Dünya
  • 13.2.2006 11:44

IRAK, ABD-İRAN KRİZİNDEN TEDİRGİN!

 15 Aralık'taki Irak Genel Seçim sonuçlanndan memnun musunuz?
Doğrusu Bağdat'tan bir sandalye çıkardık, oysa biz bunun üç ya da dört olmasını bekliyorduk. Çünkü Bağdat'ta Şii ve Sünni karışık yaklaşık bir milyon Kürt yaşıyor. Biz Şii İttifakı'nın 110-115 sandalye, Dr. Allavi grubunun da 40 sandalye kazanacağını düşünüyorduk. Ancak Şiiler 128, Allavi 25 sandalye çıkardı. Buna üzüldük. Çünkü Allavi bizim gibi liberal ve laik bir kimlik taşımaktadır. Eğer onlar da 40 sandalye çıkarsaydı büyük bir güç olabilirdik.

• Bu durum sizi beklemediğiniz bir B planına itti mi?
Irak'ta ne kadar plan yaparsanız yapın onları uygulamak çok zor. O kadar değişik faktör var ki her an yeni bir durumla karşılaşmanıza neden oluyor. Örneğin bizim Bağdat'taki durumumuz: Milliyetleri olarak Kürtlere oy vermesini beklerken onlar mezhepsel davranıp Şiilere oy verdiler. Aynı şey Türkmenler için de geçerli. Onlar da Türkmen partilerine değil, Şii îttifakı'na oy verdi.

• Buradan hareketle Irak'ta milliyetçilik bitti, yerine din oturdu diyebilir miyiz?
Seçim tablolarına bakarsanız şu anda kazanan listeler hep İslamcı listeler. Bu durum Şiiler için de Sünniler için de geçerli. Neredeyse yüzde 70'i islamcı.

• Ne kadar "İslamcı" ?
Ben bunları çok radikal görmüyorum. Çünkü radikal eşittir terörist anlamına geliyor. Mesela AKP de dinci bir parti ama radikal değil. Bizdekiler de öyle. Laiklikle aralarında mesafe olan, liberal olmayan partiler.

• Tedirgin misiniz?
Seçim sonuçlarından tedirgin değiliz, çünkü biz Irak'ın çoğulcu, demokrat bir ülke olmasını Anayasa'ya koydurduk. Ama önümüzdeki dört yıl çok hassas geçecek. O dört yıl için tedirginiz.

• ABD, eğer Sünniler koalisyon hükümetinde ciddi bir biçimde temsil edilirse marjinallerin de merkeze çekileceğini savunuyor. Sizce de bu, Irak'ın daha güvenli ve laik bir ülke olması için bir çözüm yolu mu?
Hayır, bizim böyle bir hassasiyetimiz yok, çünkü zaten varlar. Bundan önceki seçimleri boykot edip, katılmadılar. O zaman bile hükümette önemli bir yere sahip oldular. Şimdi yüzde 80 katılım gösterdiler ve 55 sandalye çıkardılar. Elbette yer alacaktır.

• Ancak Şiiler'in Güney'de, sizin Kuzey'de özerk bölgelerinizi müdafaa amacıyla kurulmuş güvenlik güçleriniz var. Sünnilerin de Batı'da böyle bir birim kurması için an meselesi deniyor. Yani üç ayrı güç. Bu ne kadar sağlıklı bir ortam sizce?
Irak'ın 18 vilayeti vardır ve Anayasa'ya göre her üç vilayet bir bölgeyi teşkil edebilir. Bu Kürtler, Şiiler ve Sünniler için de geçerli. Ama Sünniler bu durumdan endişe duyuyor. Çünkü Sünniler bizim için, "Tamam onların özel bir durumu var. Dilleri, kültürleri değişik, onların özerk bölgelerini kabul ediyoruz" diyor. Ama Şiiler'in özerk bir bölge yaratmalarını tehdit olarak kabul ediyorlar. Çünkü İran ve başka komşu ülkelerin etkisi altında kalacağını düşünüyorlar. Tabii onların bölgesinin petrol zengini olmaması da bu duruma karşı çıkmalarına neden oluyor.

• Peki haksızlar mı?
Şu anda öyle bir durum var ki Sünnilere, özellikli eski Baasçılara ne verirseniz az geliyor. Onlar cumhurbaşkanından sokaktaki polise kadar kendilerinden birinin olmasını istiyor.

