"İstiyorsunuz ki herkesi Türk yapalım"
Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, "İstiyorsunuz ki herkesi Türk yapalım. Bu bir hisse, duyguysa, 'ben Türk değilim' diyenin duygusuna, düşüncesine de saygı duymak lazım. Bizim hiç kimseyi zorla Türk yapmak gibi niyetimiz yok. Türk milleti ırka dayanmaz, ortak değerlere dayanır" dedi.
Bakan Yılmaz, TBMM Genel Kurulu'nda, TSK İç Hizmet Kanunu'nun 35. maddesinde de değişiklik içeren kanun tasarısı üzerinde milletvekillerinin sorularını yanıtladı.
Herhangi bir yörenin, ilin insanlarına yönelik müdahale yapılmasının sözkonusu olmadığını belirten Yılmaz, "Eğer böyle bir şey varsa, ben de bunun doğru olmadığını ifade ediyorum. Bence yapılmıyor. Türkiye hukuk devletidir. Hukuk mutlaka yerine gelir ama gecikmeli yerine gelir" şeklinde konuştu.
Yılmaz, askerlik tanımının Türkiye'de neyse yurtdışında da öyle olduğunu ifade ederek, "Nasıl doktorluğun tanımı Türkiye'de değişmezse ABD'de, İngiltere'de... Vatanını savunmak için verilmiş olan görevi en iyi şekilde yapacaktır. Dolayısıyla orada ideolojik bir gerekçe yoktur" diye konuştu.
Yılmaz, 12 Eylül'de yayınlanan bir numaralı bildiride, "Türk Silahlı Kuvvetleri, İç Hizmet Kanunu'nun verdiği Türkiye Cumhuriyeti'ni kollama ve koruma görevini yüce Türk milleti adına emir ve komuta içerisinde emirle yerine getirme kararı almış ve ülke yönetimine bütünüyle el koymuştur. Parlamento ve Hükümet feshedilmiştir" denildiğini ifade ederek, "Kanunun neresinde şu olursa Hükümeti, Parlamento'yu feshedebilirsin diyor? Anayasa kaldırılmıştır, Anayasa'yı kanunla kaldırabilmek mümkün müdür?" dedi. Yılmaz, 12 Eylül'den önceki uyarı mektubunda da aynı ifadenin geçtiğini, 1971 muhtırasında da "İç Hizmet Kanunu'nun verdiği yetkiye dayanılarak" denildiğini söyledi.
İsmet Yılmaz, "Bir şekilde azınlıkta olsa da silahlı kuvvetler içinde olup, buradan kendisine darbeye gidecek bir yol olduğunu görenler de var. İster eksikliği gidermek, ister algılamayı değiştirmek için bunun değişmesi gerekmektedir" diye konuştu. Yılmaz, bu değişikliğin PKK ile kesinlikle ilgisi olmadığını kaydetti.
İhtiyaç olan yerlerde karakol yapıldığını, ihtiyaç olmayan yerlerde ise kaldırıldığını anlatan Yılmaz, 157 karakolun yapımının planlandığını, bunların 66'sının tamamlandığını, 54'ünün inşaatının, 20'sinin ihalesinin devam ettiğini, 17'sinin ise inşaat hazırlık faaliyetlerinin sürdürüldüğünü bildirdi.
Yılmaz, Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu'na göre, silahlı kuvvetlerden ayrılan veya çıkarılan bir personelin geri dönmesinin mümkün olmadığını söyleyerek, bu hakkın verilmesinin silahlı kuvvetlerin terfi sistemini ve iç işleyişini bozabileceğini belirtti.
Milli Savunma Bakanlığı ve silahlı kuvvetler bünyesinde 33 bin 46 sivil memurun görev yaptığını, bunların 3 bin 262'sinin ilköğretim mezunu, 9 bin 832'sinin lise, 7 bin 259'unun yüksekokul, 11 bin 312'sinin fakülte, bin 239'unun yüksek lisans mezunu, 42'sinin ise doktora mezunu olduğunu kaydeden Yılmaz, sivil memurların devlet memurlarının haklarına sahip olduğunu kaydetti.
-"Türk milleti ortak değerlere dayanır"
Bakan Yılmaz, Türklükle hiç bir sorunlarının olmadığını ifade ederek, şöyle konuştu:
"İstiyorsunuz ki herkesi Türk yapalım. Bu bir hisse, duyguysa, 'ben Türk değilim' diyenin duygusuna, düşüncesine de saygı duymak lazım. Bizim hiç kimseyi zorla Türk yapmak gibi niyetimiz yok. Bu milletin adı; 'ortak yaşama iradesi olan, iyi günde kötü günde birarada yaşamış olan ve önümüzdeki bin yılda da beraber yaşayacağız' diyenlerdir. Siz herkesi Türk yapmak için zorluyorsunuz, adete ırkçı bir yaklaşımla ele alıyorsunuz. Türk milleti ırka dayanmaz, Türk milleti ortak değerlere dayanır, bu ortak değerleri kabul eden de bu ülkenin vatandaşıdır. Türkiye Cumhuriyeti'ne vatandaşlık bağı ile bağlı olan herkes Türk'tür."
Yılmaz, Gezi Parkı protestocularını döven sivillerle ilgili olarak, insanların hukuku çiğneyebileceğini, ancak bunun karşılığını göreceğini bilmesi gerektiğini belirterek, yargının yavaş da işlese gereğini yapacağını ifade etti.
Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 13:36