Gündem
  • 25.12.2014 22:06

IŞİD'siz 14 kent daha var, yatırım yapın

Türkiye'yi ilk kez ziyaret eden Irak Başbakanı Haydar İbadi, Irak petrollerinin Türk topraklarından geçerek dünya pazarına ihraç edilmesini istediklerini söyledi. İbadi, ülkede IŞİD'in olmadığı 14 ilin daha bulunduğu belirtip bu kentlere yatırım çağrısı yaptı.

 

Irak Başbakanı Haydar el-İbadi, Başbakan Ahmet Davutoğlu ile birlikte katıldığı Türkiye-Irak arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin çok önemli olduğunu belirterek, "Türkiye en önemli komşularımızdan ve stratejik ortaklarımızdan biridir" dedi. Türkiye-Irak İş Konseyi toplantısı'nda konuşan Irak Başbakanı, iki ülke arasındaki ilişkilerin pekiştirilmesi için bu ziyareti gerçekleştirdiğini vurgularken, "Türkiye en önemli komşularımızdan ve stratejik ortaklarımızdan biridir. Türk şirketleri Irak'ta her zaman önceliklidir. Türk şirketlerine karşı hiçbir zaman kötülük olmasını istemeyiz. Türk iş adamlarının güçlü şekilde Irak pazarına girmelerini istiyoruz" dedi.

İbadi IŞİD'in varlığı nedeniyle 'bazı güvenlik problemleri'nin olduğunu anımsatarak, "Ancak Irak'ta 14 il daha var. Oralarda hiçbir karışıklık yok" dedi. Bu bölgelerin imara ve yatırıma ihtiyacı olduğunu belirten İbadi, yatırımlar için kapıları ardına kadar açtıklarını vurguladı.

'Bürokratik engelleri kaldırıyoruz'

İbadi, yabancı yatırımcıların işini kolaylaştırmak için gerekli çalışmaları yaptıklarını kaydederek, "Bürokratik engelleri kaldırıyoruz. Yabancı yatırımcıların ve özellikle Türk ekonomistlerin sadece mal satmak değil, ortaklığın devamını getirebilecek güçlü bir zemin kurulması için işbirliği yapmalarını bekliyoruz" dedi.

İki ülke arasında yapılacak anlaşmanın ekonomik entegrasyonu sağlayacak şekilde gerçekleştirilmesinin önemine dikkati çeken İbadi, şunları söyledi:

"Yatırımlar için gerekli yasal çalışmaları da sürdürüyoruz. Bütçe güvenlik konularındaki sorunlarımız geçicidir, birçok imkana sahibiz. Irak, gelecek vadeden bir ülkedir. Petrol fiyatlarındaki düşüş bütçeyi olumsuz etkiledi ve kuzeydeki petrol akışında sıkıntı yaşandı. Bu da bizi etkiledi. Ancak Bağdat ile Kürdistan yönetimi arasında anlaşma imzalandı. Parlamentonun bu ay içinde bu anlaşmayı onaylayacağını umuyoruz."

İbadi ayrıca bankacılık konularının da yeniden düzenlenmesine çalıştıklarını ifade ederek, ortak bankaların kurulmasını ve Türk bankalarına da çağrı yaptı.

Türk şirketlere Irak çağrısı

Başbakan Davutoğlu da Türk şirketlerinden Irak'ın her yerinde faal olmalarını istedi, "Irak'taki sıkıntılar konjonktüreldir. Bu sıkıntılar aşıldığında Irak çok geniş imkanları ile dünya ekonomisine entegre olacaktır. Bu entegrasyonda Türk şirketleri Irak'a yardımcı olmalıdır" dedi.

Türkiyle ile Irak'ın yan yana olduğunu söyleyen Davutoğlu, "Şimdi kaybedilmiş vakitleri süratle telafi etme zamanıdır. Önümüzdeki 10 yıl içinde Irak yükselen bir güç olacaktır" diye konuştu.

İki lider İş Forumu öncesinde yaptıkları basın toplantısında de basın toplantısında da işbirliği mesajları verdi. Irak Başbakanı Haydar Irak petrollerinin Türk topraklarından geçerek dünya pazarına ihraç edilmesini istediklerini söyledi.

"Irak bütçesiyle ilgili anlaşmalar gerçekleşti. Tabii ki bütçe ve petrol Türkiye topraklarından geçmek suretiyle Ceyhan Limanı'na gelerek, oradan da dünya pazarına açılması konusu gündeme gelmiştir. Biz Türkiye üzerinden ihracatımızı yapmak istiyoruz. Ekonomi ve ticaret yönünden de Türkiye açısından önem arz etmekte. Bu Irak’ın da çıkarına."

