Gündem
  • 14.1.2003 11:04

İŞTE, BAŞBAKAN GÜL’LE TÜSİAD BAŞKANI’NIN SIR GİBİ SAKLANAN TELEFON KONUŞMASININ DÖKÜMÜ...

3 Kasım seçimlerinin ardından AKP Hükümeti'ne ilk büyük avansı verenlerden biri de Türk Sanayici ve İşadamları Derneği (TÜSİAD) idi. Ancak, iktidar olduktan sonra sergilenen koordinasyonsuz tavır ve Irak operasyonunun konuşulduğu bir dönemde hükümetin bir bakanının Irak Lideri Saddam Hüseyin'le görüşmesi, TÜSİAD'da ciddi rahatsızlıklar yarattı. Öyle ki, 'Enflasyon ve Büyüme Dinamikleri' konulu raporu açıklamak için dün Çırağan Sarayı'nda toplantı düzenleyen TÜSİAD Başkanı Tuncay Özilhan, ilk defa hükümeti sert bir şekilde eleştirdi ve Hazine'den Sorumlu Devlet Bakanı Ali Babacan'ın önünde, adeta iş dünyasının hükümete verdiği avansın bittiğini ima etti. İşte ne olduysa bu konuşmadan sonra oldu. Birçok televizyondan da canlı olarak yayınlanan konuşma, Başbakan Abdullah Gül'ün tepkisine neden oldu. Öyle ki daha toplantının kahve molasında telefona sarıldı ve bakanı Ali Babacan'ı aradı. Babacan'la bir müddet görüşen Gül, telefona TÜSİAD Başkanı Özilhan'ı istedi. Belki de bir TÜSİAD Başkanı tarihinde ilk defa, konuşmasının üzerinden dakikalar geçmeden bir başbakan tarafından 'interaktif' yoldan uyarıldı. Bir zamanlar verdikleri ilanlarla hükümet bile düşüren TÜSİAD, bu sefer gerçekten sert kayaya çarptı. O sırada olayı farkeden bazı medya mensuplarını oyalamak ise Bakan Ali Babacan'a düştü. Peki neydi, Başbakan Gül'ü bu kadar sinirlendiren konuşma? İşte Özilhan'ın konuşmasının satırbaşları RÜYADAN UYANDIK * Hükümetten tek parti iktidarının gücüyle istikrarlı ve kararlı bir icraat beklerken, tam tersi bir manzarayla karşılaştık. Seçimden zaferle çıkmış bir iktidarın hiç ihtiyaç duymaması gereken popülist söylem ve uygulamalar... İstikrar programının gereklerinin kavranmamış olduğunu gösteren icraatlar... Tenkitleri değerlendirmek yerine onlara sert tepki göstermeyi seçen bir yönetim anlayışı... Çok başlılık ve birbiriyle çelişen beyanlar... Koordinasyonsuzluk... Parlamento içi ve dışı muhalefetle, sivil toplumla, bürokrasiyle gerekli diyaloğun kurulamaması... * Türkiye kritik bir dönemden geçerken ihtiyacımız olanlar bunlar değil. Güçlü bir tek parti hükümeti olmak başarıyı garantilemez. Başarıyı getirecek olan doğru politikaların, uyum içinde, net bir şekilde ve ısrarla uygulanmasıdır. * Ülkemiz içte olduğu kadar dışta da çok kritik bir dönem içinde. Ülkenin dış gelişmeler karşısında gerektiğinde başını dik tutabilmesi açısından mali disiplin hayati önem taşıyor. Mali disiplindeki gevşemeler nedeniyle kırılganlaşan bir ekonominin dışsal şokları kaldırması mümkün değil. * Yeni sıkıntılar yaşamaya tahammülümüz yok. Bu nedenle hükümetin mali disiplini bozacak, enflasyonla mücadeleyi aksatacak adımlardan özenle kaçınması gerektiğini, toplumun çıkarlarının burada olduğunu hatırlatmakta yarar var. * Alınan kararların kendisi kadar, hangi şeffaflıkta alındığı, ne kadar ikna edici olduğu ya da kamuoyuna hangi açıklıkla anlatıldığı da önemlidir. Hükümetin piyasalarla iletişime önem vermesi, bürokrasiyle, sivil toplumla, muhalefetle işbirliğini güçlendirmesi şarttır. * Savaşı kimse istemez. Ancak, barışçıl çözümü üretemeyeceğiniz bir noktaya geldiğinizde yapılacak şey, zararı en aza indirecek, kayıplarınızın telafisini en yüksek düzeyde tutacak önlemleri almaktır. Türkiye demokratik bir ülke olarak hiçbir zaman totaliter bir rejimin yanında yer almamalı. * Kararsızlık bizi, kurulacak yeni dengelerin dışında bırakabilir. Yalnız kalmış bir Türkiye, geleceği olmayan bir Türkiye'dir. Yapılan ve yapılmayanların bedelini de kazancını da toplumca adil olarak paylaşacağız. Ancak tarih önünde sorumluluk her durumda hükümete ait olacaktır. İŞTE KONUŞMALARIN DÖKÜMÜ Abdullah Gül Sizin sözleriniz, bu toplantının amaçlanan etkilerini sildi. Biz ekonomik dengeleri oluşturalım derken, bu konuşma menfi etki yarattı. Irak konusunda söylediklerinizi çok yanlış buldum. Tuncay Özilhan Anlıyorum. Abdullah Gül Eleştirilerde aceleci davranıldı. Tuncay Özilhan Anlıyorum. Abdullah Gül Biz bu toplantıya çok önem verdik. Ekonominin genel dengeleri ve bu konuda müşterek olarak ne yapabiliriz konusunda mutabakata varmak için toplantıyı düzenledik. Tuncay Özilhan Doğru. Abdullah Gül Fakat bu toplantıdan başka mevzu çıktı. Amaç ekonominin genel dengelerini belirlemekti. Tuncay Özilhan Katiyetle. Abdullah Gül Sizin Irak konusunda söylediklerinizi çok yanlış buldum. Sizin bu sözleriniz, bu toplantının amaçlanan etkilerini sildi. Biz ekonomik dengeleri oluşturalım derken, doğru işaretler verelim derken, bu konuşma menfi etki yarattı. Tuncay Özilhan Şimdi, fakat Sayın Başbakanım. Bugünkü konuşmamın metni daha ziyade size destek verici. Yani ortamı sizin lehinize çevirici bir yapı içinde. Onun için aleyhte çalışacağını düşünmüyorum. Abdullah Gül Irak konusunda kararsızlığımız yok. Bizim yürüttüğümüz politika, bizim konuştuğumuz Amerikalılar tarafından da beğeniliyor. Tuncay Özilhan Peki o gerekli desteği öbür taraftan vereceğiz Sayın Başbakanım da... Ancak, tabii Kürşat Tüzmen'in şu tarihlerde Irak'a gitmesi çok sempatik durmadı. Abdullah Gül İngiltere de bu konuda sıkıntıda. Tony Blair'in üzerinde baskılar var. Tuncay Özilhan Anladım, biliyorum, biliyorum. Abdullah Gül Bu toplantıda Irak'tan çok ekonomi ile ilgili konuların ön planda olmasını isterdik. Tuncay Özilhan Ama, bunlar sizin kamuoyundan destek almanızı, yani karar verirken de size müspet yönde bir kamuoyu oluşturması açısından çok önemli diye görüyorum. Çünkü, herkes, 'İş alemi de çıktı, sizin yanınızdayız ve bu işi yapın, diye bir mesaj verdi' şeklinde yorumluyor. (Sabah) Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:08

İLGİLİ HABERLER