Ekonomi
  • 18.2.2007 00:24

KEMAL UNAKITAN : KESENİN AĞZINI AÇTIK

İSTANBUL - Maliye Bakanı Kemal Unakıtan harcamalar konusunda önceliklerinden birinin özürlüler olduğunu söyledi. Unakıtan, "Kesenin ağzını açtık. Bana 'eli sıkı adam' derler. Evet öyleyim. Ancak özürlülere karşı çok cömertim. Çünkü özürlüler mecbur olduğumuz işlerden biridir" dedi. Unakıtan yaptıkları her bütçede özürlülerin payını önceden ayırdıklarını belirtti.

Adalet ve Kalkınma Partisi (AK Parti) İstanbul İl Özürlüler Koordinasyon Merkezi'nin düzenlediği "El Ele Aydınlık Yarınlara" adlı seri Cumartesi Toplantıları'nın üçüncüsü bugün gerçekleştirildi. Ümraniye Haldun Alagaş Kültür Merkezi'nde düzenlenen toplantıya Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, AK Parti İstanbul Milletvekili ve Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva ile birlikte AK Parti İstanbul yönetimi üst seviye yetkilileri, sivil toplum kuruluşu (STK) temsilcileri ve özürlü vatandaşlar katıldı. "Engelleri Kaldıran Başbakan Recep Tayyip Erdoğan", "Sayın Maliye Bakanımız, Tuttuğun Altın Olsun, Bütçemiz Para Dolsun" şeklinde dövizlerle süslü toplantı salonunda yaklaşık 500 özürlü vatandaş sorunlarına çare aradı. İki ayda bir periyodik olarak düzenlenen ve özürlülere yönelik "yaşama sevinci, bilgilendirme, motivasyon" konularının işlendiği toplantıların üçüncüsünde; özürlü maaşı, Özel Eğitim ve Rehabilitasyon Merkezi'ne gidenlere eğitim desteği, özürlülere bakım desteği ile vergi muafiyetleri ele alındı.

"DÜNYAYA AÇILALIM"

Toplantının açılış konuşmasını AK Parti İstanbul İl Özürlüler Merkezi Başkanı Ayhan Bahçeli yaptı. Bahçeli, özürlüler olarak imkanları duymak veya duyurmak değil, önemli olan bu imkanlardan istifade edebilmenin yollarını kolaylaştırmak olduğunu dile getirdi. AK Parti İstanbul İl Yönetim Kurulu Üyesi ve Beyazay Görme Engelliler Derneği Genel Sekreteri İlham Abdülkadir Kahraman da, hayata bağlılığın ne kadar anlamlı olduğunu anlattı. Kahraman, "Hayata bağlılığınız sizi mutlu ettiği gibi, çevrenizde de güller açmasına sebep oluyor. Etrafınıza motivasyon ve sinerji kaynağı oluyorsunuz" dedi.


Daha sonra kürsüye gelen İstanbul Milletvekili ve Beyazay Derneği Genel Başkanı Lokman Ayva, Türkiye'nin önemli bir değişime girdiğini söyledi ve bu gelişmeyi Bolu Tüneli'ne benzetti. AK Parti'nin böyle bir anlayışla çalıştığını hatırlatan Lokman Ayva, "Bu yol, bu gayret insan merkezlidir. 'İnsan eğer mutlu değilse, huzurlu ve başarılı değilse Türkiye'de bir şey olmaz' inancını taşıyan ve bu yaklaşımla hizmet üreten yöneticilere sahibiz. AK Parti kesinlikle oy kaygısıyla bu işleri yapmıyor. Bütün hedefimiz tüm özürlülerimizin oluşturulan imkanlardan sonuna kadar istifade edebilmesi" diye konuştu. Türkiye'deki bu farklılaşmanın artık bölgesini hatta dünyayı etkilediğini ve bu etkinin giderek daha da artacağına dikkat çeken Lokman Ayva, böyle gelişen bir Türkiye'de özürlülerin de kendilerini dünyaya açmaları gerektiğini kaydetti. Avrupa Körler Birliği genel kurulunun bu yıl Antalya'da yapılacağını hatırlatan Ayva, bundan böyle Türkiye'den özürlü insanların da uluslararası teşkilatlarda üye olarak bulunmasının önemini aktardı.

