"Kişiliği şahane hocalığı süper"
La Gazzetta dello Sport yazarı Paolo Condo, Aslan'ın hocası Mancini'yi FANATİK için anlattı. Roberto, kişilik olarak gerçekten çok iyi bir insan. Antrenör olarak da taktik çalıştırmaya ve alışmaya bayılır. Galatasaray'a imza atmadan önce yaşlı yıldızlarla ilgili olarak kafasında bazı şüpheler vardı. Onu çok yakında genç yıldız avında görebiliriz.
Roberto, 1990’dan beri Federica ile evli. Filippo ve Andrea adında iki erkek çocuğu (ikisi de futbolcu, çok iyi olmasalar da), Camilla adında da bir kızı var. Düğünlerini hatırlıyorum, İtalya’daki Dünya Kupası’nın başlamasına sayılı günler kalmıştı. Eğer İtalya kupayı kazansaydı, bu düğün muhtemelen filmin başlangıç sahnesi olurdu. Ama turnuva Roberto için tam anlamıyla bir kâbustu, çünkü hiç oynama şansı bulamadı.
Daha 16 yaşında 9 gol attı
Bologna altyapısından yükselip, Serie A’da ilk maçına çıktığında daha 16 yaşındaydı. İlk sezonunda 9 gol attı, ama takımı Serie B’ye düştü. hatta o dönem Gigi Radice, Mancini kalacak diye Bologna’yı çalıştırmayı kabul etti, ama Sampdoria çok yüksek bir teklif yapınca Bologna, Mancini’yi satmaya karar verdi. Radice de bunun üzerine anında istifasını verdi. Sampdoria’nın o dönemki sahibi Paolo Mantovani petrol zenginiydi ve tüm yetenekli gençleri topluyordu. Kaleci Pagliuca, defansta Mannini ve Vierchowod, orta sahada Pari ve Dossena, kanatta Lombardo, forvette de Vialli ve Mancini... Vujadin Boskov’un yönettiği harika bir takımdı, ama beklenenden çok daha az kupa aldılar. O takımın yıldızları yavaş yavaş dağılırken, en son ayrılan 1997 yılında Mancini oldu, Lazio’nun yolunu tuttu. Boskov’dan sonra futboldaki 2. babası Sven Goran Eriksson’la çalışacaktı.
Terim gidince, kaderi değişti
2000 yılında futbolu bıraktı, ama İngiltere’de Leicester formasıyla oynamaya devam etti. Çünkü Premier Lig’deki futbolu anlamak istiyordu. Ama Fatih Terim’le yollarını ayıran Fiorentina onu çağırdığında, yeni bir kariyere adım atıyordu. Burada ilk iş olarak İtalya Kupası’nı kazandı, ki bu turnuva onunla özdeşleşti zira 6’sı oyuncu, 4’ü de teknik adam olmak üzere 10 kez bu kupayı kaldırdı. Ancak bir sonraki yıl kulübün sahibi Cecchi Gori, finansal sorunlar yüzünden tüm iyi oyuncuları sattı. Taraftarlar çok öfkeliydi. Bu öfkeden Mancini de nasibini aldı, çünkü o, sadakatinden dolayı başkanını savunmaya çalıştı ve bundan sonra gelen taraftar baskısı üzerine istifa etmek zorunda kaldı.
Şike skandalı, onu kurtardı!
Daha sonra Lazio’ya geçti ve hem Avrupa hem de İtalya’da mutlu sona ulaşacak güçlü bir takım inşa edildi. Ama gerçek çıkışını 2004’te İnter’den gelen teklifle yaptı. İki zorlu sezonda Juventus ve Milan’ın arkasında üçüncü sırada kaldı ve sonrasında iki şampiyonluk yaşadı. Tabii üçüncülükle geçen bu ilk iki sezonun ardından, Moratti’nin takımın başına Fabio Capello’yu getirmeye çalıştığını hatırlatmak isterim. ancak tam bu sırada patlak veren şike skandalı, bu planı rafa kaldırdı. Zaten mahkeme tarafından bir şampiyonluk gelmişti, Moratti de Mancini’nin takımda kalmasına karar verdi ve o dönemde Juventus’un başında olan Capello’nun elinden İbrahimoviç ve Vieira gibi yıldızları kaptı. Crespo ve diğer yıldızlar da alındı. Böylece İnter üst üste 17 galibiyet, toplamda da 97 puan gibi rekorlar elde ederek şampiyonluğa uzandı.
Liverpool maçı biletini kesti
Serie A için çok kötü, ama Mancini için rüya gibi günlerdi. Ertesi yıl ikinci şampiyonluk da geldi, ama bu kez çok daha zordu. Şampiyonluk son maçın son yarım saatinde İbrahimoviç’in Parma’ya attığı iki golle ilan edildi. O pazar, 60. dakikaya kadar şampiyon Roma’ydı. Yine de Moratti’nin neden Roberto’yu üst üste gelen iki şampiyonluktan sonra gönderdiğini anlamak güç. muhtemelen takım Şampiyonlar Ligi son 16 turunda Liverpool’a elendiğinde Mourinho ile irtibat kurulmuştu, çünkü Mancini sezon sonunda ayrılmasının gerekebileceği yönünde bir konuşma yapmıştı. Kulüpteki bazı yöneticilerle ve sağlık ekibiyle kavgalıydı. Ertesi gün Roberto özür dilese de, o gece tren çoktan yola çıkmıştı.
Persie ve Hazard’ı o alıyordu
İnter’den gönderildikten 6 ay sonra, Mark Hughes ile yollarını ayıran Manchester City’ye imza attı. Bildiğiniz gibi 44 yıl sonra gelen bir Premier Lig şampiyonluğu yaşandı. Şampiyonlar Ligi’nde gruptan çıkmayı başaramadı belki, ama rakipleri ilk senesinde Bayern Münih ve Napoli, ikinci senesinde de Real Madrid ve Borussia Dortmund’du. ani ilki zor, ikincisi imkansızdı. Yani Mancini’nin kovulması bir hataydı. Ayrıca 2012 yazında Roberto, Van Persie ve Hazard’ı City’ye elemeleri için ikna etmişti. Ama kulübün yanlış zamanlaması nedeniyle Van Persie Manchester United’a, Hazard da Chelsea’ye gitti.
4-2-3-1 oynar, oyunu iyi okur
Kişilik olarak Roberto, gerçekten çok hoş bir insan. Antrenör olarak, taktik çalıştırmaya bayılır ve çok çalışır. ince iyi bir defans hattı kurmaya çalışır, sonra da sağlam bir forvet hattı. Kulübede maçı çok çabuk okur. En doğru oyuncu değişikliklerini kapar. Genellikle 4-2-3-1 sistemini kullanır.
En büyük kulüpler nasıl olmalı!
Galatasaray’a imza atmadan önce Mancini’nin kafasında yaşlı yıldızlarla ilgili bazı şüpheler vardı. “Galatasaray yaşlı yıldızlarla dolu. Genç yıldızları transfer mi edemiyorlardı, yoksa bunu istemiyorlar mıydı bilmek isterdim. Çünkü en büyük kulüplerbu ikisinin karışımından oluşur” diyordu. İşte bu yüzden Ocak ayında ya da yaz döneminde genç yıldız avı bekleyebiliriz.