'kadın' başlığı altında yaptıkları yenilik ve uygulamaları sıralayan Çubukçu, "Bu konuda Atatürk'ten sonra ikinci parlak dönemi yaşıyoruz" dedi.

BAŞBAKAN'DAN 'EN AĞIR CEZA VERİLSİN' TALİMATI
Bakan Çubukçu, internet yoluyla yapılan çocuk istismarına karşı yürütülen yasa hazırlığı konusunda da açıklamalarda bulundu. "Biz bu yasanın ailenin alması gereken tedbirler, ailenin bu konuda eğitilmesi, toplumsal bilincinin yükseltilmesi ile ilgili kısmındayız" diyen Çubukçu, herşeyin ailede bittiğini kaydetti.

Sorunun doğduğu ve çözüldüğü yerin aile olduğuna vurgu yapan Çubukçu, bu nedenle Türkiye'de aile yapısını korumak, ebeveynlerin çocukları ve gelişmeleri üzerindeki sorumluluklarını hatırlatmak ve bu konuda aileleri bilinçlendirmek gibi bir yönleri olduğunu belirtti.

Çubukçu, "Başbakanımız da bu konuda çocukların en geniş tedbirlerle korunması ve suçlulara en ağır cezaların verilmesi konusunda bir talimat verdi. Biz muhalefetin de karşı çıkmayacağına inandığımız Ulaştırma, İçişleri ve Adalet bakanlıklarının ortaklaşa yapacakları bu düzenlemenin, en kısa zamanda yasalaşacağına inanıyoruz. Ayrıca Aile Araştırma Kurumu olarak, Microsoft ve UNICEF işbirliğiyle 'İnternet güvenliği, ailemizin güvenliği' konulu bir kampanya başlatacağız. Burada aileleri bilgilendirmenin yanında zararlı yayınlardan çocuklarımızı korumayı da öğreteceğiz" ifadelerini kullandı.

'4 BİN ÇOCUĞU AİLELERİNİN YANINA DÖNDÜRDÜK'
Çocukların kendi ailelerinin yanında büyümesinin en önemli hedefleri olduğunun altını çizen Çubukçu, bunun için başlattıkları 'Aileye Dönüş' projesi ile 320 milyon civarında ayni-nakdi destekle 4 bine yakın çocuğu kendi ailelerinin veya birinci derece yakınlarının yanuası gibi koruyucu, önleyici unsına döndürdüklerini bildirdi.

 Çubukçu, kurum bakımı altındaki çocuk sayısının 20 bin olduğunu, bu nedenle sözkonusu rakamın çok önemli bir rakam olduğunu ifade etti. İstismar veya ebeveyn yokluğundan dolayı çocuğun kendi ailesinin yanına dönme imkanı bulunmaması halinde ise bir aile ortamına benzer şekilde yaşaması için 'koruyucu aile' sistemini güçlendirdiklerini dile getiren Çubukçu, şunları kaydetti: "Bu sistemde çocuğun eğitimine göre değişen aylık 270 ila 720 milyon arası ayni-nakdi destekle çocuklarımızın aile yanında bakımını sağlıyoruz. Bu sistemle de bine yakın çocuğumuzu kurumdan aile yanına verdik. Bu sayıyı 3 bine çıkarmayı hedefliyoruz".


Aile yapısını yaşatabilecekleri, onların maddi manevi bireysel varlıklarını geliştirebilecekleri 'Sevgi Evleri' projesinden de bahseden Çubukçu, TOKİ ile yaptığımız işbirliği yaptıklarını, kurumun değerlendiremediği gayrimenkulleri TOKİ'ye devrettiklerini, bunların karşılığında TOKİ'nin 'Sevgi Evleri' yaptığını hatırlattı.

 Şu anda 21 Sevgi Evi'nin yapımının tamamlandığını, 120'sinin de inşaatı sürdüğünü ifade eden Çubukçu, 160 evin yapımının da proje ve ihale aşamasında olduğunu açıkladı. Sevgi Evleri'nin fiziki şartlarının ortalama bir ailenin sahip olamayacağı kadar güzel olduğunu ancak asıl hedeflerinin binaların fiziki şartları değil içine yerleştirdikleri sevgi olduğunu bildirdi. Hedeflerinin kurum bakımı altındaki çocuk sayısını 2007 yılı sonuna kadar yüzde 40 azaltmak olduğunu belirten Çubukçu, bunun yüzde 33'ünü 1.5 yılda gerçekleştirdiklerini, hükümet olduklarında 25-30 çocuğa ortalama bir bakım elemanı düşerken, bugün 8 çocuğa bir bakım elemanı, 6 özürlüye bir bakım elemanı düştüğünü açıkladı. Sözkonusu bakım elemanlarının Çocuk Gelişimi Bölümü veya Pedagoji Bölümü mezunu olduğunu anlatan Çubukçu, "Yüzde 40 fazla ücret vererek bu konuda hizmetin kalitesini artırdığımız gibi hizmet verdiğimiz nitelikli personelin sayısını da artırdık. Avrupa'da 4'e 6 olan bu rakam, bizde şu anda 6'ya 8. Gerçekten iyi bir noktaya yaklaştık. Ayrıca vardiya sistemi ile 8'er saat çalışma imkanı sunduk. Çalışma süreleri ve baktıkları çocuk sayısı bakımından personelin de yaşam şartlarını yaptıkları işe uygun hale getirdik" dedi.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 22:20

İLGİLİ HABERLER