Gündem
  • 13.3.2026 18:13

İlber Ortaylı'nın ameliyat öncesi sözleri: 2 ihtimalli derin bir yol

Hayatını kaybeden İlber Ortaylı'nın ameliyat öncesi sözleri: 2 ihtimalli derin bir yol

Türk tarihçiliğinin en önemli isimlerinden biri olan İlber Ortaylı hayatını kaybetti. Türkiye’nin önde gelen tarihçilerinden Ortaylı’nın vefatı büyük üzüntü yaratırken, 8 Şubat’ta X hesabından yaptığı paylaşım yeniden gündeme geldi. Ünlü tarihçi, geçirdiği ameliyat öncesinde ve sonrasında yaşadıklarını detaylı bir şekilde anlatmış, Türk tıbbına duyduğu güveni dile getirmişti.

Türkiye, tarih anlatımını milyonlara sevdiren büyük bir çınarını kaybetti. Osmanlı’dan Cumhuriyet’e uzanan engin bilgi birikimi, keskin zekası ve kendine has üslubuyla hafızalara kazınan İlber Ortaylı, ardında sayısız eser, öğrenci ve unutulmayacak sözler bırakarak hayata veda etti.

AMELİYATA BÖYLE GİRMİŞTİ: 'BU UZUN BİR YOLDUR'

Ortaylı paylaşımında ameliyathaneye götürülürken yaşadığı anları şu sözlerle anlatmıştı: “Sabah erkenden ameliyathaneye taşıyorlar, eski İstanbul kâtipleri gibi konuşan bir beyefendi Bülent Bey; ‘bu uzun bir yoldur’ diyor. Uzun koridoru aşıyorsun; ağır ya da hafif ameliyatlara, ne olursa olsun anestezistlere uzanan bir yol… Her zaman için iki derin ihtimalle yüklü.”

Ameliyat öncesinde kendisini karşılayan sağlık ekibine de teşekkür eden Ortaylı, özellikle anestezi ekibinin yaklaşımından etkilenmişti.

TÜRK TIBBININ GELDİĞİ NOKTAYI ÖVGÜYLE DİLE GETİRMİŞTİ

Başarılı geçen operasyonun ardından deneyimini anlatan Ortaylı, Türk tıbbının geldiği noktayı övgüyle dile getirdi. Operasyonun böbreklerin üzerinde ciddi bir cerrahi işlem olduğunu belirten Ortaylı, ameliyatın ardından yoğun bakıma alınmadan doğrudan odasına çıkarıldığını da aktardı.

İlber Ortaylı'nın paylaşımı şöyle;

"Sabah erkenden ameliyathaneye taşıyorlar; eski İstanbul kâtipleri gibi konuşan bir beyefendi Bülent Bey; “bu uzun bir yoldur” diyor. Uzun koridoru aşıyorsun; ağır ya da hafif ameliyatlara, ne olursa olsun anestezistlere uzanan bir yol… Her zaman için iki derin ihtimalle yüklü. Bu yolu ayrı bir huşuyla geçiyorsun. Hava değişik ve beni karşılayan anestezist Dr. Ergün Mendeş, fenninin yüksekliğinden önce dil ve edebiyatın anestezisiyle beni karşılıyor. Dr. Ergün Beye anestezist hemşireler Dilşad Yavrutürk ve Melikşah Kopya eşlik ediyor, kendilerine müteşekkirim. Böylesini yaşamadım. Aklıma ister istemez üç bin yıl evvelki Mısır tıbbı geliyor; hakikaten anatomiye dayanan bir bilim.

Türk tıbbı büyük; adeta beş dakikalık gibi görünen bir anestezi muamelesinden sonra arada ne olduğunu hiç bilmiyorum ve dikkat edin, yoğun bakımda değil, yukarıdaki odamdayım. Yapılan işlem böbreklerin üzerinde ciddi bir ameliyat.

Büyük teşekkürü hakeden hocalarımız Başhekim Dr. Erdal M. Aksoy, Dr. Özgür Tezcan, Dr. Özgür Gözer, Dr. Devrim Öztemel, Dr. Mahir Topaloğlu, Dr. Lercan Aslan, Dr. Yakup Kordan, Dr. Mehmet Kanbay, Dr. Oğuzhan Deyneli, Dr. Ayşegül Ketenci, Dr. Ersin Köseoğlu, Dr. Barış Hasbal, Dr. Burçin Sağlam Kurt; süpervezirler (supervisor) Elif Gözcü, Mesut Ermiş, Büşra Köse ve Aysel Armuşen.

Şunu bir kez daha anlıyorum; üç bin yıl sonra tıbbın zirvesi Türkiye’de. İnşallah Almanya ve Amerika yollarında ziyan etmeyiz. Bir bakıma Avrupa Birliği’nin Hindistan’la birleşmesi ahmaklığında Allah bize yardım etti.

Yaklaşık bir haftadır lüks bir otelde değilim; ama bir hastanede de sayılmam. Dünyanın en seçkin sağlık personeliyle, en büyük hekimleriyle birlikteyim. Koç Üniversitesi Hastanesi, Türkiye için gerçek bir kazanım ve bu ülkenin tıpta ne kadar ileri bir noktaya geldiğinin açık bir göstergesi. Koç Vakfı’nın ve sevgili Semahat Arsel’in memlekete yaptığı en büyük hizmetlerden biri bu hastaneyi kurmak ve bu nitelikte bir kadroyu yetiştirmektir. Buna sahip çıkmayı öğrenmeliyiz; aksi takdirde bir gün çok ararız. Bu kurumun arkasında iki asırlık bir gelenek, askerî tıbbın disiplini ve dünya çapında eczacılık ile cerrahinin birikimi var."

 

 

Güncellenme Tarihi : 13.3.2026 18:16

İLGİLİ HABERLER