Dünya
  • 7.4.2002 14:37

İSRAİL'İN NÜKLEER GÜCÜ ARAPLARI KORKUTUYOR

KAYNAK : Haber Vitrini ADNAN BEKTAŞ ADANA - İsrail'in Filistin topraklarını işgal etmesine gerekli tepkiyi gösteremeyen Arap ülkelerinin, İsrail'in elindeki nükleer silahlardan korktukları belirtildi. Çok gelişmiş 200 kadar nükleer bombaya sahip ve dünyanın beşinci nükleer gücü konumundaki İsrail'in bu nükleer gücünün, Çin ve Fransa ile rekabet edecek düzeyde ve biyolojik silahlar yönünden de çok güçlü olduğu kaydedildi. İsrail, 200 adet termonükleer bomba, denizaltılardan atılabilecek çok sayıda nükleer başlıklı 950 millik Cruise füzesi, bu füzeleri atabilecek 4 denizaltı, Dimona nükleer reaktörü, Etno-bombası adlı öldürücü biyolojik bomba, büyük miktarda kimyasal ve nükleer silah, kimyasal ve biyolojik silah üreten Nes Tziyona Enstitüsü ile bölgede büyük bir tehdit oluşturuyor. Bu silahların kullanılmasına yönelik bir stratejik konsepte sahip olması nedeniyle Ortadoğu'da barış ve istikrar karşısında büyük tehdit oluşturan İsrail, Filistin'e yönelik saldırılardan sonra tavır koymada zorlanan Ortadoğu'daki Arap ülkelerini de sindiriyor. İSRAİL'İN NÜKLEER KUMANDA MERKEZİ Tel Aviv'deki The Bor Karargahı'nda nükleer kumanda merkezi bulunan İsrail'in nükleer başlık taşıyan uçakları da Tel Nof'taki hava üssünde konuşlandırılıyor. Ülkenin çeşitli yerlerine yayılmış stratejik nükleer silah platformları, füze üsleri, hava üsleri ve nükleer reaktörü de bulunuyor. İsrail'in stratejik nükleer silah platformları ise Rafael'de (Kuzeyde), Yodefat'ta (Kuzeyde), Eilburn'da (Kuzeyde), The Bor'da (Ortada), Nes Zionyaa'da (Ortada), Soreg'de (Ortada) ve Dimona Reaktörü (Güneyde) yer alıyor. Füze üsleri, Be'er Yaakov'da (Ortada), Hirbat Zekharyah'ta (Güneyde), Hava üsleri Tel Nof'ta (Ortada) ve Paalmikhim'de (Ortada) bulunuyor. İSRAL'İN NÜKLEER BOMBALARI İsrail atom bombasının babası Ernst David Bergman, Weissmaan Bilim Enstitüsü Izotop Araştırma Bölümü'nü kurduktan sonra 1952'de Atom Enerjisi Komisyonu'nu kurarak çalışmalara başladı. ABD, İsrailli nükleer bilimcileri eğitip, teknoloji transferinde bulundu. 1955'te "Barış için Atom Projesi" çerçevesinde küçük bir nükleer reaktör kurdu. Esas itibariyle Fransa; Negev Çölü'nde Bersheeba'da "Dimona" nükleer reaktörünü inşa ederek, reaktör 1964'te faaliyete geçirildi. Dimona reaktörü öncesi çalışmaları gizli olarak "Tracer Laboratuvarı" adlı Amerikan istihbaratına mensup bir Belçika firması gerçekleştirdi. İsrail, Dimona reaktörünün varlığını sürekli olarak reddedip, çok sıkı güvenlik tedbirleri ile korumaya aldı. 1973'te reaktör civarında uçan Libya uçağını ve 1976'da ise kendi uçağını vurdu. İsrail, 1960 yılı ortalarında Negev Çölü'nde birkaç kez atom bombası denemesi de yaptı. İsrail, 1973 Yom Kippur Savaşı'nda 20-30 atom bombasına sahipti ve olası bir nükleer savaşta kullanma kararı almıştı. İsrail'in nükleer bomba imalinde kullandığı Negev'deki rezervlerden elde ettiği uranyum, programın hızla gelişmesi sonunda yetersiz kalınca, Fransa ve İngiltere'den örtülü operasyonlarla uranyum kaçakçılığına başvurdu. 