Kılıçdaroğlu'na atılan yumruğun faturasını bütün köye kestiler
Ankara'nın Çubuk ilçesinde bir şehit cenazesi sırasında CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu'na atılan yumruğun faturasının köylülere kesildiği ortaya çıktı. Çubuk ilçesinin Akkuzulu Mahallesi'nde yaklaşık 2 yıldır köylülerin şebeke sularında büyük bir sıkıntı yaşadığı öğrenildi. Vatandaşlar gündüz kesik olan ve gece de geç saatlerde 1-2 saat akan su yüzünden ev işlerinin aksadığını ve uyku düzenlerinin kalmadığını ifade etti. Vatandaşlar, Kılıçdaroğlu'na atılan yumruğun ardından sularının akmamaya başladığını söyledi.
Ankara'nın birçok yerleşim merkezinde halkın sağlıklı suya ulaşamadığını ortaya çıkartan Sabah, su çilesinin izlerini sürmeye devam ediyor. Son olarak Çubuk'ta bir mahallede susuzluk çilesi ortaya çıkarken vatandaşlar 2 yıldır yaşadıkları susuzluğu Kılıçdaroğlu'na Çubuk'ta bir şehit cenazesinde halkın gösterdiği tepkiye bağlıyorlar.

Başkent Ankara'da Gölbaşı, Nallıhan ve Güdül ilçelerinin ardından Çubuk Akkuzulu Mahallesi'nde de "susuzluk skandalı" yaşandığı ortaya çıktı. Sabah'a konuşan Akkuzulu Mahallesi sakinleri, 2 yıldır evlere gece yarısı 1-2 saat su geldiğini işlerin geceye sarkması nedeniyle uyku düzenlerinin alt-üst olduğunu kaydettiler.

Çubuk'un Akkuzulu Mahallesi'nde Seçim öncesi vaatlerinde "Biz suyu Allah'ın nimeti olarak görüyoruz ve sudan para kazanılmayacağına inanıyoruz" ve "Benim önceliğim halkın sağlığı, halkın canı" ifadeleriyle halktan oy isteyen Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş'a seslenen mahalleliler, aylardır suya hasret yaşadıklarını ifade ettiler ve susuzluk sorunlarının çözülmesini istediler.

Mahalle sakinleri susuzluk olayının sebebini ise CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na Çubuk'ta yapılan yumruklu saldırıya bağlıyorlar. CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara'nın Çubuk ilçesinde, dün Türkiye Irak sınırında yaşanan çatışmada hayatını kaybeden er Yener Kırıkcı için düzenlenen cenaze törenine katılmış törenin ardından da bir grubun yumruklu saldırısına uğramıştı.
Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın "Çöp toplamadan şehir içi ulaşımına, kültür-sanattan çevreye kadar hiçbir işi doğru düzgün yapamıyorlar. Artık illerde sular akmıyor sular" şeklindeki sözleri ile Başkentteki susuzluk sorunlarına da vurgu yapmıştı. Akkuzulu Mahallesi sakinleri susuzluk nedeniyle yaşadıkları çileyi şöyle anlattılar:

