KAYNAK : Haber Vitrini
Prenses Diana'nın uşağı Paul Burrell'in açıklamalarıyla zor duruma düşen İngiliz Kraliyet ailesinin başı, eski çalışanlarının açıklamalarıyla ortaya çıkan skandallardan kurtulmuyor.
Burrell'den sonra, eşi de ilk kez konuştu.
''Diana'nın bitmez tükenmez ihtiyaçları yüzünden evliliğimiz üç kişilik gibiydi'' diyen Maria Burrell'in bu sözleri herkese, Diana'nın ölümünden 2 yıl önce BBC'de yayınlanan Panaroma adlı programda, ''evliliğimiz üç kişilikti'' sözlerini anımsattı. Diana, bu sözleri, Prens Charles'ın evli olmasına rağmen ilişkisini sürdüren Camilla için söylemişti.
İki durum arasındaki büyük farkın altını çizmeyi de ihmal etmeyen Maria Burrell, eşine güvendiğini, onun Diana'ya sadakatinden gurur duyduğunu belirtti. Maria Burrell, ''Diana, Camilla'nın onun evliliği için yarattığı riski bizim evliliğimiz için asla yaratmadı'' dedi.
''Ben hiçbir zaman onların ne yaptığına dair bir merak ya da kaygı duymadım. Biliyordum ki Paul onu seviyordu ama ona aşık değildi'' diyen Maria Burrell, Diana'nın Paul Burrell'i her zaman yanında tutmak gibi bir alışkanlığı bulunduğunu söyledi.
Zaman zaman Kraliyet ailesi konusunda söylendiğini, eşini ailesinden uzak tuttukları için onlara kızdığını da belirten Maria Burrell, Prenses Diana'ya ait olan ve evlerinde ele geçirilen 300'e yakın eşyadan yüzde 70'inin, Diana'nın eşine hediyesi olduğunu savundu.
Maria Burrell de eşi gibi Diana'nın ailesine yönelik suçlamalarda bulunurken, Prenses'in kardeşi Leydi Sarah McCorgudale'in ''herkesin hayatını cehenneme çevirdiğini'' öne sürdü.
''Mahkemelerde süründürülmesi ve aşağılanmalar nedeniyle eşinin büyük ölçüde değiştiğini'' ifade eden Maria Burrell, kocasının bir daha hiçbir zaman eski neşesine kavuşamayacağını söyledi. ''Onu derinden yaralaria Burrell, ''eşinin ruhunu ve gözlerindeki parlaklığı çekip aldıklarını'' öne sürdü.
YENİ BİR SKANDAL
Mail on Sunday gazetesine konuşan 42 yaşındaki George Smith adlı Kraliyet çalışanı, Prens Charles'ın üst düzey danışmanlarından birinin ''homoseksüel tecavüzüne'' uğradığını öne sürdü. Smith, başta Prens Charles olmak üzere diğer bütün Kraliyet mensuplarının olayı kapatmak için büyük çaba harcadıklarını iddia ederken, sadece Prenses Diana'nın kendisini dinlediğini ve hatta sözlerini banda aldığını söyledi.
Paul Burrell davası sırasında da, Diana'nın odasında bulunan kilitli bir çekmecede saklandığı öne sürülen bu bant aranmış, ancak bulunamamıştı. Hatta Kraliçe'nin davaya müdahale ederek Burrell'i ani bir kararla hapse girmekten kurtaracak ifadeyi vermesinin ardındaki neden olarak da bu bandın varlığı gösterilmişti. Kraliyetin bu rezaleti saklamak için Burrell'i kurtardığı öne sürülmüş, ancak iddialar kanıtlanamamıştı.
George Simth'in de ortaya çıkarak bu açıklamalarda bulunmasından sonra, skandalın giderek derinleşmesi bekleniyor. Mail on Sunday'e tecavüzün 1989 yılında yapıldığını belirten Smith, bu yıllarda aynı yerde çalıştıkları üst düzey Kraliyet görevlisi tarafından Kensington Sarayı'ndan alınarak bu kişinin evine götürüldüğünü, akşam yemeği ve içkinin ardından kendisinin uykuya daldığını ve uyandığında tecavüze uğradığını farkettiğini öne sürdü.
''Hukuki nedenlerden dolayı'' adını açıklayamadığı üst düzey görevlinin ''aldırmaz bir tutum'' içine girdiğini söyleyen Smith, ''Hiç bir şey yapamadım, zira sarayda çok etkiliydi. Evli ve iki çocuk babasıydım, olayı polise bildirmedim ve doktora da gitmedim'' dedi.
Bu arada, uzun yıllar Kraliçe'nin korunmasından sorumlu ekibin başında bulunan David Davies, bu olayı duymadığını, ancak Kraliçe'nin bazı homoseksüel yardımcılarının saraya erkek fahişe getiriyor olabileceklerini öne sürdü. Bu tür olayların izlerine rastladıklarını iddia eden Davies, homoseksüel saray görevlilerinin bu tür tavırlarının sadece Kraliçe açısından bir utanç vesilesi yaratmakla kalmadığını, sarayın güvenliğini de tehlikeye atacağını söyledi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:37