Gündem
  • 7.4.2014 20:54

İşte Bülent Arınç'ı üzen 3 il

Hükümet sözcüsü Bülent Arınç, Bakanlar Kurulu sonrası açıklama yaptı.İlçe belediye başkanlıklarının tamamını kazandığımız 7 ilimiz var. Maalesef 3 ilimizde Hakkari, Iğdır ve Tekirdağ'da ilçe belediye başkanlığını kazanamamışız. Bu normal bir seçim sonucu olarak kabul edilirse, 1394 belediyenin yüzde 60'ını kazanmış durumda"

Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Bülent Arınç, yerel seçim sonuçlarına ilişkin, "30 büyükşehirin 18’inde Ak Partili Belediye Başkanları kazandı. Bu 30 şehire nispet edildiğinde başarı oranımızın yüzde 58.9 yani yaklaşık yüzde 59 olduğunu gösteriyor. Toplam 51 ilimiz var. 30 büyükşehirin dışında. 51 ilin 30’unu AK Parti kazanmış durumda. Bu da hemen hemen yüzde 60’a tekabül ediyor” dedi.

Başbakan Recep Tayyip Erdoğan başkanlığında gerçekleştirilen Bakanlar Kurulu toplantısının ardından Başbakan Yardımcısı ve Hükümet Sözcüsü Arınç, açıklamalarda bulundu. 30 Mart yerel seçim sonuçlarını değerlendiren Arınç, “Kazanılan ilçeler, itirazlı olanlar, oy sayımlarının ne kadarının tamamlandığı açıkça ortaya çıktı. Dolayısıyla bu seçimlerin ülkemiz için milletimiz için hayırlı olmasını baştan temenni ediyoruz. Güzel bir seçim dönemi geçti. Çok şükür adli bakımdan da çok üzücü olaylar yaşanmadı. Maalesef bazı yerlerde özellikle muhtar seçimlerinde, bazı yerlerde de itirazlar sırasında kamuoyunda takip edilen olumsuzluklar yaşandı ama çok büyük ölçüde önceden belki sözü edilen çapta büyük bir güvenlik sorunu yaşanmadı. Hükümetimizin aldığı tedbirlerle seçim güvenliğini sağlamaya yönelik çalışmalarının büyük ölçüde rolü oldu” diye konuştu.


İşte açıklamadan satır başları:

Toplantıda yerel seçimlerle ilgili değerlendirme fırsatımız oldu. Yerel seçimlerde 1394 merkezin 821’ini Ak Parti kazandı.

Biz toplam belediyelerin yüzde 60’ını kazanmış durumdayız.

İlçe belediyelerinin tamamını kazandığımız yedi il var. Maalesef üç ilde ilçe belediyesi kazanamamışız.

Halkımız partimize başbakanımıza partimize güvendi. 20 milyon 500 bin oyla bize büyük bir onur kazandırdı.

SORU & CEVAP

-Anayasa Mahkemesi başkanı Haşim Kılıç’ın twitter kararı ile ilgili açıklamalarını nasıl değerlendiriyorsunuz?

-‘Bu kararı uygulamak zorundayız ama saygı duymak zorunda değilim’ demişti Sayın Başbakan.

AYM’nin oy birliği ile verdiği karar öncelikle AYM’nin kuruluşu ve yargılama usulleri ile ilgili kanuna aykırıdır.

Twitter ile ilgili konuda bunu aştıklarını görüyoruz. AYM kendi içtüzüğünün 71. Maddesinin 21. Fıkrasında mahkeme içtihadın oluştuğu alanlarda ve ivedilikle karar alınması gereken durumlarda bakanlık cevabını beklemeden başvurunun esası hakkında hüküm koymuş.

Bu 5 mart tarihine kadar yoktu. Aceleyle içtüzüklerini değiştirmişler ve bu ifadeyi koymuşlar.

Bu fevkalade manidar ve düşündürücü geliyor.

AYM burada durumdan vazife çıkarmış. Eskiden durumdan vazifeyi başka kurumlar çıkarıyordu. Artık onlar durumdan vazife çıkarmıyor genelde. Kendi konumlarını vazife ettiler.