"ELİ SIKI DERLER, AMA"
Son olarak kürsüye gelen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, AK Parti'nin seçimlerden önce vaatle değil yapacaklarını söyleyerek iktidara geldiğini hatırlattı. Maliyedeki politikalarının, hesabı iyi tutmak olduğuna işaret eden Unakıtan, milletin parasına sahip çıkarak bütçe açıklarını kısa sürelerde önemli oranlarda düşürdüklerini belirtti. Çalışırken insanlara insan olduğunu hatırlatan hizmetleri getirdiklerini ifade eden Unakıtan, "İnsanların en mağdur kesimleri hasta, yaşlı ve özürlülerimizdir. Hizmet vermeye geldik. Biz insana hizmetten zevk alıyoruz. Onun için bizim memnuniyetimizi tasavvur edemezseniz. Hastamızın, yaşlımızın ve özürlümüzün sıkıntıları giderici bütün projeleri geliştirdik ve uygulamaya koyduk. Biz paraları batan bankalara değil, hizmete veriyoruz" dedi.


Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın da direktifleriyle bütçede önceliği özürlü ve ihtiyacı fazla olan insanlara verdiklerine işaret eden Unakıtan, "Derler ki 'Maliye Bakanı eli sıkı adamdır'. Evet sıkıyım. Her şeyden önce yapılacak masrafa inanmam lazım. Başka türlü zırnık vermem. Özürlü vatandaşlarımıza kesenin ağzına açtık. Bunu isteyerek, arzu ederek yapıyoruz. Bir kesim var ki onlara karşı çok cömertim. O kesim de özürlü vatandaşlarım. Onlara cömert davranıyorum" diye konuştu.

"ÜRETİMİN İÇİNDE OLMALIYIZ"
Türkiye'de 8 milyon civarında özürlü insanın bulunduğunu, kısıtlı imkanlara rağmen hizmetlerini aksatmamaya çalıştıklarını belirten Kemal Unakıtan, "Allah verdikçe biz de vereceğiz. Allah tedbirlerini almazsan vermez. İmkanlar sınırlı ama Allah'a şükrederek artıyor. Bütçede ayırdığımız fonlarımız artık milyar YTL'leri aşmaya başladı. Aştıkça bütçemizin de bereketi geliyor. Avrupa ülkelerinde bile bütçe açıkları bizden fazla. Şimdi bütçe açıkları küçük ülkelerden oluyoruz. Hem büyüyoruz, hem bütçe açığı kapanıyor. İşte oluyor. Nasıl oluyor?.. At binenin, kılıç kuşananın" dedi.


Türkiye'nin birlik ve beraberlik içinde birçok sorunun altından kalkacağını, özürlü, yaşlı, hasta diye toplumu ayırmanın anlamsız olduğunu söyledi. Beraber yürüyerek her ferdin üretime katılmasının önemini dile getiren Unakıtan şöyle konuştu:


"Özürlü vatandaşlarımıza yönelik temel politikamız şu: Vatandaşlarımızın yaşam tarzlarını, toplumun yaşam tarzıyla bütünleştirmek. Hep beraber üretimin içerisinde olacağız. Bireylerimizin tamamını üretici yapmak ve kişi başına düşen milli gelirimizi hep birlikte arttırmamız lazım. Burada hepimize görevler düşüyor. Özürlüler, üretimden dışlanmış bir bölümü olamazsınız. Bizim size görevlerimiz var. Ancak sizin de bu topluma karşı görevleriniz var. Siz de üretim mekanizmasının birer çarkısınız. Mesela Lokman Bey gibi milletvekili olabilirsiniz. Hatta bir ama sanatçı gibi üçyüz kilometre hız da yapabilirsiniz. Mesela İzmit'te bir fabrikada çalışanların hepsinin özürlü olduğunu duydum. Şimdi onları ziyaret edip tebrik edeceğim. Hepimiz bu üretim seferberliği içerisinde yer almalıyız. Önemli bir yere de böylece gelmiş oluruz. Bizim niyetimiz sizi hayata kazandırmak ve hayatın gerçekleri içerisinde topluma daha faydalı yapabilmek."

"MİLLETVEKİLİNE ÖVGÜ"
Parti olarak aldıkları kararlarda halkın çektiği sıkıntıların kendileri için hareket noktası olduğunu ifade eden Unakıtan her yerde temsilcileri olması hasebiyle özürlüleri kutladığını kaydetti. Bu konuda İstanbul Milletvekili Lokman Ayva'ya övgüler yağdıran Unakıtan, "Kanunları çıkarırken Lokman'ın nefesini ensemizde hissediyoruz. Plan Bütçe Komisyonu'nda 'Bu kanun illa girecek. Geçmezse ben ne yapacağımızı bilirim' diyor. Bazen korkudan koyalım şu kanunu, Lokman Bey, görmeden bir yerimize bir şey yapar. 'Kusura bakma görmedim' der. Onun için Lokman Bey ne derse yapıyoruz" dedi.