'Irak’a her türlü desteğe hazırız'

Başbakan Davutoğlu DEAŞ ve PKK'ya karşı mücadelede iki ülkenin ortak tavır içinde olduğunu vurguladı.

"İki ülke arasındaki ilişkileri geliştirme iradesini en güçlü şekilde vurgulamış olduk. İlk kez Irak’ta kurmuş olduğumuz YDİK (Yüksek Düzeyli İşbirliği Konseyi) toplantısını gerçekleştirmiş olduk. En önemli alanlarda bakanlarımız kendi aralarında kapsamlı görüşmeler gerçekleştirdi. Yepyeni bir dönem, yepyeni bir sayfa açarak bütünüyle ele aldık. Şu anda her şeyden önce birinci gündem maddemiz güvenlik konusudur. Bir terör örgütü olan DEAŞ’ın yaptığı saldırılarla ortaya çıkan güvenlik riski sadece Irak’ta değil tüm bölgeyi etkilemektedir. Tüm bölge ve Türkiye’ye tehdit, risk mahiyeti taşımaktadır. Irak’ın toprak bütünlüğüne, güvenliğine ve istikrarına Türkiye’nin güvenliği ve istikrarı gibi bakıyoruz. Irak’a bu konuda her türlü desteği vermeye hazırız. Bölgede var olan bütün terör örgütlerine karşı ortak tavırda mutabıkız. Gerek DEAŞ gibi son dönemde çıkan terör örgütleri, gerekse on yıllardır Irak topraklarından Türkiye’ye saldırılar yürüten PKK’ya karşı ortak tavır içindeyiz."

'Enerji büyük bir işbirliği imkânı'

Davutoğlu da enerji alanındaki işbirliğinin altını çizdi.

"İnşallah Irak’ın güvenlik güçlerinin ve peşmergenin sağladığı başarılardan sonra Irak’ta kalıcı istikrar sağlanır. Türkiye bu noktada her zaman destek vermeye hazırdır ve bu desteği sürdürecektir. Ekonomik ilişkiler bağlamında başta enerji olmak üzere gözden geçirdik. Türkiye-Irak arasında enerji büyük bir işbirliği imkânıdır. Irak’la her türlü işbirliğine hazırız, Irak Anayasası’na dayalı olarak bu işbirliği dönecektir. Irak Anayasası'nın öngördüğü prensipler etrafında işbirliğini sürdürmek için kararlıyız. Irak ve Türkiye birbirinin en önemli dış ticaret ortaklarından biridir. Güvenlik şartları bu ticareti etkilemişti. Güvenlik şartları inşallah iyileştikçe, gittikçe artan bir ivme kazanacaktır. Kasım ayındaki ziyaretten sonra bazı Türk firmalarına bazı bürokratik, teknik engellerle ilgili olarak çok kararlı adımlar attılar. Teşekkürü borç bilirim. Yine suyu işbirliği alanı olarak görerek atılacak ortak adımlar konusunda her türlü işbirliğine hazırdır. Suyun yönetimi ve en az israfla tasarrufunu da öngören bu ortak tutumumuzu ileri götürmeye kararlıyız."

İbadi: IŞİD’in kontrolü zayıflamaya başladı

Türkiye’nin güvenliğine önem verdiklerini belirten Irak Başbakanı İbadi, IŞİD'le mücadelenin seyri konusunda da umutlu konuştu.

"YDİK anlaşmasını tekrar hayata geçirmek istiyoruz, bu bölgenin ve ülkelerimizin çıkarına olacak şekilde. IŞİD sadece Irak ve bölge için değil global çerçevede tehdit oluşturmaktadır. Irak kuvvetleri ve peşmerge güçleri terörizmle mücadele etmektedir. IŞİD’in kontrol ettiği bölgelerden onları çıkarmaya başlamıştır. Şu anda IŞİD’in kontrolleri zayıflamaya başlamıştır. Irak güvenlik güçlerinin eğitimi, silahlanma alanında Türkiye’nin yardımlarına teşekkür etmek istiyoruz. Ekonomi, güvenlik ortaktır, bize yönelik tehditler ortaktır. Türkiye’nin güvenliğine önem vermekteyiz, halel gelmesini istemeyiz. Irak topraklarından Türkiye’ye herhangi bir müdahaleye izin vermeyiz."

İbadi, "Bölgede mezhep kutuplaşması vardır. Bu bağlamda da işbirliği yapmak gerekiyor. Mezhepler arasındaki çatışmaları bertaraf etmek için tüm bölge halklarının dokusuna zarar veren bu tehditlere karşı işbirliğine hazırız. Bir iyimserlik içerisindeyiz. İlişkileri gerçek olumlu bir çıtaya çıkarmak için sadece sorunları konuşmak değil yapıcı ilişkiler kurarak tam bir açılım içerisinde olmak istiyoruz" dedi.