Toplam twitter şirketi aleyhinde tam 27 tane mahkeme kararı var. Bu 27 karardan 4’ünü uyguladılar diğerlerini de uygulama aşamasındaydılar ama AYM’nin kararı imdadına yetişti.
AYM böyle bir karar almakla kendi Türk yargısını geçersiz sayacak bir sonuca ulaştı.

Twitter isimli şirkete Türk mahkemelerinin kararlarını uygulamayabilirsiniz şeklinde bir güvence vermiş oldu.

Twitter şimdi 23 mahkeme kararını uygulamama konusunda eline büyük bir koz geçirmiş oldu.

Bir insanın şerefi onuru ihlal ediliyorsa bunu mutlaka 140 karakterli olmasına gerek yok. bunu üç cümleyle de ifade edebilirsiniz.

AYM’nin aslında şunu yapmasını alkışlayabilirdik: Sen nasıl olur da Türk yargısının verdiği kararı uygulamıyorsun. Sen bunları mutlaka uygulayacaksın.

Sayın Başkanın şahsına büyük saygımız var ama oybirliği ile verdikleri karar Türk yargısını ve bireyi korumaya yönelik bir karar değildir.

Tamamen kapatılması düşünülemez sanal alemin ifade özgürlüğü bakımından korunması gerekir. Her şeyden önce insan gelir.

AYM kararı bence çok yanlış bir karardır düzeltilmesi gerekir. Elbette bu kararı uygulamak durumundayız ama mevcut tedbirlere ilave tedbirler de getireceğiz.

Her karar eleştirilir.

İyi ki AYM’ye bireysel başvuru yolunu açmışız da insanlar uzun tutukluluktan kurtuluyorlar.

CUMHURBAŞKANLIĞI SEÇİMLERİ

Gündemimizde bu konu yoktu. Olması da doğru değil. Bir tv kanalında bu konunun gündeme gelemsinin yanlış olacağını söyledim. Çünkü biz 30 Mart’ı konuşmalıyız. AK Partinin seçim başarısı muhalefetin zavallı durumunu konuşmalıyız.

Ama gündeme geldi… Kuveyt’te bulunan cumhurbaşkanımızı sorular karşısında samimi görüşünü ifade etti. O gazeteci arkadaşımız çok kurnaz bir şekilde gündemi bu konuya getirmek için bu soruyu sormuş olabilir. Ama bunu da gazetecilik kızmamak lazım.

Sayın başbakan da Azerbaycan’a giderken sayın cumhurbaşkanına katılıyorum dedi.

Konuyu vallahi fazlasıyla konuştuk. Ama bugün gündemimizde yoktu.

Mayıs ayına, haziran ayına kadar beklememiz gerekecek.

PARALEL YAPI TARTIŞMASI, SES KAYITLARI İLE İLGİLİ NELER KONUŞULDU?

Bu yapıyla ilgili olarak ilaveten hiçbir şey konuşulmadı. Sayın Başbakan’ın bu konuyla ilgili sözleri çok net.

Zamanı geldiğinde suç işleyen hükümete karşı gelen idari ve adli tüm işlemler yapılacak.

En son Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan konuşma biraz da montajlanmak suretiyle yayınlanmıştı. Bu konuyla ilgili soruşturma da devam ediyor.

TBMM AÇILIYOR, MİT YASASI İLE İLGİLİ SON GELİŞMELER VE ÇÖZÜM SÜRECİ

Sayın Beşir Atalay gündemdeki konularla ilgili bilgi verdi.

4 bakanımızla ilgili soruşturma önergeleri var. 1 ay içerisinde görüşülmeleri gerekiyor. 5 mayıs tarihi itibariyle önergelerin konuşulup kabul edilip edilmediğini göreceğiz.

MİT ile ilgili tasarı gündeme gelecek. Danıştay’ın bazı daireleriyle ilgili bir tasarı olacak. 6 aydır genel kurul gündeminde bekleyen bir tasarıydı.

AYM KARARINDAN SONRA EK TEDBİRLER İFADESİ

Biz şimdi ferdin hukukundan bireyin haklarından vazgeçecek değiliz.

Bir ev hanımının kendi adıyla porno yayıncılık yapılıyorsa bir devlet bir hükümet bir yargı bu insanın haklı şikayetini görmezden gelebilir mi?

