NEW YORK - BM Silah Denetçileri Başkanı Hans Blix, silah denetçileri tarafından yapılan bildirimde Irak'ta kitle imha silahı bulunmadığını söyledi.
BM Silah Denetçileri, Irak'taki kitle imha silahlarıyla ilgili raporu BM Güvenlik Konseyi'ne sundu. Konsey toplantısında bir konuşma yapan BM Silah Denetçileri Başkanı Hans Blix, bu zamana kadar denetimlerden elde ettikleri bilgileri Güvenlik Konseyi'ne sunacaklarını belirterek, 1998'den beri denetim yapılmadığını, geçen sene Kasım ayında denetimlerin tekrar başladığını hatırlattı. Geçen yıllar içerisinde BM tarafından onaylanan kararların bazı değişikler içerdiklerini kaydeden Blix, "Körfez Savaşı'ndan sonraki ateşkeste 5 madde vardır. Irak'ın uzun menzilli füzelerini bildirmesi belirtiliyordu. Bu programları denetlemesi öngörülüyordu. Uzun vadeli bir izleme sürecine değiniyordu 687 nolu karar" dedi.
Irak'ın samimi bir şekilde kendisinden istenen silahsızlanma konusunda işbirliği yapmıyor gibi gözüktüğünü dile getiren Blix, denetlemeleri yürüten 2 örgütün, kendi başlarına istihbaratları değerlendirerek bulmak zorunda kaldıklarını söyledi.
Irak'ın 91'den sonra tüm kimyasal silahları yok ettiğini bildirdiğini, halbuki BM'nin 1996'da bazı silahları imha ettiğini hatırlatan Blix, "1998'den sonra denetçiler Irak'ı terk ettikten sonra orada neler oldu? Kitle imha silahları üretilecekse ve kullanılacaksa, bunun yeri belirlenmeliydi. BM'den çıkan kararlar, Irak'ı her alanda işbirliğine çağıran kararlardı. Özellikle silahsızlanma konusunda ambargonun kaldırılması için anlaşma gerekiyordu" diye konuştu.
Irak'ın 3 yıl boyunca denetlemeyi ret ettiğini söyleyen Denetçiler Başkanı Blix, 1441 nolu kararın 8 Kasım'da alındığını belirterek, şöyle konuştu:
"Buna göre, BM Silah Denetçileri uygun görülen bir zamanda Irak'ın silahsız olduğunu belirlemek için çalışmalarına başladı. Son hedef, kitle imha silahlarının olmadığı konusunda belge elde etmekti. Konsey, gerekli görüldüğü takdirde brifingler istiyordu. İşbirliğinin anahtar noktası 2 madde ve 2 süreçte yatmaktadır. Irak'ın belli bir süreç içinde işbirliği yaptığını görmekteyiz."
Denetimlerde, silahsızlanmaya yönelik ispatların elde edilmesi açısından pek çok araştırma gerçekleştirildiğini vurgulayan Hans Blix, "Bilindiği gibi bu operasyonları devam etmek için her iki tarafın güven elde etmesi gerekiyordu. Kaldı ki, tüm bölgelere girmemize izin verildi. Bulunduğumuz çevre çalışılabilir bir çevreydi. Oldukça etkili ve doğru sonuçlar çıkarmak mümkündü. Ama bazı sorunlar da ortaya çıkmadı değil. Özellikle hava fotoğrafları almak konusunda bazı şartlar karşılanmadığı için bunu yerine getiremeyeceğini bildirdi. Umarız bu tavır değişir" diye konuştu.
Bazı rahatsız edici durumları da açıklamak istediğini dile getiren Blix, "5 denetimci, camide denetim yapmak istediğinden kamuoyu tarafından iyi karşılanmadı denildi. Halk bize açık olmasına rağmen, Irak yönetimi tuhaf açıklamalar yaptı. Burada bir güvenin söz konusu olması lazım. Bu süreçte yok edilmesi gereken şeyleri yok etmek adına işbirliği yapmak gerekir" dedi.
