İŞTE TÜM YÖNLERİYLE 'ANAYASA SUÇU' KRİZİ!..
Ankara Başsavcılığı, Başbakan'ın çağrısı sonrası yalnızca Koç ve Teziç hakkında değil, rektör davasıyla ilgili konuşan Baykal ve Özok'la ilgili de inceleme başlattı.
Çarşamba...
Başbakan Erdoğan TÜSİAD'ın Van rektörü davası ile ilgili açıklamalarından dolayı Anayasa suçu işlediğine dikkat çekti, "Devreye girilmeli" dedi
Ve dün...
Erdoğan'ın çağrısından 12 saat sonra Ankara Başsavcısı Hüseyin Boyrazoğlu 'devreye girdi' TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç ile YÖK Başkanı Erdoğan Teziç'in sözleri "incelemeye alındı"
TEZİÇ'İN 19 EKİM'DEKİ KONUŞMASI İNCELEMEDE
TÜSİAD-hükümet geriliminde ilginç gelişme... Başbakan'ın "Anayasa suçu işliyorlar" sözü sonrası Ankara Başsavcılığı seri incelemeler başlattı. İncelenen ilk isim işadamı Mustafa Koç. YÖK Başkanı Teziç de '34 gün önce' söylediklerinden dolayı incelemede.
BAŞSAVCI: KONUŞAN HERKESİ İNCELİYORUZ
"Rektörün yargılanması ile ilgili bütün açıklamaları inceliyoruz" diyen Başsavcı Hüseyin Boyrazoğlu, Koç ve Teziç'in yanı sıra CHP Genel Başkanı Deniz Baykal ile Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok hakkında da inceleme başlattığını belirtti.
DİSK: EYLEM YAPARIZ - BOYNER: KORKU SALIYOR
Koç hakkındaki gelişme iş dünyasında soğuk duş etkisi yarattı. Koç'a destek veren DİSK "Eylem yaparız" açıklaması yaptı. Cem Boyner, Başbakan'ı eleştirdi: Çok bunaldı. Özgürlük şampiyonuydu. Şimdi korku salıyor... AB de TÜSİAD'a destek verdi.
Başsavcı mesajı aldı
Ankara Cumhuriyet Başsavcısı, Rektör Yücel Aşkın'ın yargılanmasına ilişkin yapılan tüm açıklamalar hakkında "Yargı görevi yapanı etkileme" suçundan inceleme başlattı.
TÜSİAD ile hükümet arasındaki 'kavgaya' yargı el attı. Ankara Başsavcılığı, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın "Anayasa suçu işliyorlar" sözü üzerine CHP Lideri Deniz Baykal, TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç, YÖK Başkanı Erdoğan Teziç ve Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok başta olmak üzere, Rektör Yücel Aşkın davasına ilişkin görüş açıklayanlar hakkında inceleme başlattı.
TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç'un salı günü yaptığı konuşmada "Rektöre reva görülen muameleyi ve uzun gözaltı süresini tasvip etmiyoruz" sözlerine Başbakan Tayyip Erdoğan sert yanıt vermişti. Erdoğan, Koç'un ve YÖK Başkanı Teziç'in sözlerini hatırlatarak "Anayasa suçu işliyorlar" dedi. Yargı da Erdoğan'ın 'savcılara çağrı'nın ardından hareket etmekte gecikmedi.
Ankara Başsavcısı Hüseyin Boyrazoğlu, "Rektör Yücel Aşkın'ın yargılanmasına ilişkin tüm açıklamalar hakkında inceleme başlattıklarını" açıkladı. Başsavcı Boyrazoğlu, Baykal'ın da Teziç ve Koç'un sözlerine benzer açıklamalar yaptığının anımsatılması üzerine, yargılamayla ilgili tüm açıklamaların incelendiğini vurguladı. Boyrazoğlu, "Başbakan ve bazı bakanların da değerlendirmeleri oldu, bu kişilerin sözlerini de inceleyecek misiniz?" sorusuna "Bu doğru olmaz" yanıtı vermekle yetindi.
İZİN ALMASI GEREKİYOR
Ankara Başsavcılığı'nın incelemeyi, Türk Ceza Kanunu'nun 277'nci maddesinde tanımlanan 'yargı görevini yapanı etkileme' ve 288'inci maddesindeki 'adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs' suçları çerçevesinde yürüteceği ve konuşmalarda bu düzenlemelere aykırı bir suç olup olmadığını değerlendireceği belirtildi.