• Sonuçta Sünniler'in dışanda kaldığı Kürt-Şii ittifakının yaşandığı bir ortam doğmadı mı?
Hayır, biz kimseyle ittifak içinde değiliz. Seçimlerden bir hafta sonra Selahaddin'e Şii, Sünni pek çok lider geldi. Bizim hepsiyle aramız çok iyi. Şiiler indirekt olarak bize koalisyon kurmayı dahi teklif etti. Ancak biz "Hayır, böyle olmaz. Diğer grupların katılması şart. Bütün grupların temsil edildiği geniş tabanlı bir hükümet olmalıyız" dedik.

• Sizce cumhurbaşkanı, başbakanı ve meclisi belirlenmiş bir Irak'la ne zaman tanışacağız?
Seçim sonuçları yaklaşık iki hafta önce açıklandı. Şiiler henüz başbakan adaylarına karar veremediler; dört adayları var. Ama Şubat sonuna kadar bir aday kesinleşecektir. Paralelinde hükümet de şekillenir. Tabii sonra dönüp ittifaklar kendi içlerinde görev dağılımı yapacaklar. Sanıyorum Mart ortasını bulur.

• Cumhurbaşkanı yine Talabani mi olacak?
Bizim tek adayımız o.

• Sizin koalisyon hükümetinden mutlaka istediğiniz bakanlıklar hangisi?
Irak'ın devlet bakanlıkları dahil 28-30 bakanlığı olacak. Bunların yarısını Şii ittifakı alır. Sünnilere ve bize beşer bakanlık düşeceğini sanıyorum. Bunların arasında beş çok önemli bakanlık var: İçişleri, Dışişleri, Maliye, Petrol, Savunma. Bunlardan birine biz talibiz.

• En istediğiniz?
Son iki yıldır Hoşyar Zebari KDP'den Dışişleri Bakanı'dır ve çok başarılıdır. Sadece Irak için değil, tüm Ortadoğu'nun en başarılı bakanlarından biri. Ayrıca diğer aldığımız tüm sorumlulukları da ne kadar başarıyla yerine getirdiğimiz ortada. Bu bizim Irak'ın toprak bütünlüğü konusundaki iyi niyetimizin de bir kanıtı.

• Zaten Irak'ta toprak bütünlüğünü savunmayan yok, ama biliyoruz ki herkesin arzusu başka. Mümkünse samimi olup bu arzuyu daha kaç yıl geri planda göstereceğinizi söyleyebilir misiniz? 10 yıl, 15 yıl?
Doğrusu bağımsızlık bir arzu değil, bizim için doğal bir hak. Kürtler halk olarak elbette bağımsız olmak istiyorlar. Ama bu siyasetçilerin parti programının bir parçası mıdır? Şu anda bir program değildir.

• Ama bu ileride olmayacağı anlamına da gelmiyor, değil mi?
Her şey şartlara bağlıdır. 1991'den evvel Kürt halkının durumu perişandır. Şu anki durumumuz o zamanlar hayal bile edilemezdi. Ama 15 senede bu kadar büyük bir değişim oldu. Savaştan önce herkes Kürtler bağımsızlığını ilan edecek diyordu. Ama bunun da böyle olmadığı ortaya çıktı. Yani her şey şartlara bağlıdır. Bizim Anayasamız belli. Bu Anayasa'ya bağlı kalınmadığı takdirde o zaman herkes başının çaresine bakar.

• İran ve ABD arasında tırmanan gerginlik sizi de tedirgin ediyor mu?
Doğal olarak bizi de rahatsız ediyor. İran önemli bir komşumuz, ABD de müttefikimiz. Biz her ikisiyle de bir sorun yaşamak istemiyoruz.

• Peki ABD'nin bir saldırısı gündeme gelirse, bunu da sizin bölgenizden yapmayı isterse yanıtınız ne olacak?
Evet, bunu söyleyenler var. İşin gerçeği ise şudur: Bizim bölgemiz ve Irak'ın tamamı uzun yıllardır çok zorluklar yaşadı. Biz yeni bir zorluğun içine girmek istemiyoruz. Yani ABD-İran anlaşmazlığının bedelini biz ödemek istemiyoruz.

• Bakın Türkiye tezkereyi geçirmedi ve ABD'yle ciddi bir kriz yaşadı. Siz daha köprüyü bile geçmediniz. Bu yüzden eğer isterse ABD'ye nasıl karşı koyacaksınız?
Bunun çözümü diplomasi. Rusya'nın önerdiği bir çözüm belki hepimiz için bir şans olur. Mutlaka diyalogun devam etmesi ve bu sorunun barış yoluyla çözülmesi lazım. Eğer bize ihtiyaç olursa biz barışa katkı yapmaya her an hazırız. Ama silah kullanımı inşallah hiç olmaz. Bu herkes için çok zor bir karar olur.

