İçişleri Bakanı'nın 'takla'sı Başkent'te günün konusu oldu
Vural, parlamentoda düzenlendiği basın toplantısında, milli egemenlik ve milli iradeye yapılan saldırılara ilişkin yürütülen soruşturmaların fırsat olarak değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.
Söz konusu süreçlerin siyasileşmemesi gerektiğini belirten Vural, ''Milli irade ve milli egemenlik nasıl ihya olur, bunun için neler yapılması gerekir, bunun üzerinde düşünülmesi gerekir. Milli iradeye kurulan tuzaklara karşı herkesin milletten yana olup, demokrasiye sahip çıkması gerekiyor'' dedi.
''Gücü eline alanın bu milletin iradesine ipotek koymasına karşı çıkmalıyız'' diyen Vural, şöyle devam etti:
''Gücü eline geçirenlerin milli iradeyi, yargıyı, medyayı kuşatma altına almasına, 'hayır' dememiz gerekiyor. Önemli olan bu zihniyetle mücadele. Demokrasiyi, 'araç' olarak gören bir zihniyetle değil, onu içselleştiren bir zihniyetle güçlendirebiliriz. Hak, haklının olmalıdır. Demokrasilerde kişilerin, 'sır küpleri' olmaz, kamunun, devletin görevlileri olur. Mezara kadar götürülecek konuşmalar da olmaz demokrasilerde. Bu konularda tüm siyasi partilerin anlamlı bir tavır içerisinde olmasını istiyoruz. Darbenin iyisi, kötüsü olmaz. Siyasi partilerin yargının bu süreçlerinde, ona gerçekleri ortaya çıkaracak zeminleri hazırlamaları gerekiyor.''
''AK Parti Hükümeti'nin, 28 Şubat sürecinin yargılanmasına ilişkin adımları yargının değil de kendileri atıyormuş gibi bir intiba uyandırmaya çalıştığını'' öne süren Vural, ''bu durumun yargının siyasileştiği gibi bir algının ortaya çıkmasına neden olabileceği'' uyarısında bulundu.
''28 Şubat sonrası hedef alınan politik görüş hangi dış gücün baskıları sonucu değişti-'' sorusunu yönelten Vural, ''Milli Görüşçü idiler BOP'çu oldular. Bunlar bu soruşturma süreçleriyle falan 28 Şubat'ın arkasındaki zihniyeti de pazarlıyor olabilirler. 10 yıldan beri iktidardasın 28 Şubat şimdi mi aklına geldi- Gömlek değiştirmeyi, BOP'çu olmayı ne zaman idrak ettiler acaba-'' diye konuştu.
-''Kınıyorum''-
Vural, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in, Erzurum'un Hasankale ilçesinde bir vatandaş ile yaşadığı diyaloğa da değindi.
Şahin'in tavırlarına ilişkin, ''devlet geleneğine yakışmadı'' değerlendirmesinde bulunan Vural, sözlerini şöyle sürdürdü:
''Kınıyorum, esefle karşılıyorum. Bu tavır kendisine yakışıyor olabilir ama bir millet evladını bu konuma düşürmesi utanç verici. Millet orada yüz veriyor bu da astarını istiyor. Bunlar artık kibrin partisi oldular. Sayın Bakan, bu millet taklacı değil asıl taklacı olan sizsiniz. 10 yıl önceki görüşlerinizle çıkamıyorsunuz bu milletin karşısına. Yazık, günah. Sen bakan olurken kaç takla attın Başbakan'ın önünde- Sana da, 'bir oyna, göbek at da görelim' dediler herhalde. Salı günü AKP grubu var. Milletvekillerine düşen, Sayın Bakan'ı, bakan olduğu için vatandaşların önünde takla attırmaktır. Bir oynatsınlar da görelim bakalım. Gün ola harman ola.
Kendisine orada bir de İbrahim Hakkı Hazretlerinin, Marifetname'sini hediye etmişler. İyi oku onu. Oku da orada kibirle ilgili neler yazıyor gör.''
-''Hesabı gün gelir sorulur''-
Vural, daha sonra gazetecilerin sorularını da yanıtladı. Bir gazetecinin, ''28 Şubat sürecinin yargılanmasına ilişkin'' sorusunu yanıtlarken Vural, ''Tarih fenerse geleceğe ışık tutar ama bu umarım Deniz Feneri gibi kararmaz. Biz yargının tarafı değiliz, biz milletten yanayız. Ne savcıyız, ne de avukatız. Kamu görevlilerinin hukuk dışı faaliyetleri sorgulanırken Sayın Başbakan'a şunu sormak isteriz; senin sır küpün nelerle dolu- Bu sır küpü hangi hukuk dışı talimatlarla dolduruldu- Bunun da hesabı gün gelir sorulur'' diye konuştu.
''Irak Cumhurbaşkanı Yardımcısı Haşimi'nin, İstanbul'da Başbakanlık korumaları tarafından korunduğuna dair haberler var bugün'' sözleri üzerine Vural, şunları söyledi:
''Türkiye, son zamanlarda başka ülkelerin iç işlerine karışmak için çaba içerisine girdi. ABD ve CIA'nın örtülü operasyonlarına destek verir hale geldik. Bizim İslam coğrafyasında insanları mezheplerine, etnik kimliklerine göre ayrıştırıp, çatıştırmayı amaçlayan zihniyetle mücadele etmemiz gerekmektedir.''
Vural, bir başka soru üzerine, partisinin demokrasiyi hazmettiğini belirterek, herkesin genel başkan adayı olabileceğini söyledi.
"İçişleri Bakanı ölüm mekanını skandal alanına çevirdi"
CHP Grup Başkanvekili Emine Ülker Tarhan, İçişleri Bakanı İdris Naim Şahin'in, ''5 TEDAŞ görevlisinin ölümü nedeniyle gittiği mekanı skandal alanına çevirerek fenomen olduğunu bir kez daha kanıtladığını'' iddia etti.
Tarhan, yaptığı yazılı açıklamada, Bakan Şahin'in, ''son gaflarının mürekkebi kurumadan, yeni bir gafa daha imza attığını'' ileri sürdü.
Şahin'in, hayatını kaybeden 5 TEDAŞ görevlisinin ölümü nedeniyle gittiği mekanı, ''bir skandal alanına çevirerek fenomen olduğunu'' bir kez daha kanıtladığını iddia eden Tarhan, şu ifadeleri kullandı:
''Kendisini ilgiyle izlediğimiz bu zatı muhterem bir değil 5 TEDAŞ görevlisinin trajik ölümünün ardından sorumluların tespiti yerine acılı bir yas zamanını ve mekanını davul zurna eşliğinde bir panayıra çevirme becerisini gösterebilmiştir.
Vekili olduğu millet, bu Bakan sayesinde 'Bir takla at da görelim' seviyesini de yaşatmıştır nihayet. Türk halkını, vatandaşına takla attırmaya meraklı olduğu anlaşılan ve neden Bakan olduğu bir türlü anlaşılamayan bu Bakanı daha dikkatli izlemeye ve kimi görünce sevineceğine karar vermeden önce bir kez daha düşünmeye davet ediyorum.''
Güncellenme Tarihi : 22.3.2016 18:45