KİTLE İMHA, BİYOLOJİK SİLAHLAR VE FÜZELER
Silah denetçileri tarafından yapılan bildirimde Irak'ta kalan kitle imha silahları bulunmadığını belirten Blix, kimyasal silahlar konusunda şunları söyledi:
"Irak birkaç ton WX sinir gazını ürettiğini ve silah haline getirilmediğini söyledi. Irak, Körfez Savaşı'ndan sonra bu gazın yok edildiğini açıklamıştı. Irak'ın bildirdiğinden daha fazla şey yaptığı bilgileri var. Bizim bilgilerle onlarınki çelişmekte. Savaştan sonra nelerin yok olduğu konusuna açıklık getirilmesi lazım."
Hans Blix, biyolojik silahlar konusunda ise, "Şarbon bu konudaki en tehlikeli madde. Irak 8 bin 500 ton şarbon ürettiğini ve bunun yok ettiğini söylemişti. Ancak bunun üretimi ve yok edilmesi için neler yapıldığını bize bildirmedi. Ne zaman yok edildiğini bilmiyoruz. 1991'de yok edildiğine dair denetçilere açık delil sunmaları lazım. 650 bakteriyel madde de Irak'ın sunduğu listenin içinde yok. 2002 bildirisinde, yine söylenen 500 kiloluk biyolojik silahın olmadığın görmek mümkün. 24 Ocak'ta BM Konseyi Başkanı'na verilen mektupta, 12 bin sayfalık bildiri sunduğunu söyledik. Bu delil olarak kabul edilemez. 5 bin ton konsantrenin nerede olduğun belli değil" şeklinde konuştu.
Füzeler konusunda da açıklamalarda bulunan Blix, şöyle konuştu:
"Irak tarafından bildirilen füze programları da gerçekten aktif olarak bizim bu konularda tartışma yapmamıza neden oldu. El-semud adlı bir füze söz konusu. El-Fattan füzesi de var. Her ikisi Irak tarafından halan kullanılıyor. Füze menzilinin 600 metreye düşürüleceği söylenmesine rağmen bu yapılmadı."
Yeni testler yapılması gerektiğini vurgulayan Blix, "Irak'ın neden yeni maddeler aldığının tespit edilmesi gerekiyor. Daha fazla teftiş yapılması gerekiyor. Irak'ın tüm sorulara cevap vermesi gerekiyor. Bize tam kanıt sunmak faydalı olur. Şeffaf olunmalı" şeklinde konuştu.
BİLİM ADAMLARININ EVLERİNDEKİ ARAMALAR
Bu araştırmaların kendileri gözetiminde genişletilip, silahların yok edilmesini istediklerini vurgulayan Blix, şunları söyledi:
"Bilim adamlarının evinde uranyum üretimiyle ilgili sayfalarca belge bulundu. Dokümanlar evlerde gizlenmemeli. Dokümanlardaki bilgilerin yeni bilgiler olmadığı iletildi. Büyük silah programlarıyla ilgili mülakatlar yapılıyor. Kara noktaları açıklığa kavuşturabilir. Bir liste sunuldu ve 400 isim yer alıyor. Yeni bilim adamlardan da 80 bilim adamının ismi verildi. Mülakatlar, zaman zaman ürkütücü oldu. Özel mülakatlar yapılabilmesini öngörüyor 1441 sayılı karar."
BM Silah Denetçileri Başkanı Hans Blix, konuşmasına "Son 2 ay içinde Irak'ta kapasitesi 262 kişilik üyeye çıkardı. 60 ülkeden üye var. Personel sayımız artırıldı. Bağdat'taki ofisimizi yeniliyoruz. 350 yeni kişi bize katılacak. Bu kişiler şimdi eğitimden geçiriliyor. Son 2 ayda 200 teftişte bulunduk. 130 farklı tesiste denetim yaptık. Elimizde 8 helikopter var. Musul'da ofis kurmamız işlerimizi kolaylaştı. Basra'daki pek çok tesisi incelemedik. Pek çok ekip, her gün Irak'ın her bölgesinde inceleme yapabiliyor" sözleriyle son verdi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:14