Halil Kökmen (Muhtar): "Mahallemizde iki yıldır şebeke sularımızda sıkıntı bulunmakta 3 aydır suyumuz gece 23. 00 ve 02.00 sıralarında akmaktadır ve bazen 3-5 gün hiç akmamaktadır. Şu pandemi döneminde ne elimizi yüzümüzü yıkayabiliyoruz ne de çamaşır bulaşık, banyo, tuvalet ihtiyaçlarımız için yeterli su bulabiliyoruz. Köyümüzün kuyularından ve pınarlarından kova ve bidonlarla taşıma suyla ihtiyaçlarımızı ancak görebilmekteyiz. Mahallemizde 2 tane okul var bu okullarda okuyan 600 de öğrencimiz var. Ayrıca 2 tane cami ve 3 bin nüfusumuz ile büyük bir mahalleyiz. Okulumuz ve camilerimizde sular akmadığı için hastalık yayılma riski daha fazla. Köyümüzde 1 adet de paket arıtma tesisi bulunmakta. Bu paket arıtma tesisi atıl durumda ve mahallemizin kanalından akan pis ve atık su arıtılmadan çay yatağına akmakta ve burada bulunan su kuyularımıza karışmaktadır ve bu haliyle de çevreye pis koku, sinek, kurt ve böcek yaymaktadır. Kuyulara karışan pis su yüzünden çocuklarımız hasta olmakta. Atık su kanal bağlantımız paket arıtmadan alınarak acil olarak Çubuk'ta bulunan merkez arıtmaya bağlanması lazım ama İki yıldır çalmadığım kapı kalmadı. Halen pis koku ve mikrobun içinde yaşıyoruz. Büyükşehir Belediye Başkanımdan ve yetkilerden acil çözüm bekliyorum.
"Cezalandırılıyor gibi muamele görüyoruz"
Narin İravan: "Su sıkıntısı nedeniyle evimizin önünde 50 sene önce yapılan eski taş kuyuyu devreye soktuk. Mahallemiz'de istenmeyen bir olay yaşandı hepimiz üzüldük keşke olmasaydı ama 50 yıl öncesine döndük yani. 70 yaşındayım metrelerce aşağıdan iple su çekiyorum, belim kopuyor. 4 aydır evimizde bir damla su yok. Çamaşır makinelerinin içinde çamaşırlar günlerce bekliyor, gelinim çeşmeye gidiyor orada yıkamak zorunda kalıyor çamaşırları. Gelinimle bu yüzden kötü olduk. Eski zamana döndük insanlıktan çıktık kirden koktuk tarla tapan var, çocuklar inşaatta çalışıyor eve gelince banyo olamıyorlar."

Hilmi Çakırgöz: "Yaklaşık 4 aydır geceleri nöbet tutuyoruz, çamaşırlar yıkansın diye gece sahura kalkar gibi onda da 1-2 saat akıyor makine yarım kalıyor. Mecbur hanımlar köyün çamurlu çeşmesinde çamaşırlarını yıkıyorlar. 3000 nüfuslu köy taşıma suyuyla idare olunur mu? 2000 e yakın seçmen var, sandıkta bunun hesabı sorulur sanki cezalandırılıyoruz. Üzücü istemediğimiz bir tepki olmuştu sanırım cezalandırılıyoruz. Yüksek kesimde kalanlar perişan kovalarda su ısıtıp banyo oluyoruz. İstanbul dan misafirimiz geldi yerin dibine girdik. Bu sıkıntıyı 2 senedir yaşıyoruz fakat son 4 aydır çok daha perişan olduk."

Gülemden Kırdı: "Evimizin önündeki arıtma tesisi taşıyor o da koku yapıyor köyün tamamının kanalizasyonu burada evimizin önünde toplanıyor. Evimize gelen misafir kokudan ve sineklerden kaçıyor. Kanalizasyon bazen taşıyor adeta göl gibi olunca kamyonlar gelip çekiyor. 3 gün sonra tekrar oluyor. Su sorunumuz da var 10 bin TL'ye tanker aldık. Eve geceleri su geliyor gece nöbetleşe çamaşırları yıkamaya çalışıyoruz. Tas ile kovalardan su alarak banyo yapmaya çalışıyoruz."
Güllü Çakırgöz: "Sularımız akmadığı için merkezde oturan ablama çamaşırları götürüyorum. Makineler çalışmıyor eski çağlara döndük çocuklar banyo olamıyor abdest alamıyoruz. Alım gücüm olsa tanker alacağım ama eşim vefat etti, 3 çocukla mı uğraşıyım? 4 aya yakın su yok susuzlukla mı? El arabasıyla köyün çeşmesinden su çekiyorum. Allah hepimize yardım etsin Allah'tan tek dileğim su. Aylardır su yok evler ve bizler koktuk bizim ne günağımız var."

