Gündem
  • 25.12.2013 22:05

Kemal Kılıçdaroğlu, 'Devlet krizi ile karşı karşıyayız'

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, CNNTurk’te Ahmet Hakan’ın Tarafsız Bölge programında soruları yanıtlıyor. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasının satırbaşları şöyle:
“Bunu bir devlet krizi olarak tanımlayabiliriz. Anayasada güçler ayrılığı ilkesi var. Yasama ve yürütmenin kavgasını görüyoruz burada. Geldiğimiz noktada daha önce yapılan yolsuzluk ve rüşvet operasyonunun bir şekilde kapatılmasına yönelik yürütme organının çabasını görüyoruz.”

“Yürütme organı ucu kendisine dokunduğu için bu konuyu kapatmaya çalışıyor. Ben bunu ilk duyduğumda Allah kimsenin başına vermesin dedim. Gerçekten acı bir olay. Ben 27,5 yıl kamuda çalıştım, böyle bir olaya hiç tanık olmadım. Yolsuzluk olaylarına tanık oldum ama böylesi bir olaya tanık olmadım. Cumhuriyet tarihinde de bir ilk olabilir. Ben olayı iki parçalı görüyorum. Bir ortada bir yolsuzluk ve rüşvet operasyonu var. Operasyon kime karşı yapılır? Çeteye karşı. Yasadışı bir örgüte karşı polisin yaptığı yargı destekli bir operasyon. Bu birinci aşama. Bu aşama sayın başbakana ulaştığında ben başbakandan kimse olaya müdahale etmesin, gerçekler ortaya çıksın, istersen benim oğlum, isterse babam olsun yolsuzluk ortaya çıksın demesini beklerdim. Bunu deseydi hiç kimse bir şey söyleyemezdi.”

“Kendisinden, çocuklarından, bakanlarından kaygı duymaya bir başbakan benim dediğim gibi davranırdı. Olay ortaya çıktığı gün üç bakan programını iptal etti ve Ankara’dan ayrılmadı. Eğer bir bakan endişe duymuyorsa programına devam ederdi. Ardından polisler görevden alınmaya başladı. 11 yıldır siz görevdesiniz. Bu polisleri kim atadı, siz atadınız. Biz yolsuzluk çıktı diye sevinmiyoruz, tam tersine üzülüyoruz. Neden devlette bu oluyor, olmaması gerekiyordu. Ben sayın başbakana sordum, bir bankanın genel müdürünün evinden milyonlarca euronun ortaya çıkması çetenin işi mi? Ben kamuya Recep Tayyip Erdoğan’ın aldığı aylıktan çok daha fazlasını alarak başladım. Benim çocuklarım da ortada. Efendim her evde para bulunur. Hayır efendim evde bu kadar para bulunmaz. Bu halkın aklıyla alay etmektir. Ben soruyorum kimin evinde bu kadar para bulunuyor.”

“Bir bankanın genel müdürü bu para kara para değilse gidip evinde ayakkabı kutusunda mı saklar. Gidip bankaya yatırır. Halkbank imam hatip okulu yapacaksa gider resmi olarak yapar. İMKB pek çok yerde okul yaptı. Kimse de itiraz etmedi. Adli Kolluk bizim ülkemizde yok. Adli Kolluk kurulmalı. Bir üste haber vermek demek bir kere güçler ayrılığına aykırıdır. Bu operasyon 14 ay önceye dayanıyor. O ihbar mektubu MASAK’a da gitmiş. Ben buradan soruyorum, hırsıza haber verilip operasyon mu yapılır? Kamuda çalışan herkes  şunu çok iyi bilir, bu tür operasyonlar gizlidir. Savcı yargıçtan izni alır. Polis bile nereye gideceğini, kimi alacağını son anda öğrenir. Bu süreci, içişleri bakanının oğlu da işin içinde, haber verirseniz operasyon çöker. Deniz Feneri davasında bunu gördük. Çıkış yolu yine yargıya düşüyor. Danıştay’a yönetmelik değişikliğiyle ilgili dava açıldı. Savcı yasaya bakıyor, polis yönetmeliğe bakıyor. Yargının süratle yürütmeyi durdurma kararı alması lazım. Bir gün bile geciktirmemesi gerek. Cumhurbaşkanına düşen çok görev var. Sayın cumhurbaşkanı devletin uyumlu çalışmasından sorumludur. Eğer güçler ayrılığı ilkesi çatışıyorsa, sorunu çözecek olanlardan birisi de cumhurbaşkanıdır. Sayın cumhurbaşkanının daha net bir tavır takınması ve yargının üzerine gölge düşürmeyin, savcının emrindeki polise müdahale etmeyin demesi gerekiyor.”