Yakış'a teşekkür borçluyuz

• Türkiye'de şöyle bir düşünce var: İran'ın istikrarsızlaşması Kürt milliyetçiliği ve dolayısıyla bağımsız Kürt devletinin de yolunu açar. Ne dersiniz?
Bu hikayeyi çok duyduk ve doyduk.

• Bu size bir hikaye mi geliyor?
Aslında bizim o dönemin Dışişleri Bakanı Yaşar Yakış'a bir şükran borcumuz var. Çünkü Şubat 2003'te yaptığı açıklamalarla hükümetin asıl niyetini ortaya koymuş oldu. Kuzey Irak'a gireceğiz, Kürtlerin ellerindeki silahları alacağız, eğer almazsak Kürtler Türkmenleri katledecek, demişti. Oysa biz zaten 12 yıldır bağımsızdık. Türkmenleri niye katledelim? Erbil'deki Türkmenler Türkiye'dekilerden daha iyi yaşıyor. İran konusu da böyle. Üstelik İranlı Kürtlerin böyle bir hazırlıkları da alt yapıları da yok. Elbette bütün Kürtler bizim soydaşımız, biz onların hep iyi bir şekilde yaşamasını isteriz. Ama biz kimsenin içişlerine karışmayız.

Kuzey Irak'tan 60 milyon dolarlık iş alan siyasi kim?

• Kuzey Irak Türkiye'nin özellikle Güneydoğu'da yaşayan Kürtleri için yeni bir Almanya haline geldi. Siz de böyle bir ilgiye tanık oluyor musunuz?
Evet ama sadece Türkiye'deki Kürtler için değil, bizim bölgemiz Almanlara da, Korelilere de son derece cazip geliyor. Ve inanın ki bölgemize gelen Türkiye'deki Türklerin sayısı herkesten fazla. Sanıldığının aksine bizden en çok ihale alan firmalar da Türk. Hatta Türkiye'deki Kürtler'den sitem işitiyoruz, "Biz Kürtüz ama işi Türklere veriyorsunuz" diye...

• Şu ana kadar Türk firmaların aldığı işlerin toplamı yaklaşık ne kadar?
Son iki yılda tüm Irak için yaklaşık 10 milyar dolar. Bunun içinde yakıt, inşaat, beyaz eşya vs. var. Meselâ Erbil içindeki 60 milyon dolarlık bir yol yapım projesini bir Türk firması aldı. Adını vermek istemiyorum, ama firma sahibinin Türkiye'deki milliyetçi bir partinin üyesi olduğunu duyduk.

• Yani bir MHP'li mi?
Bizim için kim olduğu gerçekten önemli değil, iş yapmanın milliyeti olmaz.

• Gelen bir firmaya iş vermek için kıstasınız ne?
Kim olduğuna değil, işini iyi yapıp yapmadığına bakıyoruz. Bir de yeni teknoloji getirmesi lazım. Yoksa bizde de çok müteahhit var, önemli olan yenilikler.

• Türklerden memnun musunuz?
Şu ana kadar önemli bir hayal kırıklığı yaşamadık. Ama Süleymaniye, Erbil ve Duhok'ta iş yapan yaklaşık 400 firma var. Bu firmaların hepsini tanımıyoruz. Onları ya da yeni gelen firmaları soracağımız bir yerin ihtiyacını hissediyoruz. Keşke buradaki ticaret odalarıyla böyle bir ilişki kurulabilseydi ama şu ana kadar olmadı. Bu yüzden Türk-Kürt İşadamları Derneği gibi bir proje üzerinde çalışıyoruz.

• Kişi başına düşen milli gelirinizi hesaplayabildiniz mi, nedir durum?
Elimizdeki veriler şu anda biraz zayıf. Fakat şöyle bir ölçümümüz var: Rejim devrilmeden önce (2003 Mart'tan önce) bir memurun aylık maaşı 30-50 dolar arasındaydı, şu anda 250 dolar. Yavaş yavaş yurtdışındaki Kürtler dönmeye, gelip yatırım yapmaya başladılar. Biz onlara da büyük destek veriyoruz, arsa veriyoruz, yardımcı oluyoruz.

Devrim Sevimay-VATAN
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:01

İLGİLİ HABERLER