“Efendim sanal alemde her şey yapılabilir…” Böyle bir özgürlük hayvanlar aleminde bile yok.

Herkes kedisini kessin, hayvanlarla ilişkisini internette yaysın şöyle olsun böyle olsun..
Bizi anayasada verilen görevler var biz de bunları sonuna kadar uygulamakla görevliyiz.

GUTA’DAKİ KİMYASAL SALDIRIDA TÜRKİYE’NİN

Külliyen yalan ve iftiradır. Dışişleri bakanlığımızın bize gönderdiği not var. Beyaz Saray yetkilileri yalan olduğunu bizzat vurguladılar.

Kimyasal silah saldırılarının tek sorumlusunun Esad rejimi olduğunu bizzat belirttiler.

Doğu Perinçek’İN ‘CEMAATLE MÜCADELEDE HÜKÜMETİN YANINDAYIZ’ AÇIKLAMALARI

Doğu Perinçek’in sözlerini bana yorumlatmaya kalkışıyorsunuz.

İçeriden yeni çıktı ama bu yaşa kadar nelerle uğraştığını biliyorsunuz.

Bana bu soruyu keşke sormasaydınız.

RICCIARDONE’NİN GÜLEN AÇIKLAMASI

ABD Büyükelçisinin açıklamalarında Gülen’in iadesi ile ilgili bir ifade yok. söylemişse bunu ayrıca inceleyeceğim. O çok uzun röportajında bunu ayrıca inceleyeceğim.

Gülen’in iadesi ile ilgili hükümetin bir talebi olmadı.

TWİTTER ELİNE BÜYÜK KOZ GEÇİRDİ

Bülent Arınç, Anayasa Mahkemesi'nin twitter kararını eleştirerek; "Türk yargı kararlarını hiçe sayan, uygulamayan twitter isimli şirkete 'mahkemelerinin kararlarını uygulamayabilirsiniz' şeklinde bir güvence vermiş oldu. Twitter, şimdi 23 mahkeme kararını uygulamama konusunda eline büyük bir koz geçirmiş oldu" dedi.

Bülent Arınç, Anayasa Mahkemesi'nin twitter kararını eleştirerek; "Türk yargı kararlarını hiçe sayan, uygulamayan twitter isimli şirkete 'mahkemelerinin kararlarını uygulamayabilirsiniz' şeklinde bir güvence vermiş oldu. Twitter, şimdi 23 mahkeme kararını uygulamama konusunda eline büyük bir koz geçirmiş oldu" dedi.

Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç, 30 Mart Mahalli İdareler Genel Seçimi'nin ardından yapılan ilk Bakanlar Kurulu toplantısı sonrası basın mensuplarına açıklamalarda bulundu. Bakanlar Kurulu toplantısında 30 Mart seçimlerinin gündeme geldiğini belirten Arınç; "42 milyon oyun 20 milyon 500 binden fazlasını AK Parti kazanmış durumda. Bin 394 belediyenin de yüzde 60'ını kazanmış durumda. Bu elbette çok büyük bir başarıdır. 2004'e, 2009'a baktığınızda belki kazanılan belediye sayısı itibariyle yine yüzde 60'lar civarındaydı ama oy oranımız 8 puan daha artmış durumda. 30 büyükşehir belediyesinden 18'inde biz başkanlığı kazanmış olduk. Birde sonra seçim sürecinde yaşananları, özellikle 17 Aralık'tan seçim sürecini etkilemeye matuf tüm olumsuz çalışmalara rağmen böyle bir sonucun alındığını, böyle bir başarı sağlandığını söylersem, bu başarımızı 2 misli daha güçlendiriyor. Çünkü bütün yapılanlar 30 Mart seçimlerini etkilemek ve hükümetin, Başbakan'ın yıpratılması suretiyle burada alınacak olumsuz bir sonucun daha sonra Cumhurbaşkanlığı seçimini, daha sonra da milletvekilliği seçimlerine yansıyıp, AK Parti'yi iktidardan yalanlarla, iftiralarla, hakaretlerle, düzmece tapelerle alaşağı edeceklerini düşünenlerin de büyük bir başarısızlığı oldu" diye konuştu.

