DERYA YETİM-AMASYA
7 bin 500 yıllık bir tarihi ve birçok medeniyete yaptığı ev sahipliğiyle Türkiye'de marka kent olmaya aday illerin en başında gelen ve dünyanın en iyi mumya koleksiyonuna sahip olan Amasya'da, 14. yüzyılda egemenliklerini sürdüren İlhanlılar Dönemi'nde, Moğollar tarafından zehirlenerek ya da boğularak öldürüldükleri zannedilen Amasya Valisi ya da Anadolu Nazırı olarak görev yaptığı bilinen Şehzade Cumudar, ailesi, eşi, çocukları, Amasya Emiri İşbuğa Noyin, Amasya'da hükmetmiş Pervane Bey'e ait mumyalar, Mısır'dakilerin aksine iç organları çıkartılmadan mumyalanan ilk Türk ve Müslüman mumyalar olma özelliğine sahip.
Seyyah Evliya Çelebi'nin de bahsettiği mumyalar, Amasya Müzesi'nin kurulduğu 1925 yılından beri biliniyor. O yıllarda sergilenmek üzere müze deposuna konulan mumyalar, kentin ortasından geçen Yeşilırmak'ın taşması sonucu olumsuz yönde etkilenirken, daha sonra Gökmedrese Camii'nin 1962 yılında müze olarak kullanılmaya başlanmasıyla birlikte burada sergilenmeye başlandı. Şu anda kullanılan Amasya Müzesi'nin 1976 yılında hizmete girmesiyle birlikte yeni müzenin bahçesinde bulunan Sultan Mesut Türbesi de mumyalık olarak düzenlendi ve mumyalar burada sergilenmeye başlandı.
"ÇOĞU OSMANLI SULTANI MUMYALANMIŞ"
Amasya Müzesi, bünyesinde barındırdığı gerek arkeoloji literatürüne geçen eserlerle, gerekse Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait 40 bini aşkın eserle Türkiye'de seçkin ve zengin müzelerden birisi olma özelliğini taşırken, Hitit Uygarlığı'na ait Fırtına Tanrısı Teşup Heykeli ve mumyalar hem Amasya'nın hem de Türkiye'nin tanıtımında önemli rol oynuyor.
Mumyalamanın bir sanat olduğunu ve Osmanlı döneminde yapılan tahnit işlemlerinde çeşitli ilaçların kullanıldığını belirten Amasya Müzesi Araştırmacısı Muzaffer Doğanbaş, "Türkiye'de 7 adet müzede mumya bulunmaktadır. Bunun yanı sıra Selçuklu ve Osmanlı dönemlerine ait türbelerde mumya örnekleri var. Örneğin Elazığ Arap Baba Türbesi'nde, Kemah'taki Danişmendli türbelerinde ve Konya'daki türbelerde bulunmaktadır. Türklere has bir mumyalama geleneği vardır. Türk mumyalarında Mısır mumyalarında olduğu gibi ketenleme yoktur.
Türklerdeki mumyalama geleneği kendi içerisinde bir farklı gelenek çözümlemesi var. Örneği Rusya'daki mumyalara baktığımızda ameliyat işlemleri, iç organlarının çıkartılma teknikleri farklı, bunun çok teknik olarak mukayeseni yapmak için örneklerin bir araya gelmesi gerek. Türkiye'de mumyalama yapacak bir uzman yok ama tıp fakültelerinde kadavraları ilaçlama teknikleri var. Mumyalamanın bir alt kademesi olarak düşünülebilir, cesedi muhafaza anlamında ama dolayısıyla mumyalama uzmanı yok. Mumyalama sanatında kullanılan ilaçlar 40 civarındadır. Özellikle Hacı Paşa'nın 1380 tarihli Şifa-ül Eksan isimli eserinde yazılıdır.
Bunları halkın anlayabileceği şekilde söylersek, yemeklerde kullanılan tuz mumyalama maddesidir, soğan bir mumyalama maddesidir. Bunların dışında birçok kimyevi medde vardı. Bugün mumyalama yapılmadığı içinde bu maddelerin isimleri konulmuş değildir. Tahnit yapan insanlar tıbbı bilen insanlardı. Osmanlı'da kadrolu tahnit memurları vardı. Sultanlar veya şehzadeler öldüğü zaman onların mumyalanmasında bulunurlardı. Osmanlı sultanları içerisinde mumyalanmış sultanlar tabii ki var. Osman Gazi, Orhan Gazi, Yavuz Sultan Selim ve II. Bayezid çıkartıldığında diğerlerinin neredeyse tamamı mumyalanmıştır" dedi.
İŞTE İLK MÜSLÜMAN TÜRKLER

Hızlı Özet
“Amasya Müzesi'nde sergilenen Müslüman Türklere ait mumyalar, dünyada tek olma özelliğini taşıyor.”
İLGİNİZİ ÇEKEBİLİR

Flaş.. Türk askeri Suudi Arabistan'a gidiyor.. Mekke ittifakında son dakika kararı
Suudi gazeteleri son dakika olarak geçtikleri haberlerinde, Mekke Savunma İttifakı'nın, Suudi Arabistan'a ortak askeri güçlerini ve yeteneklerini belirlenen noktalarda hızla konuşlandıracağını yazdı..

Türkiye Ukrayna'ya Korkut hava savunma sistemi ihraç etti
Middle East Eye'dan Ragıp Soylu'nun haberine göre kaynaklar, Türkiye'nin ürettiği az sayıda Korkut hava savunma sistemini Ukrayna'ya ihraç ettiğini belirtti. Korkut sistemi tipik olarak üç silah sistemi aracı ile bir komuta-kontrol aracından oluşuyor.

Şükrü Ersoy cevapladı! 119 sarsıntı büyük depremin habercisi mi?
Adana ve Osmaniye’de meydana gelen peş peşe depremleri değerlendiren Prof. Dr. Şükrü Ersoy, “Bunun adı deprem kümelenmesi. Bunlar saat ve gün içerisinde yoğunluk kazanabilir. Genellikle bu tür aktivitelerin arkasından büyük bir deprem gelmez. Ama bunun garantisi yok” dedi. 6 büyüklüğünü geçen bir depremi bölgeyi çok etkileyebileceğini belirten Ersoy, 6 Şubat depremlerinin etkisinin de olduğunu vurguladı.

Kaşif Kozinoğlu soruşturmasında kritik aşama tamamlandı
Eski MİT görevlisi Kaşif Kozinoğlu'nun cezaevindeki ölümüne ilişkin yeniden başlatılan soruşturma kapsamında açılan mezarından alınan örneklerin incelenmesi tamamlandı. Örnekler, uzman heyetin çalışmasının ardından yeniden kabrine konuldu ve mezar kapatıldı.