1968'de Plumbalt olayı patlak vermeden önce İsrail, Almanya'dan 200 ton uranyum oksit temin etti. İsrail, bir Amerikan firması aracılığıyla zenginleştirilmiş uranyum aldı. AMERİKA ARACILIĞIYLA URANYUM ALDI İsrail, zenginleştirilmiş uranyumu 1960'lar sonunda Güney Afrika ırkçı rejiminden aldı. 22 Eylül 1979'da Hint Okyanusu'nda bir nükleer deneme yaptı, daha sonra üç nükleer deneme daha yaptı. 1971 yılında Nixon yönetimi, daha güçlü bir nükleer bomba imali için gerekli olan "krystons" sviçlerini İsrail'e verdi. 1976 yılında Carter, Irak'ın Osirak nükleer reaktörünün KH-11 casus uydusuyla çekilen fotoğraflarını İsrail'e verdi. Nixon, Carter ve Reagan yönetimleri İsrail'e nükleer yüksek teknoloji transferinde bulundu. İsrail, 1973 savaşından 1980 yılına kadar nükleer programına hızla devam edip, bu dönemde iki düzineye yakın atom bombası üretti. İsrail'in elinde 200 kadar çok gelişmiş küçültülmüş nükleer bomba bulunduğu ve Dimona reaktörünün yılda 10-12 adet termonükleer bomba ürettiği ortaya çıktı. CRUISE FÜZESİ ÜRETİMİNDE ÜÇÜNCÜ 18 Haziran 2000 tarihli Sunday Times'taki açıklamalara göre, İsrail'in; denizaltılardan ateşlenen, 950 mildeki hedefleri vurabilen nükleer Cruise füzelerine sahip olduğu, Amerika ve Rusya'dan sonra dünyada üçüncü büyük güç olduğu ortaya çıktı. 2001'de her biri dört nükleer Cruise füzesi taşıyacak dört denizaltıya sahip olmayı hedefleyen İsrail'in elinde bulunan nükleer gücün Ortadoğu ülkelerinin sahip olduğu gücün bir kaç kat üstünde ve ihtiyaçlarının da çok üstünde olduğu belirtiliyor. Nes Tziyona Biyolojik Enstitüsü'nde bilinen ve bilinmeyen çok sayıda kimyasal ve biyolojik silah üreten İsrail, F-16 savaş uçaklarına kimyasal ve biyolojik silahlar yükleyecek şekilde dizayn etti. Elindeki F-16 uçakları, nükleer, kimyasal ve biyolojik silahları taşıma ve atma kapasitesine sahip birkaç ülke ayarındaki İsrail, ayrıca Arapların taşıdığı hakim genleri kullanarak üretilen bakterilerle, bu genleri taşıyan Arapları öldürecek Etno bombalar da üretiyor. NÜKLEER GÜÇ KULLANMA STRATEJ0S0 Elindeki nükleer gücünü bir saldırı karşısında en son anda ve mutlaka kullanma stratejisine sahip olan İsrail, nükleer gücünü Amerika adına Arap ülkelerine, Sovyetler Birliği'ne ve Sovyetler'le sınırdaşı ülkelere karşı, "Samson Planı" adıyla soğuk savaşın sona erdiği güne kadar kullanma hedefini geçerli saydı. Bundan sonra da bu stratejiyi devam ettirme kararı alan İsrail'in bu stratejisinin geçerli olduğu Başbakan Ariel Şaron'un "Arapların petrolü varsa bizim de 'Ateşleyicilerimiz' vardır" sözleriyle doğrulanıyor. 1953'te Quibya'da, 1982'de Sabra ve Şatilla'da Filistinli sivilleri katletmiş bir savaş suçlusu olan Ariel Şaron'un bu silahları elinde bulundurması, bugünkü gergin ortamda Arap ülkelerini sindiriyor. 1962'de, "Konvansiyonel olmayan zorlama" adlı bir nükleer konsepti açıklayan İsrail'in bu konseptle, bölge ülkelerine statükoyu ve dayatmalarını kabul ettirmeyi amaçladığı kaydediliyor. Altı milyon nüfuslu İsrail'e yılda 2.5-3 milyar dolar yardım yapan ABD'nin, bu yardımın bir kısmı ile de İsrail'in nükleer gücüne destek verdiğine dikkat çekiliyor. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:18

İLGİLİ HABERLER