Gündem
  • 7.6.2005 00:24

HÜKÜMET, MİT'İN İZLEME KARARINI SAVUNDU

ZAFER ÇAKMAK
ANKARA (İHA) - Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Cemil Çiçek, MİT'in Diyarbakır 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nden aldığı izleme kararında yasalara aykırı bir durum olmadığına dikkat çekerek, bazı üzücü olayların gerçekleşmeden önlenmesinin, bu izleme kararları sayesinde olduğunu vurguladı.


Adalet Bakanı ve Hükümet Sözcüsü Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısının ardından bir açıklama yaptı. Bingöl'ün Karlıova İlçesi'nde bugün bir deprem meydana geldiğini hatırlatan Çiçek, depremde can kaybı olmamasının sevindirici olduğunu belirtti. Bayındırlık ve İskan Bakanı Faruk Özak'ın incelemelerde bulunmak üzere bölgeye hareket ettiğini ifade eden Çiçek, valilik ve kaymakamlığın da Acil Durum Yönetimi Genel Müdürlüğü ile gerekli temaslarda bulunduğunu söyledi. Bölgeye bin çadır ve 2 bin battaniye gönderildiğini kaydeden Çiçek, hasar tespitinin tamamlanmasından sonra gerek görülmesi halinde bölgeye maddi destek gönderileceğini bildirdi.
Çiçek, Bakanlar Kurulu toplantısında Vakıflar Kanun Tasarısı ile Mali Suçları Araştırma Kurumu'nun Teşkilat ve Görevleri ile Suç Yolsuzluğunun Önlenmesi Hakkında Kanun Tasarısı'nın Meclis'e gönderilmesine karar verildiğini açıkladı.
Bakanlar Kurulu'nun bugünkü asıl gündeminin Kamu Personel Rejimi olduğunu dile getiren Çiçek, hazırlanan taslağın ayrıntılı olarak ele alındığını belirtti. Uygulamada olan kamu personel rejiminin yarım yüzyıllık bir geçmişe sahip olduğunu ifade eden Bakan Çiçek, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu'nun bugüne kadar 133 defa değiştirildiğine işaret etti. Bu değişiklikler de yeterli görülmediği için Kanun Hükmünde Kararnameler ile düzenlemeler yapıldığına da dikkat çeken Çiçek, her bakanlığın çıkardığı ek kanunlarla kamu personel rejiminin dağınık ve karmaşık bir hal aldığını kaydetti. 657 sayılı Kanun'un mantığının bozulduğunu söyleyen Çiçek, aynı işi yapan memurlar arasında maaş farklılıkları ortaya çıktığını, sistemin teşvik edici olmadığını, çalışanla çalışmayanın aynı maaşı aldığını anlattı. Ek ödeme tutarlarının esas ücreti geçtiğine işaret eden Çiçek, maaş hesaplamalarında 5 faktörle 17 faktör arasında hususun ortaya çıktığını belirtti. Kamu personel rejiminin bir bütünlük içinde, reformcu bir anlayışla düzenlenmesine ihtiyaç bulunduğunu vurgulayan Çiçek, yapılan çalışmaların bugün bir ilk değerlendirmesinin yapıldığını, bundan sonra konunun tarafları olan kuruluşların katkılarıyla taslağa son şeklini vermek üzere yeni bir çalışma başlatılacağını ifade etti.


Çiçek, açıklamalarının sonunda basın mensuplarının sorularını da cevapladı. Çiçek, askeri personelle diğer memurlar arasındaki ücret uçurumunun giderilip giderilmeyeceği sorusu üzerine, maaş ve ücretler açısından tek çatı altında toplama yönünde bir yaklaşımın bulunduğunu kaydetti. Yargı mensupları ve askerlerle ilgili başka faktörlerin de bulunduğunu dile getiren Çiçek, terfi, disiplin suçları gibi konuların, taslağın dışında olduğunu vurguladı. Çiçek, sadece maaş ve ücretler açısından hizmetin özellikleri de dikkate alınarak bir düzenleme yapılmasının düşünüldüğünü söyledi.


Çiçek, 9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel'in, Cumhurbaşkanı'nın eşinin kıyafeti konusunda bir yasa hazırlanabileceği yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine, gündemlerinde bu konunun olmadığını, gündemlerinde bir cumhurbaşkanlığı konusunun da bulunmadığını dile getirdi.


Başbakan Erdoğan'ın ABD ziyareti öncesinde bu ziyaretin ve Kıbrıs konusunun gündeme gelip gelmediği sorusu üzerine Çiçek, bu konuların konuşulmadığını ifade etti. Çiçek, başbakanın her yurt dışı ziyareti öncesinde gerekli hazırlıkların yapıldığına dikkat çekerek, bu ziyaretle ilgili çok yönlü hazırlıkların da yapıldığını belirtti.


Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer'in Türk Ceza Kanunu'nu geri gönderdiğinin hatırlatılması ve yasanın 1 Temmuz'a yetiştirilip yetiştirilemeyeceği sorusu üzerine Çiçek, geri göndermenin iki maddeyle alakalı olduğunu söyledi. Konunun çok yönlü bir incelemeyi gerektirdiğini ifade eden Çiçek, hem Bakanlık olarak hem de parti olarak konuyu değerlendirdiklerini, gerekçeler üzerinde çalıştıklarını dile getirdi. Kanunun yürürlükte olduğuna işaret eden Çiçek, 1 Temmuz'a yetiştirmek gibi bir mecburiyetlerinin olmadığını açıkladı.
'MİT'in Diyarbakır'da bir mahkemeden dinleme kararı çıkartması toplantıda görüşüldü mü?' sorusu üzerine Çiçek, bazı konular yerli yerine oturtulmadığında ne söylendiğinin anlaşılmadığını ifade etti. Dinleme ile izlemenin birbirinden ayrı hususlar olduğuna dikkat çeken Çiçek, çoğu zaman önleyici kolluk hizmeti ile adli kolluk hizmetinin de birbirine karıştırıldığını kaydetti. Önleyici kolluk hizmetinin, suç işlenmeden önce gerekli tedbirlerin alınması amacına yönelik olduğunu vurgulayan Çiçek, şunları söyledi:
"Önleyici kolluğun amacı bir suç işlenmezden evvel bilgi toplamaktır. İnsanların zarar görmesini önlemektir. Bu devletin en önemli görevlerinin başında gelir. Bazı olay vuku bulduğunda hep bu söylenir. 'Devlet bunu niye önceden bilmedi, niye önceden tespit etmedi, niye önceden tedbir almadı?' şeklinde şikayetleri hep birlikte yapıyoruz. Olay vuku bulmadan evvel iş güvenlik güçlerimizin tedbir almasına geldiği zaman bu defa sanki bu lafları söyleyen bizler değilmişiz gibi bir başka karede yer alıyoruz. Ben karara baktım, yasalara aykırı bir durum söz konusu değil. Güvenlik güçlerinin mahkemeye başvurmadan yasalara aykırı olarak yaptıkları bir iş söz konusu değil. Usulüne uygun olarak mahkemeye müracaat etmişler. Hakim de Organize Suçla Mücadele Yasası'nın birkaç maddesine dayanarak böyle bir karar vermiş. Bu dinleme kararı değil izleme kararıdır. Bu kavramları birbirinden ayırmamız lazım. Geçtiğimiz günlerde, geçtiğimiz aylarda bir takım üzücü olaylar meydana gelmediyse polisimizin, jandarmamızın, güvenlik güçlerimizin başarılı bir şekilde daha olay vuku bulmadan evvel bazı kişileri suçüstü yapmış olması sayesindedir. Bu izlemenin sonucundadır ki üzücü olaylar meydana gelmeden bu tedbirleri güvenlik güçlerimiz alabilmiştir. Bununla ilgili düzenlemeler kendi teşkilat yasalarındadır. Diyarbakır'dan verildiği ifade edilen karar izlemeyle alakalı bir konudur."
Çiçek, bir gazetecinin dinlenen telefonlarının bir gazetede yayınlandığının hatırlatılması üzerine ise, "İlk müracaat eden bir gazeteci oldu galiba. Siz sanık olarak biz hakim huzuruna çıkacağız derken müşteki olarak sizin meslektaşlarınızdan biri müracaat etti. Demek ki yasalar herkese lazım oluyor" değerlendirmesini yaptı.
'Hükümet bazı konularda referanduma gitmeyi düşünüyor mu? şeklindeki soru üzerine Çiçek, referandumun Anayasa'da bulunduğunu hatırlatarak Anayasa değişiklikleri sırasında referanduma hangi hallerde gidileceğinin de Anayasa'da yer aldığını söyledi. Çiçek, Türkiye'de referanduma sık başvurulmadığına işaret ederek, özellikle Batı Avrupa'da referandumun zaman zaman halkın fikrini öğrenmek ve belli konulardaki uzun süren tartışmalara son vermek adına kullanılan demokratik bir çözüm olduğunu vurguladı.
'Kamu personel rejimi konusunda sendikaların görüşleri alınacak mı?' sorusuna ise Çiçek şu karşılığı verdi:


"İlgili taraflar içinde kamu sendikaları da var. Beklentileri nelerdir, neyi arzu ediyorlar bunları alacağız. Sendikaların kuruluş nedeni de budur."
Çiçek, 'Bazı üzücü olaylar başarılı izlemeler sayesinde önceden önlendi dediniz, örnek verir misiniz?' sorusu üzerine bunun birçok örneği bulunduğunu ifade etti. Güvenlik güçlerinin her zaman bu hassasiyeti taşıdıklarını dile getiren Çiçek, özellikle belli zamanlarda bir kısım olayların olacağının söylendiğini, güvenlik güçlerinin de ellerindeki duyumlara dayanarak gerekli tedbirleri aldıklarını anlattı. Çiçek, "Esas olan önleyici kolluktur. Yani olay olmadan bu tedbirleri almaktır" dedi.

Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 12:17

İLGİLİ HABERLER