KAYNAK : Haber Vitrini
ZAFER ÇAKMAK
ANKARA- Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) Başkanı Ömer İzgi, Başbakan Bülent Ecevit'in bugün taburcu edilmesi yönündeki kararı sevinçle karşıladığını söyledi.
TBMM Başkanı İzgi bugün Gazi Üniversitesi Rektörlüğü'ndü düzenlenen 'Erzurum ve Sivas Kongreleri' konulu sempozyuma katıldı. İzgi, Gazi Üniversitesi Rektörlüğü'nden ayrılışında basın mensuplarının sorularını cevapladı. İzgi, Başbakan Bülent Ecevit'in bugün taburcu edileceğinin hatırlatılması üzerine, bunun beklenen bir sonuç olduğunu ve herkes için sevindirici bir durum olduğunu söyledi. Başbakan'ın sağlık durumundan öteden beri herhangi bir kaygı duymadığını da ifade eden İzgi, "Bugün taburcu edilmelerine ya da çalışmalarını hastane dışında kendi makamlarında sürdürmelerine imkan verecek kararı sevinçle karşılıyoruz" dedi. İzgi, 'Başbakan'ın taburcu edilmesi, sıkıntıların aşıldığı anlamına mı gelişor?' sorusuna ise, "Ben pek fazla bir sıkıntı olduğunu, yapmış olduğum ziyaretlerdeki gözlemlerine göre zaten görmüyordum. Elbetteki herkesin başına bu tip sağlık sorunları gelebilir. Böyle bir sağlık sorunu olduğu zaman da bunun ötesinde başka amaçlar aramak doğru değil. Hastaneden çıkarıldığına göre bugün sağlığına kavuşmuş görünüyor. Bugünkü durumun daha iyiye gitmesi ve ülkeye hizmete devam etmesi bütün dileğimizdir" karşılığını verdi.
İzgi, Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer başkanlığında siyasi parti liderlerinin katılımıyla toplanacak Avrupa Birliği (AB) zirvesinden nasıl bir sonuç çıkmasını beklediğinin sorulması üzerine AB konusunda tüm siyasi partilerin öteden beri kendi içlerinde çalışmalarını sürdürdüğünü hatırlatarak, Hükümet'i oluşturan siyasi partilerin de Hükümet içinde görüşlerini her zaman ortaya koyduklarını belirtti. Bunun sonucunda Anayasa'da pek çok değişiklik yapıldığına da işaret eden İzgi, "Hatta idam cezası da kaldırılmış durumdadır. O itibarla bu toplantıda herhangi bir sorun çıkacağı düşüncesinde değilim. Hükümetimiz bu konuda kararlı bir biçimde, çağdaş normlara ulaşma bakımından büyük bir çalışma içindedir" şeklinde konuştu.
İzgi, zirvede idam cezası ve ana dilde eğitim konularında muhalefet partileriyle ve Hükümet'in kendi içinde bir uzlaşma sağlanabilip sağlanamayacağı sorusu üzerine şunları söyledi: "İdamın tamamen kaldırılması konusu AB ülkelerinde daha iki ay geçmişi olmayan bir karar. O alınan kararı AB ülkeleri de henüz kendi içlerinde uygulamış değiller. AB ülkelerinden Yunanistan'ın Anayasası'nda hala savaş ve yakın savaş tehdidi hallerinde idam cezası korunuyor. O itibarla Türkiye'nin bu konuda sıkışmış bir durumu sözkonusu değil. Ancak Türkiye de idam cezasının ilkel bir infaz şekli olduğunu bildiği için projesini almıştır, idam cezasının yasalarından tamamen kaldırılmasını sağlayacak bir biçimde düzenlemesini de yapmıştır. Anayasa'daki değişiklik esasen bunu içeriyor ama herşeyin bir zamanı var. Her alınan kararın ivediliği olmadığı müddetçe normal zamanını beklemek gerekir. Türkiye'de bu zaman üç gün sonra mı, üç ay sonra mı bu kendiliğinden ortaya çıkar".
İzgi, Cumhurbaşkanı'nın 'AB treni kaçmasın' endişesiyle bu zirveyi topladığını açıkladığının hatırlatılması üzerine, AB treninin Türkiye için kaçmayacağını vurguladı. AB'nin, Türkiye'nin seçeneklerinden sadece birisi olduğunu dile getiren İzgi, "Türkiye'nin bölgesinde başka başvurabileceği ya da bizzat oluşturabileceği projeler de vardır. Ama AB'nin vazgeçilmez seçeneği Türkiye'dir. O itibarla AB kaçar kaçmaz diye kaygı duymuyorum ben. Cumhurbaşkanımızın bir toplantı düzenlemesi de de normal, olağan, belki de olması gereken bir toplantıdır" dedi.
İzgi, Başbakan'ın, MHP lideri Bahçeli'den anadilde eğitim ve idam konusunda cesur bir adım atmasını beklediği yönündeki açıklamasının hatırlatılması üzerine ise, bazı Avrupa ülkeleri büyükelçilerinin kendisine yaptıkları ziyaretlerde resmi dil Türkçe yerine ana dilde eğitimden sözettiklerini ancak kendi ülkelerinde böyle bir uygulama olmadığını da dile getirdiklerini kaydetti. İzgi, "Onlar kendi ülkelerinde resmi dillerini, eğitim dili olarak kabul etmişler, ama benim ülkemde kimileri eğitim dili, resmi dil Türkçe yerine anadil olsun diye bazı isteklerde bulunuyor. Bunun kabul edilmesi mümkün değil. Ama dilde eğitim başka birşey. Folklörde eğitimi kabul ediyoruz, örf ve adette eğitim kabul ediyoruz. O halde dilde eğitimi de kabul edebiliriz. Bunun dünyada yapılmış örnekleri var. AB ülkelerinin kimileri bunu uyguladı. O uygulamalar seçilebilir, kendi bünyemize uygun olan başka bir düşünceyi ortaya getirebiliriz. O itibarla dilde eğitimi Türk devleti kabul eder. Onun da bir zamanı var. Ama eğitim dilinin Türkçe dışında kabul edilmesi sözkonusu olmaz, tartışılması bile yersiz" diye konuştu. İzgi, Bahçeli'nin bir cesur adım atıp atmayacağı konusundaki düşüncesini kendisinin açıklayamayacağına da işaret etti. MHP'nin, 1999 seçimlerinden önce idam cezalarının kaldırılması yönünde önemli çalışmalar yaptığını hatırlatan İzgi, Anayasa'daki değişikliğin de o düşüncenin bir ürünü olduğunu söyledi.
Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 16:59