İran'da polis "gerçek mermi" kullanıyor: Yüzlerce ceset gördük
Tahran'daki protestocular, yetkililerin müdahalesinin ardından hastanelerde 'cesetlerin yığıldığını' gördüklerini anlattılar.
Son günlerde İran'da protesto gösterilerine katılan birçok kişi CNN'e Tahran sokaklarında devasa kalabalıkların yanı sıra acımasız şiddetin de yaşandığını anlattı ; bir kadın ise hastanede "cesetlerin üst üste yığıldığını" gördüğünü söyledi.
60'lı yaşlarının ortalarında bir kadın ve 70 yaşında bir adam, Perşembe ve Cuma günleri İran başkentinin sokaklarında her yaştan insan gördüklerini anlattılar. Ancak Cuma gecesi, güvenlik güçleri askeri tüfeklerle "birçok insanı" öldürdüklerini söylediler ve güvenlik gerekçeleriyle isimlerinin açıklanmaması şartıyla konuştular.
28 Aralık'ta Tahran'ın çarşılarında aşırı enflasyona karşı yapılan gösterilerle başlayan protestolar, o zamandan beri 100'den fazla şehre yayılarak İran rejimine yıllardır karşılaşılan en büyük meydan okumayı oluşturdu.
İran’da başlangıçta bozulan ekonomi, hızla siyasi reforma ve rejimin yıkılması taleplerine dönüştü.Yetkililerin interneti kapatmasına rağmen ülkedeki gösteriler sürüyor. Protestocular, güvenlik güçlerinin gerçek mermi kullandığını öne sürerek, “Yüzlerce ceset gördük” iddasında bulundu.
Süregelen internet kesintisi ortamında protestoların doğasına dair nadir bir bakış açısı sunan Tahran'ın farklı bir mahallesindeki göstericiler, CNN'e, baskı sırasında ağır yaralanan 60'lı yaşlarında bir adama yardım ettiklerini söyledi. Adamın bacaklarında yaklaşık 40 saçma olduğunu ve kolunun kırık olduğunu belirttiler.
Adamı çeşitli hastanelerde tıbbi yardım almaya çalıştılar ancak durumun "tamamen kaotik" olduğunu söylediler.
Cuma günü Tahran'da düzenlenen bir protestoya katılan İranlı bir sosyal hizmet görevlisi, yetkililerin göstericilere saldırmasıyla durumun "kabusa" dönüştüğünü söyledi.
"Kurşunlar, kim bilir, göz yaşartıcı gaz, aklınıza gelebilecek her şey, hepsini ateşliyorlardı," dedi. "Ve bu çok korkutucuydu."
Kadın, bir kız çocuğunun boynuna elektrikli bir cihazla şok verilerek "bayılana kadar" işkence gördüğüne ve iş arkadaşının oğlunun da ölenler arasında olduğuna tanık olduğunu söyledi.
İran'da aylardır süren ekonomik krizin tetiklediği, ancak kısa sürede rejimin en büyük siyasi tehditlerinden birine dönüşen hükümet karşıtı protestolar, yetkililerin tüm baskı ve internet karartma çabalarına rağmen devam ediyor. Perşembe günü uygulanan geniş çaplı internet ve mobil şebeke karartması, protestocuları dünyanın geri kalanından büyük ölçüde kesse de, ülkeden sızan görüntüler on binlerce kişinin Tahran başta olmak üzere sokaklarda olduğunu gösteriyor.
İngiliz gazetesi The Guardian’ın bildirdiğine göre göstericiler, Yüce Lider Ayetullah Ali Hamaney'e atıfla "Hamaney'e ölüm" ve rejim öncesi yönetimi destekler nitelikte "Şah çok yaşa" sloganları atıyor. Başkentin kuzeyindeki bir bölgede Cumartesi akşamı yeni protestolar patlak verirken, 1979 İslam devrimiyle devrilen Pehlevi hanedanı destekçileri Tahran'ın Punak Meydanı üzerinde havai fişekler patlattı, tencere çaldı ve sloganlar attı.

