İHRACATTA TARİHİ REKOR
ANKARA- Çağlayan, Ankara Sanayi Odasının (ASO) 48. yıl ödülleri töreninde yaptığı konuşmada, ASO'nun, hayatının önemli kilometre taşlarından biri olduğunu söyledi.
48 yıl önce çok zor şartlarda kurulan ASO'nun bugünlere gelmesinde emeği geçen herkese teşekkür eden Çağlayan, bugün itibariyle yaklaşık 400 bin kişilik istihdamı ASO'nun kendi bünyesinde bulundurmasının çok önemli olduğuna dikkati çekti.
Türkiye ekonomisine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Çağlayan, 2002'de Ankara'nın ihracatı 1,5 milyar dolar iken 2010 sonu itibariyle bu rakamın 5,6 milyar dolara ulaştığını kaydetti.
Çağlayan, Ankara'nın ihracatının 9 yılda tam 3,7 kat artarak, Türkiye ihracatının artış oranından daha büyük bir artış oranı gerçekleştirdiğini bildirdi.
''Ekonomi Bakanı olarak Türkiye ihracatının son 12 aylık dönemde cumhuriyet tarihinin rekorunu kırarak 134 milyar dolar olduğunu müjdelemekten gurur duyuyorum'' diyen Çağlayan, son 12 aylık süreçte Ankara'nın ihracatının da yine cumhuriyet tarihi rekorunu kırarak 6 milyar 350 milyon dolara ulaştığını belirtti.
-''Türkiye'nin ihracatını büyütmesi başarı hikayesidir''-
Bugün Türkiye'nin ''parmak ısırtacak düzeyde'' iyi hale gelmesinin ardında siyasi ve ekonomik istikrarın bulunduğuna işaret eden Çağlayan, ''Çevresinde yaşanan olaylarla adeta bir ateş çemberinin ortasında olan Türkiye'nin ihracatını yüzde 20'den fazla büyütmesi gerçek bir başarı hikayesidir. Bu yıl, Türkiye en yüksek büyüme oranını 3'ncü çeyrekte elde etmiştir. Türkiye yüzde 9,6 ile Çin'i arkasına almıştır. Bunda sizlerin payı büyük. İnşallah Türkiye'ye çok daha büyük başarılar kazandıracağız'' diye konuştu.
2001 yılında ASO Başkanı iken o dönemin ekonomik koşulları içerisinde işadamı olarak önlerini çok fazla göremediklerini ifade eden Çağlayan, bugün bunların tam tersini söyleyen bir Ekonomi Bakanı olmaktan duyduğu mutluluğu dile getirdi.
Türkiye'nin artık 2023'ü kurgulayan, hedefleyen bir ülke olduğunu vurgulayan Çağlayan, ''Siyasi ve ekonomik istikrarın ne anlama geldiğini, bunlar olmayınca bir gecede insanların işini, aşını nasıl kaybettiğini hafızalarımızdan silmeyelim'' dedi.
ASO Başkanı Nurettin Özdebir'den de Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın talimatına rağmen halen Türkiye'de bulunan malları yurt dışından getirenleri kendilerine bildirmelerini isteyen Çağlayan, ''Türkiye'de varken dışarıdan alanları kınıyorum'' dedi.
Cari açığı hedef alan çok önemli bir teşvik sisteminde son noktaya geldiklerini belirten Çağlayan, ''Organize sanayi, teknoloji, endüstri bölgelerinde yapılacak meslek liselerine ve eğitim yatırımlarına ciddi şekilde devlet desteği verileceğini'' bildirdi.
-ASO Başkanı Özdebir-
ASO Başkanı Nurettin Özdebir de dün açıklanan büyüme rakamlarının kendilerini çok memnun ettiğini ifade etti.
Cari işlemler açığının artış hızındaki yavaşlamanın sevindirici olduğunu belirten Özdebir, buna karşın açığı daha da aşağı çekmek gerektiğini söyledi.
Bunun için yerli üretimin desteklenmesi gerektiğini kaydeden Özdebir, öncelikle kamu alımlarında yerli ürünlerin tercih edilmesini istedi.
Özdebir, mesleki eğitim konusunda da üzerlerine düşeni yaptıklarını belirterek, geçen ay yapılan Oda Meclis Toplantısında ASO ve OSB'ler olarak bir eğitim vakfı kurma kararı aldıklarını bildirdi. Özdebir, vakfa ASO ve OSB'lerden önemli kaynaklar aktaracaklarını söyledi.
Bu arada, ASO yönetim kurulunca, Odanın 48. kuruluş yılı dolayısıyla 48 ödül verilmesi kararlaştırıldı.
