KIDEM TAZMİNATLARI KALDIRILIYOR MU?
İZMİR - Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Ömer Dinçer, kıdem tazminatı konusunun hem iş verenin hem de işçinin mağdur olduğu bir konu olduğunu ve çözülmesi gerektiğini söyledi.
Ege Bölgesi Sanayi Odası'nda (EBSO) İzmirli iş adamlarıyla bir araya gelen Dinçer, işsizlik meselesinde iş adamlarının katkılarına ihtiyaçları olduğunu belirtti.
Bakan Dinçer, İŞKUR vasıtasıyla ciddi istihdam yaratmaya ve mesleksizliği önlemeye yönelik çalışma yaptıklarını, verdikleri eğitimlere katılanlara 317 lira ücret ödediklerini, 2009 yılında Türkiye çapında düzenledikleri 10 bine yakın eğitim programına 145 binden fazla kişinin katıldığını söyledi.
Sanayi bölgelerinde ''eleman aranıyor'' tabelaları gördüğünü anlatan Bakan Dinçer, sanayicinin birçok açık pozisyonu olduğunu, bunun yanında birçok kişinin boşta bulunduğunu, bu ikisini uyumsallaştırmaya çalıştıklarını dile getirdi.
Küresel krizde birçok ülkede işsizlik oranının yüzde 100 oranında arttığını Türkiye'de ise yüzde 11 olan işsizlik oranının yüzde 13,5'lara çıktığını ifade eden Bakan Dinçer, küresel krizden başka ülkelerin olduğu kadar Türkiye'nin etkilenmediğini, işsizliğin önlenmesi noktasında birçok tedbir aldıklarını anlattı.
Dinçer, 2010 yılında mevcut istihdama ilave alınacak her işçi için işveren payını devletin karşılayacağını, hangi yaşta olursa olsun mevcut istihdama bir kadının alınması halinde, bu kişinin sosyal güvenlik primlerini 5 yıl boyunca devletin kademeli olarak ödeyeceğini kaydetti.
-SOSYAL GÜVENLİK GELİR GİDER ORANLARI-
Sosyal güvenlik gelirlerinin 2002 yılında yüzde 40 olan giderleri karşılama oranının 2009'da yüzde 60-62'ye çıkmasını hesapladıklarını, ancak küresel krizin hesapları altüst ettiğini ve bu oranı yüzde 52-53'lere düşürdüğünü belirten Dinçer, uluslararası standartlarda 4 çalışana karşı 1 emekli hesap edilirken Türkiye'de 1,8 çalışana 1 emekli denk geldiğini söyledi.
Emekli maaşlarındaki iyileştirmelere de değinen Dinçer, emeklilere yapılacak 10 liralık iyileştirmenin ekonomiye 1 yıllık maliyetinin 1 milyar 100 milyon lira, 100 liralık iyileştirmenin ise 11 milyar lira ek maliyeti olduğunu anlattı.
Dinçer, giderlerin azaltılması noktasında, ilaç fiyatlarındaki düzenlemelerle birlikte kamuya 2,5 milyar lira tasarruf sağlayacak çalışma yaptıklarını kaydetti.
-İŞ VERENİN ÜSTÜNDEKİ İSTİHDAM YÜKÜ-
İşverenin üstündeki istihdam yükünün azaltılması konusundaki soruları da yanıtlayan Bakan Dinçer, şöyle konuştu:
''Bizim uluslararası alanda da ciddi sorunlarımızdan birisi bu. İşe giriş ve çıkış maliyetlerinin yüksekliği uluslararası platformlarda sürekli olarak eleştirildiğimiz konulardan birisidir.
Özellikle kıdem tazminatıyla ilgili meselelerde bize yönelik eleştiriler yapılıyor. 'İşe giriş ve çıkış maliyetlerini düşürün' diyorlar. Aslında ne hikmettir ben bilemiyorum, kıdem tazminatı meselesi bu ülkenin çalışma hayatının önemli sorunlarından birisidir.
Hem işvereninin mağdur olduğu bir konudur, hem de işçinin mağdur olduğu bir konudur. Şimdi normal şartlarda ben konuyla ilgili birisi olarak işin bir tarafındayım. Hem işçi hem de işveren 'bu sorunu hep beraber oturup çözelim' diye konuşmaya yakın olması gerekirken, doğrusu gerçek anlamda ne işverenlerin ne de işçilerin böyle bir sorun çözülsün diye bu meseleye ağırlık koyduklarını göremiyorum.
Bu ciddi bir sorun ve çözülmelidir. İşçisiyle, işvereniyle, bakanıyla beraber oturmalıyız. Bunu nasıl çözeceğimizi konuşmalıyız. Nasıl çözmeliyiz o konuda bir fikrimi paylaşmak istemem.''
-KADINLARIN ÖZEL HALLERİ-
Son zamanlarda anlamakta zorlandığı meselelerden birinin ''Ağır ve tehlikeli işlerde kadınların özel hallerinin olduğu günler dikkate alınarak 5 gün izinli sayılmaları'' konusu olduğunu, bu konunun gündeme gelmesine anlam veremediğini dile getiren Dinçer, konuşmasını şöyle sürdürdü:
''Hakikaten bu sorunun niye gündeme geldiğini anlamakta zorlandığımı ifade ediyorum. Çünkü bu yönetmelikteki bu hüküm 1973'den bu yana bu ülkede var. Bu hüküm yönetmelik 1973'den bu zamana kadar birkaç kez değişmiş hepsinde de korunmuş. Şimdi de bu yönetmelikte bir takım iyileştirmeler, rasyonel tedbirler alırken bu maddeyi koruduk. Bir tek gerekçemiz vardı. Şimdiye kadar sorun çıkarmamışsa, o zaman kadınlara ait bir hakkı ifade ediyor görünüyor. Öyleyse bunu koruyalım. Başka hiçbir teşebbüsümüz olmadı. Bu yönetmelik çıkalı da epey zaman geçti üzerinden. O zamandan beri de hiç sorun çıkmadı. Bu konuyla ilgili, kadınlara konfeksiyonda çalışırken ceza verildiği gibi şikayet gelmedi. Ama son günlerde birden bire çok büyük bir sorun varmış gibi tartışılıyor anlamakta zorlanıyorum.
Bu hüküm, bu konuda ek maliyetler getirecek yahut işin aksamasına sebebiyet verecek uygulamaları doğuracak hüküm değil. Sadece biraz farklı yorumlamaktan kaynaklanan bir düzenleme. Zaten var olan bir düzenleme. Müsterih olmalısınız. O konuda ben çok rahatım. Sorun çıkarsa yönetmeliği değiştiririz. Ama sorun çıkmayacak endişe etmeyiniz. Siz rahatça çalışmanıza devam edin. Aslında meclise gönderdiğimiz iş güvenliğiyle ilgili yasa tasarısında veya Başbakanlığa gönderdiğimiz yasa tasarısında ağır ve tehlikeli işler tanımını kaldırıyoruz. Yeni bir kavramlaştırma yapıyoruz. Farklı kavramlar getirerek tanımlayacağız.''
EBSO Başkanı Ender Yorgancılar ise İzmirli iş adamlarına vakit ayıran Bakan Dinçer'e teşekkür ederek, plaket verdi.
Bakan Dinçer, AK Parti Gençlik Kolları'nın Bornova Öğretmenevi'nde düzenlenen eğitim programına da katıldı. Program basına kapalı gerçekleştirildi.