"BU FEVKALADE MANİDAR VE DÜŞÜNDÜRÜCÜ GELİYOR"

Arınç, Anayasa Mahkemesi'nin twitter kararını da değerlendirerek Başbakan Erdoğan'ın karara ilişkin 'Bunu uygulamak zorundayız. Ama bu karara saygı duymak değilim' dediğini hatırlattı. Arınç; "Anayasa Mahkemesi'nin aldığı karar, Anayasa Mahkemesi'nin Kuruluşu ve Yargılama Usülleri Hakkındaki Kanun'a açıkca aykırıdır. Saygı duyup duymamak meselesi ayrı bir durum" diyerek, AYM'ye bireysel başvuruda, idare ve yargısal başvuru yollarının tümünün, AYM'ye bireysel başvuru yapılmadan önce tüketilmesi gerektiğini ancak twitter kararında bunu aşıldığını söyledi. Başbakan Yardımcısı Arınç, AYM'nin AYM'nin durumdan vazife çıkardığını savunarak; "AYM kendi içtüzüğünün 71. Maddesinin 21. fıkrasında 'mahkeme içtihadın oluştuğu alanlarda ve ivedilikle karar alınması gereken durumlarda bakanlık cevabını beklemeden başvurunun kabul edilebilirlik esası hakkında karar verebilir' şeklide bir hüküm koymuş. Bu 5 Mart tarihine kadar yoktu. Aceleyle içtüzüklerini değiştirmişler ve bu ifadeyi koymuşlar. Bu fevkalade manidar ve düşündürücü geliyor. AYM burada durumdan vazife çıkarmış. Eskiden durumdan vazifeyi başkaları çıkarırdı. Artık onlar durumdan vazife çıkarmıyor genelde. Kendi konumlarını takdir ettiler. Yazılı hukukta ne varsa onu yerine getiriyorlar" dedi.

"AYM'NİN KARARI İMDADINA YETİŞTİ"

Arınç, twitter aleyhinde 27 tane mahkeme kararı olduğunu belirterek şöyle konuştu; "Bu 27 karardan 4’ünü uyguladılar. Diğerlerini de uygulama aşamasındaydılar ama AYM’nin kararı imdadına yetişti. AYM böyle bir karar almakla kendi Türk yargısınının kararlarını geçersiz sayacak bir sonuca ulaştı. Türk yargı kararlarını hiçe sayan, uygulamayan twitter isimli şirkete 'mahkemelerinin kararlarını uygulamayabilirsiniz' şeklinde bir güvence vermiş oldu. Twitter, şimdi 23 mahkeme kararını uygulamama konusunda eline büyük bir koz geçirmiş oldu. Önemli olan insandır. Bir insanın şerefi, onuru ihlal ediliyorsa bunu mutlaka 140 karakterli olmasına gerek yok. Siz bunu üç cümleyle de ifade edebilirsiniz. AYM’nin aslında şunu yapmasını alkışlayabilirdik: 'Sen nasıl olur da Türk yargısının verdiği kararı uygulamıyorsun. Sen bunları mutlaka uygulayacaksın.' Peki o zaman şikayetçi olan insanların hukukunu kim koruyacaktır. AYM verdiği kararla bireyi koruması gerekirken twitter'ı koruyor, bireyi korumuyor. Sayın Başkanın şahsına büyük saygımız var ama oybirliği ile verdikleri karar Türkiye'yi, mahkemelerini ve bireyi korumaya matuf bir karar değildir. Şüphesiz tamamen kapatılması düşünülemez sanal alemin ifade özgürlüğü bakımından korunması gerekir. Ama önce insan gelir. AYM kararı bence çok yanlış bir karardır düzeltilmesi gerekir. AYM'nin kararını elbette bu kararı uygulamak durumundayız ama mevcut tedbirlere ilave tedbirler de getireceğiz. Her karar eleştirilebilir. Türk yargı yetkisini tanımamak gibi bir sonuca varan kararını hiçbir zaman tasvip etmiyoruz."