Bu çerçevede, en yüksek kurumlar vergisi ödeyen ilk 20 ASO üyesine ''Kurumlar vergisi ödülü'', en yüksek ihracat gerçekleştiren ilk 20 ASO üyesine ''İhracat ödülü'' ve 4 ASO üyesine ''Çevre ödülü'', 3 ASO üyesine de ''ARGE ödülü'' verildi.
Sermaye girişi AB kaynaklı
Ekonomi Bakanı Zafer Çağlayan, ''Avrupa krizle boğuşurken, Türkiye yatırım çekmeye devam ediyor'' ifadelerini kullandı.
Bakanı Çağlayan, uluslararası doğrudan yatırım girişleri verileriyle ilgili yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye ekonomisinin 2011 yılında, ihracatta, üretimde, büyümede gösterdiği performans ile uluslararası doğrudan yatırımcıların gözdesi olmaya devam ettiğini vurguladı.
Bu yılın ekim ayında Türkiye'ye uluslararası doğrudan yatırım girişinin 436 milyon dolar olarak gerçekleştiğini bildiren Çağlayan, şunları kaydetti:
''2011 yılının ocak-ekim döneminde geçen yılın aynı dönemine göre uluslararası doğrudan yatırım girişinin yüzde 84 oranında artış göstermesi bunun kanıtı. 2010 yılının 10 ayında gerçekleşen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 6.3 milyar dolar iken, 2011 yılının 10 ayında bu rakam 11.5 milyar dolara ulaştı. 10 ayda gerçekleşen uluslararası doğrudan yatırım girişi, 2010 yılının tamamında gerçekleşen 9,1 milyar dolar yatırımdan 2.4 milyar dolar, 2009 yılının tamamından ise 3 milyar dolar daha fazladır.''
Türkiye ekonomisinin, 2011 yılının ilk üç çeyreğinde gerçekleştirdiği ortalama yüzde 9.6 büyüme oranıyla dünyanın yıldız ekonomisi olduğunu kanıtladığını ifade eden Çağlayan, şöyle devam etti:
''Bu yılın ilk 10 ayında ülkemize gelen uluslararası doğrudan sermaye girişlerinin yüzde 86'sı AB ülkeleri kaynaklı. Avrupa krizle boğuşurken, Türkiye, güven veren ve istikrarlı ekonomisi ile Avrupalı yatırımcıların, yatırım için tercih ettiği cazip, güvenli bir liman olarak dikkati çekiyor. Bu yatırımlar içinde AB üyesi ülkelerden İspanya 2 milyar 189 milyon dolar ve Avusturya 2 milyar 156 milyon dolar ile öne çıkıyor. Aynı dönemde yatırımlarda 5,4 milyar dolar ile bankacılık ve sigortacılık ilk sırada yer alırken, enerji sektörü 2,7 milyar dolar ile uluslararası yatırımcıların tercih ettiği sektörlerin başında geldi. İmalat sanayi ise 1,8 milyar dolar ile uluslararası yatırımcıların tercih ettiği diğer bir sektör oldu.''
Ocak-ekim döneminde 3 bin 218 uluslararası sermayeli şirketin faaliyete geçtiğini, bu rakamın geçen yılın aynı dönemine göre yüzde 17.5'lik artış anlamına geldiğini bildiren Bakanı Çağlayan, söz konusu dönemde 2 bin 764 adet uluslararası sermayeli şirket ve şube kuruluşu ile 454 adet yerli sermayeli şirkete uluslararası sermaye iştirakinin gerçekleştiğini aktardı.
Gerek enerji, bankacılık ve sigortacılık, gerekse de imalat sanayinde gerçekleşen uluslararası doğrudan yatırımların cari açık sorunun çözümünde en önemli kalemler olduğunu belirten Çağlayan, şu ifadeleri kullandı:
''Çalışmalarında son aşamaya geldiğimiz yeni teşvik sisteminde önceliğimiz cari açık meselesini çözüme kavuşturacak yatırımların teşvik edilmesi olacak. Özel Ekonomik Bölgeler ile de yabancı yatırım girişlerinin daha da artmasını, Türkiye'nin yüksek teknolojili, yüksek katma değerli üretim imkanlarını artıracak, ülkemizi mal ve hizmet alanlarında üretim ve ihracat üssüne dönüştürecektir. Böylelikle, 2012 ve sonrasında, ülkemize yönelen doğrudan yabancı yatırımların daha da artmasını bekliyoruz. Diğer taraftan Türk şirketlerinin yurtdışında şirket alımlarında da bir hızlanma olduğunu, özellikle Avrupa'da zor durumda olan şirketler başta olmak üzere, ihracat pazarlarımızı çeşitlendirme ve mevcut pazarlara daha fazla nüfuz edebilme açısından yabancı şirket satın almalarının son derece önemli olduğunu özellikle vurgulamak isterim.''