5378 sayılı Özürlüler Kanunu ile Türkiye'de ilk defa reform niteliğinde işlere imza attıklarını belirten Unakıtan, özellikle özürlülere yönelik eğitim konusunda çok hassas olduklarını dile getirdi. "Eğitim insana yapılan yatırımdır. Eskiden bütçelerimizde en fazla pay milli savunmaya ayrılırdı. AK Parti ile birlikte şimdi en fazla payı Milli Eğitim Bakanlığı alıyor" diyen Maliye Bakanı Kemal Unakıtan, önemli olan okulu yapmak değil, okulda okuyacak insan olduğunu belirtti.

ASGARİ ÖZÜRLÜ MAAŞI 135 YTL
Sadece normal insanların değil, özürlünün eğitimine de önem verdiklerini ifade eden Unakıtan, özürlü öğrencilere eğitimlerine destek olsun diye 388 YTL maaş bağladıklarını, bu sayının bugün için 110 bin kişiye ulaştığını bildirdi. Unakıtan, 2006 yılında eğitim maaşıyla ilgili 183 milyon YTL harcama yapıldığını, 2007 yılında da 325 milyon YTL ödeneğin ayrıldığını söyledi. Unakıtan, yüksek öğrenim gören özürlü öğrencilere de öğrenim ve katkı kredisi verildiğini, ayrıca Kredi ve Yurtlar Kurumu'nun yurtlarından istifade etmelerinin sağlandığını kaydetti.


Ayrıca diğer özürlü maaşını da asgari 67 YTL'den 135 YTL'ye yükselttiklerini hatırlatan Bakan Unakıtan şöyle dedi:


"Milletvekillerine fazla zam yapamadık. Onun için milletvekilleri biraz küskün. Yapmaya da niyetimiz yok. Evlerini de ellerinden aldık. Ama ne yapalım. Hesap kitap tutmuyor. Biz zararda olalım, millet karda olsun. Asgari özürlü maaşı iki kat oldu. 2005 yılında 325 bin özürlüye toplam 349 milyon YTL aylık ödemesi yapıldı. 2006 yılında yapılan ödeme de yaklaşık 537 milyon YTL'dir. Bakın nereden nereye geldik."


İstihdamın bugün için vazgeçilmez unsurlardan biri haline geldiğini kaydeden Bakan Unakıtan, fazla olmasa da özürlülerin istihdamını yüzde 3'ten yüzde 4 seviyesine yükselttiklerini belirtti. Unakıtan, çevre imkanları daha fazla artırıp, ekonomik gelişmeyi de sağlayarak kamu ve özel sektörde özürlü vatandaşlara daha fazla ihtiyaç duyulan bir ortam hazırladıkları haberini verdi. Unakıtan vergi muafiyetlerinin yanında yine bakıma muhtaç özürlüler için de özel tedbirler aldıklarını ve bakım hizmeti şeklinde bir projenin yürütüldüğünü bildirdi.

"HİZMETLER YETERLİ DEĞİL"
Sayılan hizmetleri yeterli görmediklerini sözlerine ekleyen Unakıtan, "Biz iktidara geldiğimizde kişi başına düşen milli gelir bin 500 dolardı. Şimdi 5 bin 500 dolara yaklaşıyor. Yeter mi, hayır. Bu 2013 yılında bu 10 bin olacak. Yani iki katı olacak. İmkanlarımız da iki katı olacak. O zaman hizmetlerimiz de katlanacak. Ancak hepimizin milli gelire katkı yapması gerekiyor. Onun için toplu kalkınmada topluca hareket etmek gerekiyor" diye konuştu.
İmkanlar arttıkça hizmetlerin daha fazlasının gündeme geleceğini sürekli tekrarlayan Unakıtan konuşmasının sonunda, "Şunu kesinlikle unutmayın. Yaptığımız her bütçede özürlülerimizin payını önceden ayırıyoruz. Ayırmaya devam edeceğiz. Çünkü önce bizim mecbur olduğumuz işler var. Biri de bu. Özürlüsüne, muhtacına, yaşlısına, hastasına bakamayan toplumlar geriye gider. Bakan toplumlar yücelir. En bakan kim ise, o en iyi toplum o olur" ifadelerini kullandı.


Toplantı protokol konuşmalarının ardından kokteyl ve sorulu-cevaplı panelle sona erdi.

Güncellenme Tarihi : 24.3.2016 21:46

İLGİLİ HABERLER