“CUMHURİYET TARİHİNDE HİÇBİR BAŞBAKAN YOLSUZLUK YAPANLARI BU KADAR NET SAVUNMADI”

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Cumhuriyet tarihinde hiçbir başbakan yolsuzluk yapanları bu kadar net savunmamıştır” dedi. Bakanların istifasının ahlaki olarak olumlu bulduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, Egemen Bağış’ın da istifa etmesi gerektiğini savundu.
CNN Türk televizyonunda katıldığı programda bakanların istifasını değerlendiren Kılıçdaroğlu, “Karadenizli insanın zaman zaman delikanlılığı tutar. İstifalarla Başbakanın daha önce söylediği dış güçler ve benzeri tezlerin tamamı çöktü. Çünkü bakan talimatı Başbakandan aldığını söyledi. Kim söylüyor, adı yolsuzluğa bulaşan bakan. Karadeniz insanı yeri geldiğinde haksızlıklara isyan eder, böyle bir yapısı da vardır. Bütün bu yolsuzlukları görüp itiraz etmemek mümkün değil” ifadelerini kullandı.
Özal döneminde adı yolsuzluğa karışan bir bakan için 40 Anavatan Partisi milletvekilinin imza toplandığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, “Bu kadar büyük bir operasyon olduğu dönemde AKP grubundan 40 yürekli adam çıkar mı. Beklemek benim hakkım. Ülkeyi yönetmeye sahibimiz, vatandaş vergisini veriyor, siz de hesabını vereceksiniz. Yolsuzluk yapanı korumak ne zamandır Başbakanın görevi. Cumhuriyet tarihinde hiçbir başbakan yolsuzluk yapanları bu kadar net savunmamıştır. Başbakan yolsuzluk yapanı açıktan savunuyor, açıktan polisler ve savcılar engelleniyor” diye konuştu.
Bakanların istifasını olumlu bulduğunu söyleyen Kılıçdaroğlu, “İstifa etmeleri ahlaki olarak doğru. Egemen Bağış’ın da istifa etmesi lazım. Eğer yeni kabine listesinde o yer alırsa bu doğru olmaz. Sayın Cumhurbaşkanının bu konuda tutarlı bir tavır sergilemesi lazım. Sayın Bağış Batı’da eğitim almış biri. Batı kültürünü bilen birisi. Orada yolsuzluk yapanlara nasıl davranıldığını bilirim. ‘Ben ısrarla koltuğumda kalacağım’, kalamazsın arkadaş, parlamentoda kimse seni konuşturmaz” şeklinde konuştu.
Kemal Kılıçdaroğlu, cemaat ve paralel devlet iddialarının sorulması üzerine ise şunları söyledi:
“Cemaat ile benim özel bir irtibatım yok. Kimler cemaatçidir, değildir bilmiyorum. Ben bu işlerin arkasında yolsuzluk olduğunu düşünüyorum. Ben cemaat mi var, başka birisi mi var, beni hırsız ilgilendiriyor. Sayın Başbakan ne söyledi, ‘Siz ne istediniz de biz vermedik’ demedi mi. Bu bir kavga belirtisi mi. Ortada bir paralel devlet var, yolsuzluk konusunda bir paralel devlet var. Bakanlar var, bürokratlar var, çıkar odaklı bir paralel devlet var. Siyaset konusunda bilmiyorum. Ortada bir cenaze var. Yatıyor yerde, yolsuzluk cenazesi. Onu kaldırmamız lazım. Onu kaldırmayalım diyor, üstünü örtelim diyor. Biz siyasal partiyiz, muhatabımız iktidardır. Biz kalkın bir cemaati, tarikatı, sivil toplum örgütünü karşımıza alıp müdahale etmeyiz.”
Kılıçdaroğlu, ABD Büyükelçisi ile yaptığı görüşmenin eleştirilmesi ile ilgili olarak ise, "Sayın Büyükelçinin bir daveti oldu, tesadüf eseri o güne denk geldi. Önceden belirlenen bir tarihti. Niye erteleyeyim. Yolsuzluklar konusu da konuşuldu ama bu bizim bildiğimiz genel şeylerdi. Siyasetin etik değerlerinin olduğu gibi konuşmalar oldu. Biz Türkiyeciyiz" ifadelerini kullandı

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 09:03

İLGİLİ HABERLER