Gündem
  • 9.3.2002 11:07

KAMUDAKİ ÜCRET DENGESİZLİĞİ YOLSUZLUĞA YOL AÇIYOR

KAYNAK : Haber Vitrini BÜLENT AYDEMİR ANKARA - Yolsuzluğun sosyal bir davranış bozukluğu, tedavi edilmesi gereken önemli bir sosyal hastalık olduğu, kamudaki ücret dengesizliğinin de yolsuzluğa neden olduğu belirtildi. Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu (YDK) tarafından yayımlanan dergide, yolsuzluğun tanımı yapılarak, kalkınmaya etkilerine yer verildi. Yolsuzluğun basit tanımı; bozulma, çürüme, müessese kurallarına uymama, kollama, nüfuz kullanma, adam kayırma, haksız kazanç edinme gibi eylemlerin hepsi veya bir kısmının yaşandığı ortamın genel ifadesi olarak yapılırken, evrensel ifadeyle 'toplumu ve sistemi kapsayan genel bir bozulma' şeklinde tanımlandı. YOLSUZLUĞUN NEDENLERİ Yayında, yolsuzluğun nedenleri; sosyal ve ekonomik nedenler (hızlı nüfus artışı, hızlı ve çarpık kentleşme, ekonomik politikalardaki yanlış uygulamalar, işsizlik), siyasal nedenler, devam edegelen alışkanlıklar ve diğer nedenler (etkili ve caydırıcı ceza verilmemesi veya olmaması, denetim mekanizmalarının yetersiz ve etkisiz kalması veya bırakılması, kamudaki ücret dengesizliği ve yetersizliği) olarak sıralanırken, yolsuzluğun toplumsal davranış bozukluğu, tedavi edilmesi gereken önemli bir sosyal hastalık olduğu, gerekli müdahale yapılmadığında maliyetinin oldukça yükseleceği ifade edildi. YOLSUZLUĞUN EKONOMİK VE SOSYAL MALİYETİ Yolsuzluğun ortaya çıkmasıyla ekonomik kuralların ihlal edildiği, yürürlükteki mevzuata aykırı hareketin yanı sıra, fiziksel, ekonomik, sosyal ve ahlaki kuralların da çiğnendiği belirtilerek, "Yolsuzluk, ekonomik kuralların ihlali sonucu, kaynakların uygun olmayan alanlara kaymasında ve verimsizleşmesinde önemli rol oynamaktadır" denildi. Yanlış ve uygun olmayan alanlara yatırımların yapılması, ihalelerdeki usulsüzlükler, istihdam problemleri, destekleme ve teşvik politikalarında karşılaşılan sorunlar, kredi verme ve bankacılık uygulamalarındaki yanlışlıklar ekonomik maliyete örnek olarak gösterildi. Yolsuzluğun ahlaki ve manevi değerleri yok etmek suretiyle karşılıklı yardımlaşma ve dayanışma duygularını zedelediği, kurulu müesselere güveni zayıflattığı, böylece devlet-vatandaş arasındaki ilişkilerin bozularak toplumsal çürümeye neden olduğu kaydedildi. ŞEFFAF TOPLUM Yolsuzluğun yerleşeceği toplumlar için şu tanım yapıldı: "Demokrasinin yeterince yerleşemediği, yönetimin merkezi bir anlayışla yürütüldüğü, hak ve özgürlüklerin tam anlamıyla kullanılamadığı, şeffaflığın az olduğu, kamuoyunun gereğince bilgilenemediği, kamunun ekonomide etkin ve hakim olduğu toplumlar, yolsuzluk olayları için uygun zeminlerdir." YOLSUZLUĞUN ÖNLENMESİ Başbakanlık Yüksek Denetleme Kurulu tarafından yayımlanan dergide, yolsuzlukların önlenmesinde yararlı olacağı belirtilen tespitler, şöyle sıralandı: - Suçların yasal tanımının, günün şartlarına uygun olarak, yoruma gerek kalmayacak açıklıkta yapılması - Etkili ve caydırıcı cezaların uygulamaya konulması - Suçu teşvik eden sosyal ortammaların düzeltilmesi için gerekli ekonomik ve sosyal tedbirlerin alınması - Kamuda bağımsız ve etkin denetim sisteminin sağlanması, denetim sonuçlarının mutlaka değerlendirilmesi - Özel ihtisas mahkemelerinin kurulması - Kamu personelinin atama ve terfilerinde liyakatın ön planda tutulması - Yolsuzluğa karışmış olan kişi ve kuruluşların devlete iş yapmasının yasaklanması - Kamu kurumlarında işlerin düzenli, zamanında ve doğru yapılmamasından, yetkilerin kullanılmamasından ilgililerin sorumlu tutulması ve gerektiğinde soruşturulması - Dokunulmazlıkların sınırlandırılmasını ve yargının bağımsız çalışmasını temin edecek düzenlemelerin yapılması - Siyasetin her yönüyle açıklık içinde yapılmasını temin edecek düzenlemeler yapılarak, siyasilerin seçimlerde kullandıkları mali kaynakların ne olduğu ve temin yollarının kamuoyuna açıklanması - Sistemin temel müesselerine ve kamu yönetiminin adil olduğuna halkın inancının tazelenmesi, geleceğe umutla bakılması sağlanmaladır. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 15:41

İLGİLİ HABERLER