Yaşam
  • 18.10.2005 11:25

İŞTE 90 YIL ÖNCE AŞKLAR BÖYLE YAŞANIYORDU

Yazar Kaan Erkam''ın ''''El Yazması Aşklar'''' adlı eseri, eski sevdaları günümüze taşıyor. Okurla 15 Kasım''da buluşması planlanan eserde, 1800-1960 arasındaki mektuplar bulunuyor. * Can alan mektup Abdülhamit''in kızı Şadiye Sultan''a gönderilen ve yazanın canına mal olan mektuptan satırlar: ''''Güzelim, beni bilseniz ne garip meşrebim? Gönlümün en latif hissiyatiyle sizi sevmeye başladım. Çünki şimdiye kadar kimse tarafımıza ne sevildiğim, ne sizi sevdiğim kadar kimseyi sevdiğimi zaten yazmış olduğum şeyler ile vicdanım ile mukayese ederek anlarsınız. Bu muhabbete başlayış o kadar ali''dir ki, en latif bir zamanımızı teşgil edecektir. Lütfve inayetiniz baki oldukça hayatım sizindir. '''' * Aldatılan koca Aldatan eşini herşeye rağmen affeden kocanın mektubu: ''''Rakibe''m, Başım ateşler içinde, kalbim aşkın ateşiyle yanıyor. Her gece sabahlara kadar ağlıyorum. Beni sevmediğini, beni aldattığım bildiğim halde seni unutamıyorum. Merhamet et, kalbimizde açtığımız bütün cerihaları unutalım, onlan tahatır ettiğimiz zaman müthiş bir manzara görmüş gibi başımızı çevirelim. Acı birrü''ya diyelim olmaz mı? Gözlerinden öperim karıcığım...'''' * Kalbim razı olmaz Fazıl''ın kaleminden Emine''ye aşkı: ''''Senin muhabbetin beni bırakmıyor Emine. Bana ne yaptın? Vefasız oluyorum, günahkar oluyorum. Hep kimin için Emine?'''' * İstanbul''u uçuracaktım ''Zühtü'' türküsünün bestecisi Sabahattin Akdağcık''ın mektubu.. ''''Tatlı Gül, İstanbul''dan ayrılışım hiç de kolay olmadı, istanbul''un altına tonlarca dinamit koyup uçurmak geçiyordu içimden ama nerede... Ne zaman yeşil kadife ceketli bir kıza rastlarsam seni onun yerine koyup bol bol seyredeceğim.'''' (vatan)

İLGİLİ HABERLER