İRAN’IN TÜMÜNE YAYILDI
ABD merkezli İnsan Hakları Aktivistleri Haber Ajansı'na (HRANA) göre, protestolar İran'ın 31 eyaletinin tamamına yayılmış durumda bulunuyor.

TRUMP'TAN "VURURUZ" TEHDİDİ, İRAN'DAN "İSRAİL MEŞRU HEDEF" CEVABI
Protestolar, uluslararası arenada da gerilimi tırmandırıyor. ABD Başkanı Donald Trump, İranlı yetkililerin protestocuları öldürmesi halinde müdahale tehdidini defalarca yineledi. Cuma günü "En iyisi ateş etmeye başlamayın, çünkü biz de ateş etmeye başlarız" diyen Trump, Cumartesi gecesi ise Truth Social hesabından ABD’nin "yardıma hazır" olduğunu belirterek, "İran belki de daha önce hiç olmadığı kadar özgürlük arayışında. ABD yardım etmeye hazır!!!" ifadelerini kullandı.
Bu tehditlere Pazar günü sert bir cevap veren İran Meclis Başkanı Muhammed Bagher Qalibaf, ABD'nin bir saldırı düzenlemesi halinde ABD ordusu ve İsrail'in "meşru hedef" olacağını ilan etti. Qalibaf'ın bu yorumları, İsrail'i muhtemel İran saldırıları hedefleri arasına ekleyen ilk açıklama oldu.

GÖRGÜ TANIKLARINDAN KAN DONDURAN İDDİALAR
İnternet karartması nedeniyle gösterilerin boyutunu ve polis şiddetini doğrulamak zor olsa da, Starlink uydu sistemi üzerinden iletişime geçebilen aktivistler ve protestocular, polisin orantısız güç kullandığını ve katliam boyutunda ölümler yaşandığını iddia ediyor.
“YÜZLERCE CESET GÖRDÜK”
Tahran'dan The Guardian'a ulaşan bir protestocu, "Bir devrim için direniyoruz ama yardıma ihtiyacımız var. Keskin nişancılar Tahran'ın zengin mahallesi, Tacriş Arg bölgesinin arkasına konuşlanmış durumda" dedi. Protestocu, şehir genelinde birçok kişinin vurulduğunu belirterek, "Yüzlerce ceset gördük" iddiasında bulundu.

Bir diğer aktivist ise güvenlik güçlerinin protestoculara gerçek mermiyle ateş ettiğine tanık olduğunu ve "çok yüksek" sayıda kişinin öldürüldüğünü söyledi. HRANA, şiddet olaylarında en az 116 kişinin öldüğünü ve 2 bin 600'den fazla kişinin gözaltına alındığını bildirdi.
REJİMİN İDAM TEHDİDİ
İranlı yetkililer, protestolara katılanları "Allah düşmanı" ilan ederek ölüm cezasıyla tehdit ediyor. Devlet televizyonu bu suça yardım edenlerin bile aynı cezayla karşılaşabileceği uyarısında bulundu.
İran İnsan Hakları grubu tarafından doğrulanan bir video, Perşembe günü Tahran'daki Ghadir hastanesinde aile üyelerinin ceset yığını arasında yakınlarını aradığını gösterirken, hak savunucuları bu cesetlerin yetkililer tarafından öldürülen protestoculara ait olduğunu öne sürdü. İran güvenlik servislerine yakın Fars haber ajansı ise, göstericilerin zorla itiraflarını yayınladı. Aktivistler, zorla alınan bu itirafların İran'da genellikle idam kararlarına delil olarak kullanıldığı konusunda uyardı.

Uluslararası toplum, AB devletleri ve ABD'nin destek mesajlarıyla protestocuların yanında yer alırken, aktivistler artan acımasızlığın belgelenmesi için medyaya çağrı yaparak, "Lütfen insanları gerçek mermiyle öldürdüklerini açıkça belirtmeyi unutmayın" ricasında bulundu.
Güncellenme Tarihi : 11.1.2026 12:53