'KADINLAR İŞLERİNİ KAYBETME KORKUSUYLA CİNSEL TACİZE BOYUN EĞİYOR!..'
Kadınların, özellikle kriz dönemlerinde, işlerini kaybetme korkusuyla cinsel tacize boyun eğerek sineye çektikleri ve yasal yollara başvurmadıkları bildirildi.
Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Bilecik İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Muzaffer Aydemir yaptığı açıklamada, cinsel tacizin, cinsiyete dayalı bir ayrımcılık olduğuna işaret ederek, istenmeyen cinsel talepler ile istihdam edilme, yükseltilme ve diğer çalışma haklarının ilişkilendirilmeye çalışıldığını söyledi.
Aydemir, araştırmalara göre en çok dullar olmak üzere bunun yanında genç, geçici olarak çalışan, azınlıklara mensup ve özürlü kadınlar ile homoseksüeller ve genç erkeklerin cinsel tacize maruz kaldığını vurguladı.
Cinsel tacizi artıran birçok sebep olduğuna değinen Aydemir, şöyle devam etti:
"Kadın ve erkekler arasındaki eşit olmayan güç farklılıkları, hızlı kentleşme, kırsal ve kentsel değerlerin çatışması cinsel tacizi artırmaktadır. Mağdurların toplumca suçlu olarak görülmesi, tacizci yerine taciz edilen kadınların suçlu olarak gösterilmesi, dışlanması, işyerinden uzaklaştırılması, başka işyerlerine de alınmaması bir diğer faktör olarak görülüyor. Bunun yanı sıra eğitimsizlik ve bilinçsizliğin de bir diğer faktör olduğunu söyleyebiliriz. Özellikle kriz zamanlarında kadınlar işlerini kaybetme korkusuyla cinsel tacize boyun eğme, sineye çekme ve yasal yollara başvurmama eylemi gösteriyorlar."
AB'de yapılan çeşitli araştırmalarda, Doğu Avrupa ülkelerinde cinsel taciz sorununun, Batı Avrupa ülkelerine göre daha fazla olduğunun saptandığını belirten Aydemir, İspanya'da, 1990'lı yıllarda çalışan kadınların yüzde 84'ünün cinsel tacize maruz kaldığı, Yunanistan'da ise cinsel tacizin yaygın olduğuna ilişkin araştırma sonuçlarının bulunduğuna dikkati çekti.
Aydemir, AB ülkelerinin tamamı genel olarak değerlendirildiğinde, kadınların yüzde 20-70 arasında cinsel tacize uğradıklarının açıkça görüldüğünü dile getirerek, AB'de cinsel tacizle mücadeleye 1957'de Roma Anlaşması'yla başlandığını bildirdi.
Cinsel taciz konusunda Türkiye genelini içeren bir istatistik bulunmadığını dile getiren Aydemir, Türkiye'nin 1993 yılında Birleşmiş Milletler'e sunduğu bir raporda, ülkede cinsel tacizle ilgili araştırmaların çok sınırlı olduğunun vurgulandığını, bu durumun halen devam ettiğini söyledi.
Aydemir, bu konuda sınırlı sayıda bulunan araştırmaların genellikle sağlık sektörü üzerinde yoğunlaştığını belirterek, şöyle konuştu:
"Buna göre hemşirelik okulu öğrencilerini kapsayan bir araştırmada, yüzde 'ünün cinsel tacize maruz kaldığı görülmüş. Ankara'da hemşireler üzerinde yapılan bir araştırmada ise yüzde 75'inin cinsel tacize maruz kaldığı ortaya çıkmış. İki önemli hastanede yine hemşirelerin önemli bir kısmının cinsel tacize uğradığı görülmüş. Bir başka araştırmada da sekreterlerin önemli bir kısmına yönetici ve iş arkadaşları tarafından cinsel tacizde bulunduğu saptanmış." Türkiye'de, cinsel tacizle mücadele konusunda 1985'ten itibaren önemli adımlar atıldığını anlatan Aydemir, BM'nin kadınlara karşı her türlü ayrımcılığın önlenmesi sözleşmesinin imzalandığını, bu konuda yasal düzenlemeler yapıldığını vurguladı.
Aydemir, Türkiye'de yasal düzenlemeler konusunda eksikliğin kapatılmış olmasına rağmen uygulama konusunda sorunlar yaşandığını dile getirerek, bu sorunların giderilmesi için cinsel tacizin bir tabu olmaktan çıkarılarak, tartışılır hale getirilmesi gerektiğini söyledi.
Bunun yanı sıra yasal düzenlemeler konusunda ilgili kesimlerin bilgilendirilmesi ve bilinçlendirilmesinin önemine işaret eden Aydemir, şunları kaydetti:
"Cinsel tacizin tanımı, kesin bir şekilde yapılamıyor. Ülkeden ülkeye kişiden kişiye değişebiliyor. Cinsel taciz konusundaki bu açığın, ancak mahkeme içtihatlarıyla kapatılacağı belirtiliyor. Bunun yanı sıra güvenlik görevlilerine, sağlık personeline ve yargı mensuplarına cinsel taciz türü olaylara müdahale konusunda özel eğitim verilmesi gerekiyor. Kadınların çalışma yaşamında karşılaştıkları, finansal, kültürel engellerin ortadan kaldırması ve cinsel tacizle ilgili sistemli bilgi toplanması gerekiyor." Muzaffer Aydemir, işletmelerin de cinsel taciz konusunda gerekli önlemleri alması gerektiğine işaret ederek, "Çalışanlara diğer çalışanların hakları konusunda duyarlılık eğitimi verilmesi lazım. Periyodik olarak denetimlerin yapılması gerekli. Sendikalar da bu konuda işletmelerin izlediği yolu izleyip çalışanları, üyelerini bilgilendirmeli."
Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 09:46