Ekonomi
  • 27.12.2011 12:31

İŞTE MERKEZ BANKASI'NIN 2012 ENFLASYON HEDEFİ

ANKARA - Başçı, Merkez Bankası Konferans Salonunda ''2012 Yılında Para ve Kur Politikası'' konulu basın toplantısında, 2011 yılının dünya ekonomisi için beklenmeyen gelişmelerle dolu bir yıl olduğunu, 2012 yılının da dünya ekonomisi için alışılmadık derecede yüksek düzeyde belirsizlikleri içinde barındıran bir yıl olmaya aday göründüğünü bildirdi.
Başçı, 2011 yılı para politikası açısından hem esnekliğin hem de belirsizliğin bilinçli olarak artırıldığı bir yıl olduğunu, 2012 yılının ise para politikası esnekliğinin devam ettiği ancak aynı zamanda para politikasının öngörülebilirliğinin hızla arttığı bir yıl olacağını söyledi.
Başçı, döviz kuru hareketlerinin birikimli etkileri nedeniyle yıllık enflasyonun bir müddet daha yüksek seviyelerde seyredeceğini, bu yıl sonu itibarıyla döviz kuru ve emtia fiyatlarındaki gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkisinin yaklaşık 5 puana ulaşacağını tahmin ettiklerini söyledi.
Ağustos ayından itibaren aldıkları önlemlerin, Avrupa ekonomisindeki belirsizliklere paralel olarak ortaya çıkan dalgalanmaların Türkiye ekonomisi üzerindeki olumsuz yansımalarının azaltılmasına önemli katkıda bulunduğunu ifade eden Başçı, döviz piyasasına yönelik yaptıkları düzenlemeler ve faiz koridoruna ilişkin Ağustos ve Ekim aylarında aldıkları kararlar neticesinde döviz kurlarındaki oynaklığın diğer gelişmekte olan ülkelere kıyasla daha sınırlı kaldığını bildirdi.
Ekim ayından itibaren uyguladıkları parasal sıkılaştırmanın oldukça etkili olduğunu anlatan Başçı, ''Faiz koridorunu yukarı doğru genişletmemiz ve likidite koşullarını sıkılaştırmamız gecelik piyasada oluşan faizleri önemli ölçüde artırdı. Getiri eğrisi kısa vadelerde daha belirgin olmak üzere tüm vadelerde yukarı kaymış bulunuyor. Ayrıca, yine aynı dönemde kredi faizlerinin de önemli ölçüde yükselmiş olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla, önümüzdeki dönemde kredilerdeki artışın makul oranlarda seyredeceğini ve iç talebin de ılımlı bir seyir izleyeceğini öngörmekteyiz'' dedi.

-2012 Yılında Enflasyon Görünümü-

2011 yılında makro finansal riskleri azaltmak amacıyla uyguladıkları politikaların sonuç verdiğini ve ekonomide dengelenme sürecinin başladığını gördüklerini anlatan Başçı, şöyle konuştu:
''Bununla birlikte, Ağustos ayından itibaren küresel risk iştahının zayıflaması sonucunda Türk Lirasında gözlenen aşırı değer kaybı ve yönetilen, yönlendirilen fiyatlarda yılın son çeyreğinde yapılan ayarlamalar nedeniyle enflasyon hedefin belirgin olarak üzerine çıkmış bulunuyor. Enflasyon beklentilerini kontrol altına almak ve orta vadeli enflasyon risklerini dengelemek amacıyla geçtiğimiz Ekim ayında güçlü bir parasal sıkılaştırmaya gittik. Bu sıkılaştırmanın enflasyon üzerindeki etkilerini yılın ilk aylarından itibaren görmeye başlayacağız. Ancak, döviz kuru hareketlerinin birikimli etkileri nedeniyle yıllık enflasyon bir müddet daha yüksek seviyelerde seyredecek. Bu yıl sonu itibarıyla döviz kuru ve emtia fiyatlarındaki gelişmelerin enflasyon üzerindeki etkisinin yaklaşık 5 puana ulaşacağını tahmin ediyoruz. Yönetilen/yönlendirilen fiyat ayarlamalarının etkisini ise aynı dönem için 1,6 puan olarak hesapladık. 2012 yılında bu bahsettiğim etkilerin kademeli olarak ortadan kalkmasıyla beraber enflasyonun yüzde 5 hedefine doğru yaklaşacağını tahmin ediyoruz.''

