Gündem
  • 31.8.2002 11:59

İŞTE, ERDOĞAN'IN MERAKLA BEKLEDİĞİ ANAYASA MAHKEMESİ'NİN GEREKÇELİ KARARI

KAYNAK : Haber Vitrini ANKARA - Anayasa Mahkemesi'nin, TCK'nın 312. maddesi uyarınca hapis cezasına mahkum olan Hasan Celal Güzel'i üyelikten çıkarmadığı için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın Yeniden Doğuş Partisi'ne (YDP) ihtar verilmesi istemini reddeden gerekçeli kararı Resmi Gazete'de yayımlandı. YDP üyesi Hasan Celal Güzel'in, TCK'nın 312. maddesinin ikinci fıkrası gereğince 1 yıl hapis cezası aldığı ve bu cezanın infaz edildiği anımsatılan kararda, ihtara konu olan Güzel'in cezasının da, Anayasa Mahkemesi'nce 4454 Sayılı Basın ve Yayın Yoluyla İşlenen Suçlara İlişkin Dava ve Cezaların Ertelenmesine Dair Kanun'un 1. maddesinin iptal edilmesi üzerine çıkarılan 4616 Sayılı Şartla Salıverilme Yasası'nın 2. maddesi uyarınca ''erteleme'' kapsamı içine alındığı kaydedildi. Ertelemenin ilk sonucunun cezalarının infazına engel oluşturmasına olduğuna dikkat çekilen kararda şöyle denildi: ''4616 Sayılı Yasa'nın 2. maddesiyle öngörülen ertelemede, asli cezaya bağlı olarak gerçekleşen fer'i ceza ya da hak yoksunluklarının ertelenemeyeceğine ilişkin herhangi bir ayrıksı kural yoktur. Bu nedenle, asli cezaya bağlı olarak gerçekleşen fer'i cezalarla hak yoksunluklarına ilişkin yaptırımlarının da erteleme olanaklarından yararlanılması gerekir. Hasan Celal Güzel'in asli cezası infaz edilmiş ya da bihakkın tahliyesi sağlanmış olsa bile, buna bağlı olan hak yoksunluklarının infazına 4616 yasa yürürlülüğe girdiği tarihte devam edilmektedir. Bu yasa kapsamına giren bir suçtan dolayı mahkum edildiğine göre, infazı devam eden fer'i cezaları ve hak yoksunlukları yönünden ertelemeden yararlanması gerekeceği gibi, belli koşulların gerçekleşmesi halinde 4454 Sayılı Yasa'nın 2. maddesinde öngörülen (Mahkumiyetin hiç vaki olmamış sayılacağı) olanağından da yararlanması gerekir.'' Anayasa Mahkemesi Başkanı Mustafa Bumin, Başvanvekili Haşim Kılıç ile üyeler Yalçın Acargün ve Sacit Adalı'nın imzalarını taşıyan ve YDP'ye ihtar verilemeyeceğine ilişkin Ek Gerekçe'de ise Anayasa'nın 68. ve 69. maddelerinde önemli değişiklikler yapılarak siyasi partilerin kurulma, faaliyet ve kapatılmalarına ilişkin demokratik toplum düzenlerinde uygulanan kurallara koşut düzenlemeler getirildiği belirtildi. Ayrıntılı olarak bu düzenlemelere yer verilen Ek Gerekçe'de Anayasa'da öngörülen kapatma nedenlerinin, 2820 Sayılı Siyasi Partiler Kanunu'nun (SPK) 101. maddesinde de aynen tekrarlandığı ve siyasi partileri hangi durumlarda kapatılabileceğinin açıkça belirlendiği ifade edildi. SPK'nın 104. maddesinde, aynı kanunun 101. maddesi dışında kalan emredici hükümlerle diğer kanunların emredici hükümlerine aykırılık halinde bu aykırılığın giderilmesi için ihtar kararı verileceği, aykırılığın altı ay içinde giderilmemesi halinde ilgili partinin kapatılması için dava açılacağının öngörüldüğünü ifade edilerek şu görüşlere yer verildi: ''Oysa Anayasa'da SPK'nın 104. maddesine belirtilen durumlara aykırılık halinde herhangi bir kapatma yaptırımı belirlenmemiştir. Anayasa'da açıkça kapatma yaptırımına bağlı tutulmayan nedenlerle siyasi partilerin kapatılması kabul edilemez. Yasa koyucunun, siyasi partilerin 104. maddesinde öngörülen emredici hükümlere uygun davranmalarını sağlamak amacıyla kapatma dışında başka bir yaptırım getirebileceği kuşkusuzdur. Anayasa'da bulunmayan bir yaptırımı öngören SPY'nin 104. maddesinin Anayasa aykırılığı açık olduğundan ya iptal edilmesi ya da ihmal edilmesi gerekir. Anayasa Mahkemesi'nin itiraz ve iptal davaları dışında uygulayacağı bir kuralı iptal edebilmesi için, elinde Yüce Divan sıfatıyla baktığı bir dava ya da bir siyasi parti kapatma davası bulunması gerekir. Bunun dışında kalan yasama dokunulmazlığının kaldırılması, milletvekilliğinin düşürülmesi ya da ihtar verilmesi için yapılan başvurular dava niteliğinden olmadığından bu tür başvurularda uygulanacak bir yasa kuralının Anayasa'ya aykırılığı ileri sürülemez. Bu nedenle Anayasaya aykırılığı açık olan bir kuralın bu evrede iptali mümkün olmayacağından böyle bir durumda, yasa kuralının ihmal edilerek üstün hukuk normu olan Anayasa'nın uygulanması gerekir. Bu aynı zamanda Anayasa'nın bağlayıcılığı ve üstünlüğü ilkesini düzenleyen 11. maddenin gereğidir. SPY'nın 104. Maddesi de Anayasa'da bulunmayan bir yaptırımı öngördüğünden ihmal edilerek uygulanması gerekir. Bu maddeye göre açılacak parti kapatma davalarında ihtar önkoşuldur. Söz konusu karar olmadan dava açılamayacağına göre, kapatma davasını doğrudan etkileyen bu aşamanın önemi yadsınamaz. Böyle bir durumda ihtar kararı verilerek, siyasal partilerin Anayasa'da bulunmayan bir kapatma tehdidi altında tutulması demokrasinin vazgeçilmez kurumlarının hukuk güvenliğinden yoksun bırakılması sonucunu doğurur.'' Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 18:00

İLGİLİ HABERLER