"KONUYU VALLAHİ FAZLASIYLA KONUŞTUK"

Cumhurbaşkanlığı seçiminin Bakanlar Kurulu'nun bugünkü toplantısında gündemde olmadığını söyleyen Arınç şunları kaydetti; " Gündemimizde bu konu yoktu. Olması da doğru değil. Bir tv kanalında bu konunun gündeme gelemsinin yanlış olacağını söyledim. Çünkü biz 30 Mart’ı konuşmalıyız. AK Partinin seçim başarısı muhalefetin zavallı durumunu konuşmalıyız. Ama gündeme geldi. Kuveyt’te bulunan Cumhurbaşkanımız, sorular karşısında samimi görüşünü ifade etti. O gazeteci arkadaşımız çok kurnaz bir şekilde gündemi bu konuya getirmek için bu soruyu sormuş olmalı. Ama bunu da gazetecilik kızmak doğru değil . Sayın Başbakan da Azerbaycan’a giderken 'Sayın Cumhurbaşkanına katılıyorum' dedi. Konuyu vallahi fazlasıyla konuştuk. Ama bugün gündemimizde yoktu. Mayıs ayına, Haziran ayına kadar beklememiz gerekecek."

"BÜTÜN İNCELEMELER YAPILIYOR"

Arınç, 'paralel yapıya yönelik bir soruşturma var mı?' sorusuna; "Bu yapıyla ilgili olarak ilaveten hiçbir şey konuşulmadı. Başbakan’ın bu konuyla ilgili sözleri çok açık ve net. Bütün incelemeler yapılıyor. Zamanı geldiğinde suç işleyen, hükümete karşı gelen, görevini kötüye kullananlar hakkında idari ve adli tüm işlemler yapılacak. Adalet Bakanımız kısa ve net bilgiler verdiler. En son Dışişleri Bakanlığı’nda yapılan konuşma biraz da montajlanmak suretiyle yayınlanmıştı. Bu konuyla ilgili soruşturma da devam ediyor" diye yanıt verdi.

TBMM'nin çalışma planına ilişkin açıklama yapan Arınç şunları söyledi; "4 bakanımızla ilgili soruşturma önergeleri var. 1 ay içerisinde görüşülmeleri gerekiyor. 5 Mayıs tarihi itibariyle önergelerin konuşulup kabul edilip edilmediğini hep birlikte görmemiz lazım. İkinci konu, MİT ile ilgili tasarı gündeme gelecek. Danıştay'ta daire sayısını arttıran, bazı daireleriyle ilgili bir tasarı olacak. Yargıtay'la ilgili bir kanun bilmiyorum."

"PERİNÇEK'İN NE SÖYLEDİĞİNİ CİDDİYE ALAN İNSAN DEĞİLİM"

Doğu Perinçek’in ‘Cemaat'in bitirilmesi için Erdoğan'ın yanındayız' açıklamalarının sorulması üzerine Arınç; "Doğu Perinçek’in sözlerini bana yorumlatmaya kalkıyorsunuz. Ben Doğu Perinçek'in ne söylediğini, ne anlamda söylediğini ciddiye alan, üzerine söz söyleyen insan değilim.
İçeriden yeni çıktı ama bu yaşa kadar nelerle uğraştığını biliyorsunuz. Bana bu soruyu keşke sormasaydınız" dedi.

"GÜLEN'İN İADESİ İLE İLGİLİ HÜKÜMETİN BİR TALEBİ OLMADI"

Bülent Arınç, Hükümetin Fetullah Gülen'in ABD'den iadesine ilişkin bir talebi olmadığını söyledi. Arınç, Bakan Davutoğlu'nun büyükelçilere 'Yurt dışındaki Türk okullarını kapatılması yönünde girişimlerde bulunmaları' talimatı verdiği iddialarına ilişkin ise şunları söyledi;" Dışişler Bakanımız kendisine bu soruyu soranlara 'Okulların kapatılması konusu filan sormadan önce şunu bana söyleyin. Bir ülkede yaşayanlar kendi ülkerine mektup yazarak kendi hükümetlerini kendi ülkelerini, şikayet etme hakkı var mı? Dışişleri Bakanımızın bu sorusuna cevap versinler, ben de sizin sorunuza rahatlıkla cevap veririm."