Enflasyon hedefi yüzde 5 
Merkez Bankası Başkanı Erdem Başçı, 2012-2013 yılları için olduğu gibi 2014 yılı enflasyon hedefinin de Orta Vadeli Program hazırlık sürecinde hükümet ile varılan mutabakata paralel olarak yüzde 5 olarak belirlendiğini bildirdi.
Başçı, Merkez Bankası Konferans Salonunda ''2012 Yılında Para ve Kur Politikası'' konulu basın toplantısında, önümüzdeki dönemde fiyat istikrarına odaklanırken finansal istikrarı da gözetmeye devam edeceklerini belirterek, mevcut konjonktürde küresel ekonomiye dair belirsizliklerin yüksek seviyelerde seyretmesi ve risk iştahındaki aşırı oynaklık nedeniyle para politikasındaki esnek yapıyı korumaları gerektiğini söyledi.
Başçı, uyguladıkları faiz koridoru sisteminin, sermaye akımlarındaki dalgalanmaların döviz kuru ve ekonominin geneli üzerinde yarattığı olumsuz yansımaların yumuşatılmasına katkıda bulunduğunu ifade ederek, ''Bu doğrultuda, küresel görünümdeki belirsizlik ve sermaye akımlarındaki oynaklık devam ettiği sürece faiz koridorunu aktif bir politika aracı olarak kullanmaya devam edeceğiz. Diğer bir ifadeyle, likidite miktarını ve gecelik piyasada oluşan faiz oranlarını iktisadi ve finansal gelişmelerin seyrine bağlı olarak gözden geçirmemiz söz konusu olabilecek. Bunun yanı sıra, bir haftalık repo ihaleleri, zorunlu karşılıklar ve diğer likidite araçlarını da fiyat istikrarı ve finansal istikrara yönelik riskleri dengelemek amacıyla kullanmaya devam edeceğiz'' diye konuştu.
Enflasyon hedeflerini hükümetle birlikte nokta hedef olarak belirlediklerini anımsatan Başçı, şunları kaydetti:
''Ülkemizde son yıllarda yaşanan yapısal dönüşüm, geçmişte uzun yıllar yüksek enflasyonla yaşamanın getirdiği katılıklar, kalite artışından kaynaklanan ölçüm yanlışlıkları ve Avrupa Birliği'ne yakınsama süreci gibi nedenlerden dolayı, bu aşamada gelişmiş ülkelere kıyasla görece yüksek bir enflasyon oranının hedeflenmesini uygun buluyoruz. Bu çerçevede, 2012-2013 yılları için olduğu gibi 2014 yılı enflasyon hedefi de Orta Vadeli Program hazırlık sürecinde hükümet ile varılan mutabakata paralel olarak yüzde 5 olarak belirlendi.''
Başçı, belirsizlik aralığının önceki yıllarda olduğu gibi önümüzdeki dönemde de her iki yönde 2 yüzdelik puan olarak korunacağını bildirerek, enflasyonun yıl içinde üçer aylık dönemlerin sonu itibarıyla yıl sonu hedefinden 2 yüzdelik puandan fazla farklılaşması durumunda, bu sapmaya nelerin yol açtığının ve hedefe ulaşabilmek için almış oldukları ve alınması gereken önlemleri Enflasyon Raporu aracılığıyla kamuoyuna açıklayacaklarını duyurdu.
Enflasyonun yıl sonunda belirsizlik aralığının dışında kalması durumunda hükümete açık mektup yazacaklarını dile getiren Başçı, 2011 yılı enflasyonunun, hedefin belirgin üzerinde gerçekleşecek olması nedeniyle Ocak ayı sonunda hükümete açık mektup göndereceklerini söyledi.
Başçı, Para politikasının temel iletişim araçları olarak Enflasyon Raporunu ve Para Politikası Kurulu duyurularını kullanmayı sürdüreceklerini belirtti.

Güncellenme Tarihi : 23.3.2016 11:05

İLGİLİ HABERLER