İTALYA'NIN GLADYATÖRÜ'NDEN MEKTUPLU VEDA!..
ROMA - İtalya'nın en tartışmalı siyasetçilerinden, eski Cumhurbaşkanı Francesco Cossiga 82 yaşında öldü.
Roma'da Vatikan'a bağlı Gemelli Polikliniğinde 9 gündür yoğun bakımda tutulan Cossiga'nın, bugün kalp krizine yenik düşerek hayatını kaybettiği açıklandı.
İtalya'da saygın olduğu kadar en tartışmalı politikacılar arasında yer alan Cossiga, 1985-1992 arasında ülkenin 8. cumhurbaşkanı olarak görev yapmasının ardından, yaşam boyu senatör sıfatıyla Senato'da aktif siyasete devam etmişti.
Sardinya adasındaki Sassari kentinde 1928'de dünyaya gelen Cossiga, siyasi hayatına gençlik döneminde Hristiyan Demokrat Parti'de başlamıştı. İçişleri Bakanlığından Savunma Bakanlığına, Senato başkanlığından Başbakanlık ve Cumhurbaşkanlığına varana dek pek çok önemli görevlerde bulunan Cossiga, pek çok tartışmalı konunun da baş aktörleri arasında yer almıştı.
Soğuk Savaş yıllarında solun baş düşman ilan ettiği Cossiga, siyasi kariyerindeki en zor dönemini, 1978'de Hristiyan Demokrat Parti'ye (HDP) mensup ünlü devlet adamı Aldo Moro'nun Kızıl Tugaylar tarafından kaçırılması sırasında yaşamıştı. Moro'nun Kızıl Tugaylar'ın elinde 55 gün rehin kalmasının ardından öldürülmesi, ertesinde eleştiri yağmuruna tutulan Cossiga'nın görevinden istifasını beraberinde getirmişti.
İtalya'da özellikle sol kesim tarafından Soğuk Savaş dönemindeki gerilim stratejisinin başmimarı olarak görülen Cossiga, Moro'nun ölümü dolayısıyla yıllarca eleştiriye maruz kalmasının ardından yaptığı bir açıklamada, "Saçlarımın ağarmasının da cildimde beyaz lekeler oluşmasının da sebebi var. Moro'nun öldürülmesine müsaade etmemiz hiç de kolay olmadı" demişti.
Cossiga, 1979'da başbakanlığı sırasında HDP'nin ünlü siyasetçilerinden Carlo'nun sağcı teröristlerden biri olan oğlu Marco Donat-Cattin'i kollamakla suçlanmış, ancak yapılan soruşturma iddiayı kanıtlayamamıştı.
Cossiga, cumhurbaşkanlığı esnasında, Soğuk Savaş döneminde İtalya'da olası bir komünist işgale karşı direnişi örgütleme gerekçesiyle kurulan NATO'ya bağlı gizli bir örgüt konumundaki Gladio'nun varlığının itiraf edilmesine şiddetle karşı çıkmıştı.
Cumhuriyet savcılarının Gladio'nun varlığını ortaya çıkardıkları soruşturmayı uzun süre engellemeye çalışan Cossiga, 17 Temmuz 1990'da hükümet tarafından resmen feshedilen örgütün varlığının dönemin başbakanı Giulio Anderotti tarafından itiraf edilmesine de tepki göstermişti. Devam eden süreçte de Gladio'nun en önemli hamileri arasında yer alması nedeniyle, İtalya'da pek çok kesim tarafından örgütün en önemli ismi ve "gladyatör" olarak nitelendirilmekteydi.
ESKİ CUMHURBAŞKANI COSSİGA'DAN MEKTUPLU VEDA
İtalya'nın en tartışmalı siyasetçilerinden biri olan eski Cumhurbaşkanı Francesco Cossiga, ölümüyle de bir ilginçliğe imza attı.
Bugün hayata veda eden Cossiga'nın, ölümünden sonra teslim edilmek üzere Cumhurbaşkanı Giorgio Napolitano, Başbakan Silvio Berlusconi, Senato Başkanı Renato Schifani ve Temsilciler Meclisi Başkanı Gianfranco Fini'yi hitaben birer mektup kaleme almış olduğu açıklandı. Mektupların içeriği konusunda, henüz herhangi bir açıklama yapılmadı.
Cossiga'nın 82 yaşında vefat etmesi, İtalya'da özellikle sağ kesimi yasa boğdu. Vatikan'ın resmi yayın organı L'Osservatore Romano'nun yarınki manşetini Cossiga'ya ayıracağı açıklandı.
Hristiyan Demokratlar ve Merkez Demokratlar Birliği milletvekili olan ve Cossiga'yı yıllardır tanıyan Enzo Carra, eski cumhurbaşkanının karanlık olaylar dahil olmak üzere pek çok sırrı beraberinde götürdüğüne ilişkin yaygın kanaatle ilgili olarak, "Francesco Cossiga'nın beraberinde götürdüğü sırlar varsa, bunun esas itibarıyla onun yıllarca süren siyasi ve kurumsal kariyerinden kaynaklandığını düşünüyorum" dedi.
Carra, Cossiga'nın vefatı sonrasında üst düzey yetkililere teslim edilmesi için kaleme aldığı mektuplar konusunda ise "Mektupların geçmişten ziyade, halihazırdaki durumu konu almasını umuyorum. Cossiga hayatının kimi bölümlerinin tarihe geçmesini istemiş olabilir. Ama şahsen bir tahmin yürütmem gerekirse, üst düzey yetkililere kimi önerilerde ya da şahsi tavsiyeler de bulunmuş olabileceği kanaatindeyim" diye konuştu.