Başbakan Recep Tayyip Erdoğan önceki gün bir Alman gazetesine verdiği demeçle, ''''Türban yasağını kaldırmak için çalışmaları başlattık'''' mesajını verdi. AKP''nin, son derece hassas olan türban yasağı konusunda bulduğu formül de son derece hassas hesaplara dayanıyor...
AB''den tam üyelik müzakerelerinin başlatılabilmesi için olmazsa olmaz demokratikleşme adımlarını geçen yıl büyük ölçüde tamamlayan AKP iktidarının gündeminde şimdi çok zor ve kritik iki sorun için çözüm arayışı var: Türban ve imam hatipler...
Hükümet bugüne kadar çözümü erteledi. Fakat hiçbir zaman öncelikler listesinin dışına da atmadı. Çünkü AKP''nin ''''Milli Görüş'''' hareketinden gelen klasik kitle tabanı bu iki sorunu sürekli sıcak tuttu. AKP kadroları, milletvekilleri, bakanlar ve Başbakan Recep Tayyip Erdoğan da tabanın talebini, ''''sözünüzü tutun, vaadinizi yerine getirin'''' baskısını hep üzerinde hissetti.
AKP, türban ve imam hatip sorununu dönem sonundan, olası bir erken seçimden önce çözüme kavuşturmak istiyor. Ancak bu sorun gündeme geldiğinde başta YÖK ve Türk Silahlı Kuvvetleri olmak üzere bazı devlet kurumları ve sivil toplum örgütlerinin sert tepkisi ile karşı karşıya gelineceğini de biliyor.
O yüzden son derece dikkatli, serinkanlı, uzlaşmaya dayalı makul bir çözüm yolu arayışı hedefleniyor.
Kamusal alan tarif edilecek
AKP''nin kurmay hukukçuları, bir süredir kamusal alanda ve üniversitede türban yasağının hukuksal dayanağını inceliyor. Anayasa Mahkemesi kararının hükmüne değil gerekçesine dayandırılan yasağın aslında uygulanamayacağını düşünüyorlar. Ama öte yandan da bir türlü değiştirilemeyen uygulama gerçeği var...
Görünüşte Anayasa Mahkemesi kararını etkisizleştirmek yönünde AKP''nin önünde bir engel yok. Anayasa''nın 153. maddesinde değişiklik yapılabilir, ki bu da tartışılıyor. Meclis''teki sandalye sayısı yeterli, matematiksel bir engel yok. Tek başına veya bir iki bağımsız milletvekilinin desteğiyle gerekirse Anayasa değişikliği yapılabilir. Ardından gerekli yasal ve idari düzenlemelerin de gerçekleştirilmesiyle türban sorunu ortadan kaldırılabilir.
Ancak aritmetik yönden hiçbir zorluk olmasa da bunun siyaseten son derece riskli bir yöntem olduğunu biliyor AKP kurmayları. Onun için de önce çözüm formülünün kamuoyunda tartışılması, toplum kesimleri ve devlet kurumları arasında asgari mutabakat sağlanması öngörülüyor. Tartışmaya açılması düşünülen formül şu: Önce kamusal alanın net biçimde tarif edilmesi. Bu tarifin gerekirse bir yasal çerçeveye kavuşturulması. Bu konuda genel bir mutabakat sağlanması.
CHP''nin desteği şart
İkinci nokta, kamusal alanda kamu hizmeti verenlerin resmi kıyafet yönergelerine ve türban yasağına uymalarının zorunlu olması. Ancak hizmet alanlar için durumun farklı değerlendirilmesi. Hizmet alanların siyasal simge olarak adlandırılmayacak biçimde türban takabilmelerinin serbest olması. Karakollarda, adliyelerde, hastanelerde ve diğer tüm devlet dairelerinde hizmet veren kamu görevlileri için türbanın yasak, bu kurumlardan hizmet alanlar içinse serbest olması. Aslında şimdi de ekstrem uygulamalar dışında kamudan hizmet alanların türban takmalarına bir engel yok.
Şu anda sorun, üniversitelerdeki türbanlı öğrencilerin durumu. Anayasa Mahkemesi''nin türban yasağına ilişkin gerekçeli kararı, üniversite öğrencilerini üniversitedeki kamusal alanın olmazsa olmaz parçası olarak değerlendirdiği için türbanı yasaklıyor. AKP''nin uzlaşma formülü ise. üniversite öğrencilerini de ''''hizmet alan'''' kapsamına sokarak, yasak kapsamı dışına çıkarmayı öngörüyor. Yani üniversitede de öğretim üye ve görevlileri ile diğer personel için türban yasak olacak, öğrenciler içinse serbest bırakılacak.
AKP şimdi bu formül üzerinde uzlaşma zemini arayacak. Bu konuda yapılacak yasal düzenleme için de tek başına aritmetik çoğunluğun yeterli olmayacağı, CHP''nin desteğinin de şart olduğu düşünülüyor.
Formül için ne dediler?
YÖK Başkanı Erdoğan Teziç: Hiç isabetli olmaz
Türban konusunda Anayasa Mahkemesi''nin, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi''nin ve Danıştay''ın kararları ortada. Yeni bir yasal düzenlemenin yapılması isabetli olmayacaktır. Çünkü o da yeni hukuki sorunlar ve sıkıntılar yaratır.
DYP Genel Başkanı Ağar: Biz destek veririz
Üniversitelerde türbanın serbest bırakılmasını destekliyoruz. Bu konularda bizim görüşümüz değişmez. Ne Doğru Yol Partisi ne Mehmet Ağar iki de bir fikir falan değiştirmez. Buyursunlar yapsınlar. Biz daha önce destek vereceğimizi söyledik. Her dakika fikir değiştirmeyiz. Biz üniversitelerdeki insanların başının örtüsü ile değil başının içindekilere doğru bilgilerin verilmesinin doğru olacağını belirttik. Ve ben üniversitelerde türbanın serbest bırakılmasını desteklediğimi ifade ettim. Zaten biz iktidar olursak bunu yaparız. Ama bu iktidar yapar mı yapamaz mı ben onu bilemem.
(VATAN)
Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 11:03