Ankara Başsavcılığı'nın bu suçlar nedeniyle Teziç hakkında doğrudan soruşturma yetkisi bulunmuyor. Başsavcılığın Teziç'i soruşturabilmesi için Milli Eğitim Bakanı'nın başkanlık ettiği YÖK Genel Kurulu'ndan 'yargılama izni' alması gerekiyor. Başsavcılık, Baykal'ın suç işlediği sonucuna varırsa, dokunulmazlığının kaldırılması için fezleke düzenleyip Meclis'e göndermesi gerekecek.
SAVCI DA SORUŞTURULUYOR
Bu arada Başsavcı Boyrazoğlu'nun isminin Sedat Peker soruşturmasında gündeme geldiği öğrenildi. Boyrazoğlu'nun Kartal Başsavcısı iken Sedat Peker'in adamı Varis Bayram Küçük ile buluştuğu ve birlikte kahvaltı yaptıkları iddia edildi.
Boyrazoğlu bu iddianın gündeme gelmesi üzerine Adalet Bakanlığı'na başvurarak, hakkında soruşturma açılmasını istedi. Boyrazoğlu, kahvaltıda buluştuğu Varis Bayram Küçük'ü önceden tanıdığını ve tatilde iken Küçük ile ailece kahvaltı yaptıklarını kabul etmişti.
Boyrazoğlu, son dönemde çok tartışılan Eğitim-Sen davasının iddianamesine de imza attı.
Teziç konuşalı iki ay oldu
Başsavcılığın, Rektör Yücel Aşkın'ın yargılanması ile ilgili açıklamaların üzerinden uzun süre geçtikten sonra, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın 'çağrısı' üzerine harekete geçmesi dikkat çekti. Başsavcı Boyrazoğlu'nun inceleneceğini söylediği konuşmaların başında, Rektörler Komitesi'nin 19 Ekim'de "Aşkın'a sahip çıkmada kararlıyız. Aşkın'a sahip çıkmak, Cumhuriyete sahip çıkmakla eş anlamlıdır" açıklaması geliyor.
Anayasa hukukçusu olan YÖK Başkanı Erdoğan Teziç, bu açıklamayla yargıya müdahale edildiği yönündeki eleştiriler üzerine de "Hangi satırında, hangi sözcüğünde yargıya müdahale varsa bunun da hesabını vermeye hazırım. Duruşmanın toplum vicdanının kanamasına son vereceğine umut ederim" demişti.
En son Koç ve Sabancı konuştu
"Yargıya müdahale" tartışmalarının TÜSİAD-Hükümet gerilimine dönüşmesine neden olan sözler de TÜSİAD Yüksek İstişare Konseyi Başkanı Mustafa Koç'tan gelmişti.
Koç, salı günü Ankara'daki konuşmasında, Orhan Pamuk ve Yücel Aşkın davalarını anımsatarak, "Rektöre reva görülen muameleyi ve uzun gözaltı süresini tasvip etmiyoruz. Bu tür davranışlar yargı sürecine ciddi gölge düşürüyor" demişti. TÜSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Sabancı da "Orhan Pamuk, Hırant Dink davalarına, Hasan Cemal, İsmet Berkan, Murat Belge, Haluk Şahin ve Erol Katırcıoğlu hakkında açılan davalara, 'yasalar böyle ne yapalım' bakış açısıyla değil, yasaların çağdaş çoğulcu demokratik standartlara uygun olmasının siyasi sorumluluğu üstlenilerek yaklaşılmalıdır" ifadelerini kullanmıştı.
Tepkiler
Avrupa Birliği, TÜSİAD ile Başbakan Recep Tayyip Erdoğan arasındaki çekişmeyi çok yakından izliyor. SABAH'a konuşan üst düzey bir Avrupalı yetkili, TÜSİAD'ın AB sürecinde Hükümete verdiği desteğin önemine dikkat çekti. "TÜSİAD, bundan önce de Hükümeti eleştirmişti ancak ilk kez bu kadar sert çıktı" diyen aynı yetkili şu tespitte bulundu:
"Hükümet reform çabalarını ikiye katlamaktansa tamamen iç politikaya ve seçmen kaygısına yöneldi. İçki yasağı, türban meselesi, Pamuk ve Aşkın davalarına dair kaygılarımız belli. TÜ- SİAD da bunu görmezden gelmedi. İş çevrelerinin tepkilerini doğrudan kamuoyu aracılığıyla dile getirmesi ise dikkat çekici. Bu gelişmeler olası bir krizin sinyalleri olabilir, bu nedenle 2006 AB sürecinde belirleyici olacak."