İbadi: Bütün aşiretlere elimizi uzatıyoruz

Soru-cevap bölümünde ise İbadi'ye Sünni aşiretlerin IŞİD ile mücadele için destek beklentisi olduğu ve Türkiye'nin Irak ordusuna verdiği eğitim hatırlatıldı. Irak Başbakanı buna şöyle yanıt verdi:

"Irak özgür demokratik bir ülkedir. Burada birtakım sıkıntılar var siyasi bir dayanışma var ülke içerisinde. Eleştiriler Sünni bölgelerden geliyor, biz bunları saygıyla karşılıyoruz. Şii bölgelerden de var silahlanma, sivillerin korunması konusunda. Uluslararası toplum bile kendisini savunacak durumda değil IŞİD’e karşı. Uluslararası bağlamda bir desteğin olması gerekiyor. Biz bunu talep ettik. Bombardıman, eğitim, silahlanma konusunda talepte bulunduk. IŞİD’i ancak bu şekilde bertaraf edebiliriz. Bu siyasi eleştirileri saygıyla dinliyoruz, olabilir elbette. Siyasi konumumuz buna açıktır. Biz bütün aşiretlere elimizi ulaştırıyoruz. Bu bölgelerdeki savaşçıları, gençleri, cesur gençleri alıyoruz IŞİD’e karşı mücadele etmek için silahlı kuvvetler bağlamında. Ancak herkesi alamayız, bu mümkün değil, şu an askeri yönden mücadele veriyoruz."

Davutoğlu ise, "İki ülke arasında teröre karşı işleyen mekanizmalar zaten var. Daha da genişleyecek bu ziyaretten sonra. Askeri eğitim manasında destek çalışmalarımız oldu. Bugün savunma bakanlarımız görüşmeler yaptılar. Bu konularda verilecek destek hususunda daha kapsamlı ne yapılacaksa, eğitim ve destek alanında ne yapılacaksa hazırız. Savunma bakanlarımız ve ilgili birimlerimiz daha detaylı çalışmayı yürütecekler" dedi.

Davutoğlu: Yabancı savaşçılara kapatılmalı

İki lidere, "Türkiye tarafından Irak’a terörle mücadele konusunda sunulan desteğin türü ve yabancı savaşçıların Irak’a geçişi konusunda verdiğiniz destek nedir? Irak, Türkiye’den ne bekliyor?" soruları da soruldu.

Davutoğlu buna şöyle yanıt verdi:

"Bu konuda Kuzey Irak’ta DEAŞ’a karşı savaşan peşmerge güçlerine verdiğimiz askeri eğitim faaliyetleri var. Erbil’e gittiğimde orada da görüşmeler yaptık. Bağdat ziyaretinde de vurguladık. Irak merkezi hükümetine bu konularda verilecek destek hususunda her türlü fikre açığız. Gerekli desteği, eğit donat desteği konusunda da Iraklı güvenlik birimleriyle her türlü desteğe hazırız. Gerek Irak gerek Suriye’de hiçbir savaşçı olmaması, hem yabancı savaşçılara hem de DEAŞ gibi dışarıdan gelerek terörist savaşçılara Suriye kapatılmalı. Suriye, Suriye halkına; Irak, Irak halkına aittir. Her iki ülkenin halkı dışında hiçbir yabancı güç bu ülkelerde olmamalıdır. Yabancı savaşçı konusunda Türkiye ilkesel bir tutuma sahiptir, her türlü desteğe hazırdır."

İbadi: İstihbari işbirliğine ihtiyaç duyuyoruz

İbadi de istihbaratta işbirliğine daha fazla ihtiyaçları olduğunu söyledi.

"IŞİD tüm bölgenin güvenliğini tehdit etmektedir. Sayın Başbakan bu yardımı sunacağını söyledi. Askeri istihbari eğitim silah konusunda bu konuşmalar geçti. Güçlerimizi seferber ederek bu konuda bütün komşu ülkelerin desteğiyle bertaraf edebiliriz bu örgütü. IŞİD savaşçısı geçişinin kolaylaştırılması söz konusu değildir, uluslararası kanunlar çerçevesinde de bulunmuyor. Türkiye izin vermemektedir ancak bazı kimlikleri belirsiz kişiler geçebilmektedir. Bu konularda istihbari yönden daha fazla işbirliğine ihtiyaç duyuyoruz. Halk içerisindeki oluşumlarda etnik mezhebi çatışmalara karşıyız, Suriye’de de keza. Her ülkede etnik gruplar azınlıklar var, bu konuda işbirliği yapmamız gerekiyor. Bu gibi oluşumları deşifre etmemiz gerekiyor istihbari işbirliği ile."

 

Kaynak: Al Jazeera

 

Güncellenme Tarihi : 18.3.2016 23:22

İLGİLİ HABERLER