Gündem
  • 24.5.2007 13:37

'İNTİHAR BOMBACILARINI MOTİVE EDEN UNSURLAR' ÇALIŞTAYI!

TMMM Komutanlığı tarafından düzenlenen ''İntihar Bombacılarını Motive Eden Unsurlar'' konulu çalıştay, Merkez Orduevi'nde başladı.
      Çalıştay, Ulus Anafartalar Çarşısı'ndaki patlamada ölen vatandaşlar ve terör nedeniyle hayatını kaybedenler için yapılan bir dakikalık saygı duruşu ile başladı.
      Çalıştayın açılış konuşmasını yapan TMMM Komutanı Kurmay Albay Ahmet Tuncer, terörizmin çirkin yüzünün Ankara'nın en kalabalık yerlerinden birinde iki gün önce patlayan bomba ile talihsiz bir şekilde tekrar görüldüğünü belirterek, ''Artık ülkelerin bir araya gelerek terörizme karşı etkin bir hareket geliştirmelerinin zamanı gelmiştir'' dedi.
      Terörizmin, 21. yüzyılın en büyük güvenlik sorunu haline geldiğini bildiren Tuncer, ''Bu global tehdit, New York'tan İstanbul'a, Londra'dan Moskova'ya kadar her kültürü, medeniyeti, toplumu ve ülkeyi hedeflemektedir'' diye konuştu.
      Terörizmin, etnik ve dinsel tabanlı çatışmaları, ideolojik farklılıkları, ekonomik krizleri, sosyal farklılıkları istismar ettiğini vurgulayan Tuncer, terörün amacının eylemleri mantıklı bir görünüme büründürerek geniş toplulukları etkilemek olduğunu söyledi.
      Bütün ülkelerin, iç, ulusal, global gibi ayrımlar yapmadan terörizme karşı mücadeleyi desteklemeleri gerektiğini belirten Tuncer, ''Bu çerçevedeki iş birliğinde her ülke terörizmin her çeşidi ve terörist örgütü hiçbir ayırım yapmadan ortak hedef olarak görmelidir. 'Benim teröristim seninkinden daha kötü' bakış açısı bir tarafa konulmalıdır'' diye konuştu.
      Bir ülkede ortaya çıkan terörizmin diğer ülkeleri de doğrudan veya dolaylı olarak etkilediğine dikkati çeken Tuncer, teröristlerin birbirlerinden bir şeyler öğrenerek yeni taktiksel birikimler oluşturduklarını vurguladı.
     
      TERÖR ÖRGÜTÜ PKK

      Terör örgütü PKK/KONGRA-GEL'in halen Türkiye'nin dağlık alanlarında bulunduğunu ve patlayıcı kullandığını belirten Tuncer, bu patlayıcıların sadece güvenlik güçlerini değil pek çok sivili de hedef aldığını anlattı.
      PKK'nın, Orta Doğu ve Avrupa'daki bağlantıları sayesinde tipik bir uluslararası örgüt haline geldiğini kaydeden Tuncer, ''Irak'ın kuzeyindeki kaotik durum da kaygı vericidir. PKK burada faaliyetlerini sürdürmektedir'' dedi.
      PKK'nın, başta Marksist-Leninist bir örgüt olarak kurulduğunu, şimdi etnik ayrılıkçı bir yapıya dönüştüğünü hatırlatan Tuncer, PKK'nın ideolojik değişim geçiren bir örgüt olarak uygun bir örnek olduğunu bildirdi.
      Uluslararası iş birliği olmadan terörizmle savaşın kazanılmasının mümkün olamayacağını belirten Tuncer, ''Şunu unutmamalıyız ki güvenlik ya her yerdedir ya hiçbir yerde'' dedi.
      Sadece askeri yollar kullanılarak terörizmle savaşın kazanılamayacağını da anlatan Tuncer, bu savaşın toplumun bütün geniş katmanlarını kapsamak zorunda olduğunu kaydetti.
      Çalıştay'da ilk olarak intihar eylemcilerini motive eden unsurların tartışılacağını dile getiren Tuncer, intihar eylemcisini güdüleyen unsurları açıklamaya çalışırken sosyolojiden psikolojiye kadar pek çok açıdan bakmak gerektiğini söyledi.
     
      11 EYLÜL TERÖRİSTLERİ

      11 Eylül teröristleri ile ilgili bir araştırmadan örnekler veren Tuncer, bu araştırmanın, teröristlerin bazı belirgin sosyal karakteristikleri olduğunu ortaya koyduğunu kaydetti.
      Tuncer, ''Bu teröristler, genç, bekar, toplumdan dışlanmış, bir topluluğa ait olma güdüsü bulunmayan ve bir kimlik arayan teröristlerdi'' dedi.
      Askeri terimler bakımından değerlendirildiğinde intihar eylemcisinin en etkin bombalama aracı olduğunu belirten Tuncer, NATO ülkeleri yüksek teknolojiyi kullanarak milyarlarca dolar harcarken, terör örgütlerinin bir intihar bombacısı göndererek hedefi etkin bir biçimde vurduklarını anlattı.
      Tuncer, intihar eylemlerinin gücünün sadece patlama etkisinden değil, psikolojik etkisinden de kaynaklandığını ifade ederek, şöyle devam etti:
      ''İntihar eylemcisi şöyle bir mesaj gönderiyor: 'Hedefim için her şeyi yaparım.' İntihar eylemleri psikolojik bir silah olarak benimsenmektedir. Geniş toplulukları hareket edemez duruma getirmek için tasarlanmaktadır'' diye konuştu.
      Basına kapalı olarak iki gün sürecek çalıştaya, başta NATO eğitim kurumlarının üst düzey yöneticileri olmak üzere, NATO, Barış İçin Ortaklık (BİO) ve Akdeniz Diyaloğu (AD) ülkelerinden akademisyen ve gözlemci olarak toplam 50 üst düzey personel katılıyor.
      Çalıştay süresince, 13'ü yabancı olmak üzere, toplam 19 akademisyen, 5 oturumda konuşma yapacak.

 

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 18:56

İLGİLİ HABERLER