AB yetkilileri, Mustafa Koç'un Rektör Aşkın davasıyla ilgili açıklamalarında ise "yargıya müdahale" olmadığı görüşünde. Koç'un, Aşkın'a yapılan muamele ve uzun gözaltı süresini eleştirdiğine dikkat çeken kaynaklar, "Bu gayet yerinde bir eleştiridir. Türkiye AB sürecine devam etmek istiyorsa yargı sistemindeki aksaklıkları gidermeli" diyor.
Hukukçu görüşü:
Ankara Cumhuriyet Başsavcısı'nın incelemesi hakkında hukukçular şunları söyledi:
Burhan Kuzu (Anayasa Komisyonu Başkanı-AK Parti): Savcılık elindeki bilgi ve bulgulara göre, bir inceleme ve soruşturma başlatmış olabilir. Ama bu dava açılacağı anlamına gelmez. Bu işi, Başbakan'ın son açıklamalarına bağlıyorlar. Doğru değil. Çünkü aşağı yukarı son bir aydır, gerek rektörün, gerek Orhan Pamuk'un davası etrafında büyük polemik oluştu. Yargının sık boğaz edildiği imajı verildi. Bir dava açılmıştır, sabırla sonucu beklenmeliydi.
Profesör Yüksel Ersoy (Ankara Üniversitesi Hukuk Fakültesi): Basın ve ceza kanununda hüküm var. Başlatılmış soruşturmalar, kovuşturmalar ile ilgili olarak, bunlar hakkında yorum bile yapılması cezai yaptırımı gerektiriyor. Bunun gibi suç niteliğinde olup olmadığını mahkemeler tayin edecek. Ancak Başbakan'ın konuşmasının hemen ardından savcılığın böyle bir harekete geçmesi yadırgatıcı olabilir. Savcılık zaten böyle bir değerlendirmeyi görevi gereği yapması lazım. Siyaset adamı, yönetici uyardı diye bunu yaparsa birtakım soru işaretleri yaratabilir. Eğer birtakım suçlar işleniyor idiyse bunun zamanında yazıldığı, çizildiği zaman değerlendirme konusu yapılması beklenirdi.
BAŞBAKAN Erdoğan'ın sözlerinden sonra Ankara Cumhuriyet Başsavcılığının soruşturma başlattığı isimler, "yargıya müdahalede etmediklerini ve anayasa suçu işlemediklerini" söylediler.
"Yanlışa karşı mücadele ediyoruz" CHP lideri Deniz Baykal: Anayasamızın o maddesi sadece haksızlıklar karşısında tepki gösteren sivil toplum kuruluşlarının, siyasi partilerin ya da kişilerin yaklaşımlarını değerlendiren bir madde değil. Prof. Aşkın'ın evinin basılmasına, tutuklanmasına sadece adliye, savcılık kendisi mi karar verdi? Yargıya asıl müdahale kapalı kapılar arkasında telefon ahizelerinden tehdit ve talimatlarından, şöyle yaparsan böyle olur değerlendirmelerinden gelir. O müdahale yapıldığı için biz yargıyı yalnız bırakmamak üzere Van'a gittik. O yanlışa karşı müdahale ediyoruz.
Türkiye Barolar Birliği Başkanı Özdemir Özok: Biz Van'a Yücel Aşkın için değil, Van savcısının avukatlarla ilgili sözleri için gittik. Aşkın'la ilgili bir şey söylemedik. İnsanların Yücel Aşkın davası ile ilgili yaptığı beyanlarını salt yasalardaki hükümlere göre değil Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi, uluslararası belgeler ve onların ışığında yorumlamak lazım. Yorum yaparken, lütfen Türkiye'nin de vardığı özgürlükler ve düşünce özgürlüğünün geldiği nokta dikkate alınsın.
TÜSİAD Başkanı Ömer Sabancı: Her şey kamuoyu önünde cereyan ediyor. Konuyu TÜSİAD olarak değerlendireceğiz.
/SABAH
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 10:24