“BÖYLE BİR ÖZGÜRLÜK HAYVANLAR ALEMİNDE BİLE YOK”
Başbakan bir gazetecinin, “Twitter sorusunu yanıtlarken bireyi koruyacak ilave tedbirler alabiliriz dediniz. Bu anlamda hükümetin bir açılması mı olacak? Bakanlar Kurulunda gündeme geldi mi?” diye sorması üzerine ise Arınç, şunları kaydetti:
“Mahkemeye gidiyor yargıdan karar alınıyor ama onu bir merkez icra etmiyor. İcra etmeyince de bizdeki idari bir organ elindeki yetkileri kullanıyor. Bu kullanmaya karşı da Anayasa Mahkemesi farklı bir karar veriyor. İşi özetlersek; bu kadar basit. Biz şimdi ferdin hukukundan vazgeçecek değiliz. Bireyin haklarından vazgeçecek değiliz. Düşünün; bir ev hanımı kendi adına sahte bir hesapla porno yayıncılık yapılıyorsa çocukları ve eşi karşısında bunun engellenmesini isterse kendisinin toplum içerisinde kötü bir şekilde tanınacağından şikayet ederse bir devlet bir yargı bir hükümet bu insanın haklı şikayetini görmezden gelebilir mi? Efendim sanal alemde isteyen insana hakaret eder, isteyen insanı şiddete teşvik eder, isteyen istediği şekilde her şeyi yapabilir. Böyle bir özgürlük hayvanlar aleminde bile yok. Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi’nde bütün sözleşmelerde tüm özgürlüklerin yine bir başkasının özgürlüğüyle sınırlı olduğunu ve bu özgürlüklerin de mutlaka birey karşısında bir şekilde korunması gerektiğini ifade ediyor. Biz de böyle sanal alemde ne yaparsanız serbest olsun şeklinde herkes herkese hakaret etsin kuyusunu kazsın, herkes silahlı isyana teşvik etsin, herkes bir yerde suç işlesin, herkes kendisini öldürsün, videolarını koysun Youtube’a veya başka yere, herkes annesini testere ile kessin, bunları tarif etsin, şöyle şöyle yapın desin, herkes hayvanlarla cinsel ilişkilerini bir şekilde yaysın, şöyle olsun böyle olsun. Yani böyle bir özgürlüğe birileri sahip olabilir. Ama biz böyle değiliz. Anayasanın bize verdiği görevler var. Bize verdiği yetkiler var. Onları sonuna kadar kullanırız. İnsanı yaşat ki devlet yaşasın. Bireyin hakkı her şeyin üstündedir. Bireyin taleplerine karşı kul haklarını kısıtlayamaz, gözlerimizi kapatamayız. Kimse kusura bakmasın.
“KÜLLİYEN YALAN VE İFTİRADIR”
Seymour Hersh’in, Guta’daki kimyasal saldırının arkasında Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın ve hükümetinin olduğuna dair iddialarda bulunduğunun hatırlatılması üzerine ise Arınç, “Külliyen yalan ve iftiradır. Bu konuda Dışişleri Bakanlığımızın bize gönderdiği bir not var. Kesinlikle doğru değil. Amerika Birleşik Devletleri’nde de kendisine soru sorulan Beyaz Saray yetkilileri bu konuda kesinlikle yalan, spekülatif iddialar olduğunu bizzat kendileri açıklamış durumdalar. Amerikalı gazeteci Hersh’in makalesinde yer alan hususlarla ilgili olarak Beyaz Saray yetkililerine yapılan açıklamalarda isimsiz kaynaklar atfen yayınlanan iddialar kesin bir şekilde yalanlanmıştır. Kimyasal silah saldırılarının tek sorumlusunun Esed rejimi olduğu bir kez daha teyit edilmiştir diye uzun bir açıklama yapıyorlar. Hersh’in daha evvelki yazılarını da biliyoruz. Tamamen kendi kanaatleri ve isimlerini açıklayamadığı kişilerden aldığı bilgi ve duyumlar olarak bunların kesinlikle bir bilgi ve fikir birimi olmadığını herkes çok iyi biliyor. ABD’li yetkililer de doğrusu olayı çok güzel anlatmışlar ve bunu kesinlikle reddediyorlar” diye konuştu.

 

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 06:14

İLGİLİ HABERLER