Dünya
  • 3.3.2004 00:52

İŞTE DÜNYAYI SARSAN SÜBYANCI KATİL OLAYI

MEHMET CÖMERT BRÜKSEL- Belçika'nın Arlon kasabasında Belçika tarihinin en büyük davası görülmeye başlandı. 8 yıl önce çıkan sübyancılık ağı davası aylarca süreceği ifade edildi. Olayla ilgili baş rolde olan Marc Dutroux, Michel Martin ve Michel Lelievre, milyonlarca euroya mal olan özel yapılmış mahkemede hesap veriyorlar. Özel olarak koruma altına alınmış mahkemenin etrafında emniyet görevlileri hazır bulunurken, gazeteciler ordusu da hazır kıta. 600 gazeteci aylar öncesinden hazırlanırken, davaya Belçika'nın Lüksemburg ilinden 180 kişi arasından 6'sı kadın 12 jüri üyesi seçildi. Ancak dün başlayan davada birçok üye hasta olduklarını gerekçe göstererek ya da psikolojilerinin etkilenebileceğinden dolayı davaya katılmayacaklarını açıklamışlardı. Çocukları mağdur olan ailelerin bazıları davaya katılırken, "Belçika adaletine güvenmiyorum" diyen bazı aileler ise katılmadılar. 1996'da tesadüfen ortaya çıkan sübyancılık ağı, Julie ve Melissa adlı 2 çocuğun Marc Dutroux tarafından haftalarca tecavüz edildikten sonra bodrum katta özel bölmelerde aç bırakılıp ölüme terk edilmeleri ve bunun arkasından da ölmüş çocukların cesetlerinin ortaya çıkmasıyla Belçika gündemine bomba gibi düşmüştü. Belçika'da halk sokağa dökülmüş ve adeta bir sosyal dram yaşanmıştı. Belçika tarihinin en büyük yürüyüşü olarak kayıtlara geçen, 350 bin kişinin katıldığı "Beyaz Yürüyüş" düzenlenmişti. Bunun ardından kaçırılıp kaybolan çocuklar ve genç kızların, Dutroux'nun ağına düştükleri saptandı. Bu ağın içerisinde devlet büyüklerinin, hatta Belçika kralının da parmağı olduğu iddiaları ortaya atıldı. Belçika hükümeti o zamanlar bu dava için parlamentoda özel bir komisyon kurmuştu ve şimdiye kadar yapılan araştırmada 450 bin sayfa rapor yazıldı. Bir taraftan komisyon bu şekilde hazırlanırken, Marc Dutroux 1996 yılında yakalandıktan sonra 1998'de kaçmıştı. Kaçtığı gün ormanda yakalanan Dutroux tekrar hapse atılmış ve Belçika İçişleri Bakanı ile Adalet Bakanı aynı gün istifa etmişlerdi. Bugün davanın 2. gününde çocukları tecavüz edilip katledilen ailelerin korktukları başlarına geldi. Sübyancı Dutroux davayı sabote etmek için, "olay iyice araştırılmadı, olay içerisinde ben sadece küçük bir balığım. Asıl şahıslar Michel Martin ve Michel Lelievreve. Bu şahısların önemleri büyük ama onlar üzerine geniş araştırma yapılmadı" deyip, Belçika televizyon kanalı VTM'ye de mektup yazıp, "Ben Belçika halkının düşmanı değilim. Belçika hükümetini bir mafya yönetiyor. Ben bu mafyaya karşıyım" diye ifade etti. Araştırmanın başında Belçika polisi, jandarması ve diğer emniyet güçlerinin birbirleriyle uyumlu çalışmayı başaramadıklarından dolayı araştırma başında da Belçika emniyet müdürü istifa etmişti. Belçika polisi ve jandarması birbirlerini bilgi vermemekle suçlamışlardı. Bunun ardından Belçika emniyeti, hükümetin emriyle reforma gitti. Bu reform süreci hala devam ediyor. Belçika polisi ve jandarması birbirlerini bilgi vermemekle suçlamışlardı. DUTROUX MAHKEMEYE KARŞI İLGİSİZ Mahkemede kendisini 4 avukatın savunduğu Dutroux, dün ilk oturumda ve bugün davanın 2. gününde oldukça ilgisiz olduğu görüldü. Dutroux'nun bazı anlarda başını masaya yaslayıp uyuduğu görüldü. Sübyancının bu tür dengesiz harekette bulunması, mağdur olan ailelerini çileden çıkarırken, hakim de Dutroux'yu uyardı. Dutroux'nun dengesiz hareketleri karşısında avukatları "Bu bir terbiyesizlik değil, müvekkilim gece uyumamıştı" diyerek savunma yaptılar. Dutroux'nun kendisinin yakın fotoğraflarının çekilmesi ve yakın çekimlerinin alınmaması isteği mahkeme tarafından kabul edildi. Davaya oldukça büyük tepki gösteren halk, dışarıda bir darağacı kurdu. "Asın bu şerefsizi" diye bağıran bir Belçikalı'yı ise polis Arno'yu terk etmeye zorladı. Dutroux'nun VTM'ye yazdığı mektuba çocukları ailelerinin avukatları dava başlarken "Dutroux mahkemeyi manipüle etmeye çalışıyor, mahkeme hiç umurunda değil" diyerek tepki gösterdiler. Dutroux'nun hücresinden kurtulmayı başaran 20 yaşındaki Sabinne Dardenne adlı genç bayan, "Şükür ki jüri heyeti 12 yaşında kızlardan oluşmuyor. Dutroux beni kaçırdığında ben 12 yaşındaydım" diye konuştu. Bazı ailelerin avukatları, Belçika adaletine güvenlerinin tam olduğunu belirttiler. Dutroux'nun avukatların biri de davaya tepki göstererek, "Müvekkilim davası görülmeden müebbete mahkum edildi" dedi. Bu arada, Belçika'da çocuk ve gençlere, Çocukları Koruma Derneği tarafından bir telefon hattı kuruldu. Dutroux olayı ortaya çıktıktan sonra devletin ve halkın büyük desteğiyle kurulan Çocukları Koruma Derneği'nin AB çapında gelişebilmesi için dönemin Belçika Başbakanı ve şu an ki AB Konvansiyon Başkan Yardımcısı Jean-Luc De Haene olayla bizzat ilgilendi. "Çocuk ve Gençler hattı" telefon hattına ülkenin tüm çocukları sorunlarını açıp paylaşmak için arayabiliyor. Hat, Dutroux davası konusunda soru sormak isteyen gençleri de aydınlatıyor. Diğer yandan 1996'da "Beyaz Yürüyüş" adı verilen bir komite ülkede olaydan sonra bazı yerlerde gösteri düzenlemeye başlayarak, sübyancı ağına kurban giden çocuk ve genç kızların fotoğraflarını mahkeme önüne ile ülkenin çeşitli bölgelerine astılar. Beyaz Yürüyüş Komitesi, "Bu alçak ve adice duruma düşmemek için kurban ailelerine destek vermekteyiz, vermeye de devam edeceğiz. Beyaz Yürüyüş Komitesi kalıcıdır" şeklinde konuştu. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 21:45

İLGİLİ HABERLER