KIZLAR DA KENDİ ARALARINDA SEKS KONUŞUR MU?
DİLEK ÖNDER/ VATAN
Peki kızlar konuşur mu?
Yani kendi aralarında... Seks meks konuşur mu? Erkeklerin şöyle bir iddiası vardır ya, “asıl siz bizden daha fazla konuşuyorsunuz...”
Bu doğru mu?
Biz en azından konu açılınca konuşuyoruz, aklımıza gelince...
Aradaki fark bu işte; sizin hep aklınızda ama her zaman konuşmuyorsunuz, biz ise aklımıza gelince...
Gelirse tabii...
Yok yok, ben size gerçeği söyleyeyim; kadınlar bunları eğlenmek için konuşur...
İçinize oturdu değil mi? (Erkeklerin yani...)
“Neyimizle eğleniyorsunuz?” diye düşünüyorsunuz...
Tahmin edin!
Buldunuz. Aynen öyle.
Amma...
Bir kadın da tıpkı sizin gibi, kocasından veya o andaki sevgilisinden pek bahsetmez.
Genellikle eskilerden söz eder.
Eskilerin de en berbat ve komik hallerinden.
DAĞITTIM HERİFİ...
Yani erkekler gibi değildir. Bir kadının ağzından, “yatırdım herifi...” türünden cümle zor duyarsınız. Ya da, “dağıttım adamı...” falan. Çok zor. Ben henüz duymadım.
Yani buradaki fark da şudur; kadınlar kendilerini övmek için seks konuşmaz...
Bu konuşmaların bir kısmı intikam niyetlidir, bir kısmı da gerçekten sırf eğlence olsun diye...
Yani kötü ayrıldıysa ve henüz acısı dinmemişse, konuya “zaten” diye başlar.
Gerisini siz tahmin edin artık...
Ama aradan uzun zaman geçtiyse...
Hele yeni ilişkisi de iyi gidiyorsa...
Geçmiştekileri hem rahat rahat, hem de mizahi bir
şekilde anlatır.
Parmağının ucuyla göstere göstere...
“Ne var bunda?” demeyin. O anda çok komik olur.
Bu yüzden erkeklere kadınları incitmeden ayrılmalarını tavsiye ederim.
Bir de her zaman söylerim, boşanmış kadının ilk erkeği olmayacaksın diye...
Yani boşandıktan sonraki ilk...
O, geçiş döneminin kurbanıdır. Ve o gece mutlaka anlatılır.
Dedim ya, kadınlar durup dururken değil, bazen konuşurlar diye...
Ne zaman konuşurlar?
Kız kıza buluşmalarda.
Evde ya da bir restoranda... Hani, “bu akşam kız kıza çıkacağız” derler ya, işte o zamanlarda...
Eğer, “eskiler listesi” yapmaya doydularsa sıra yaşanmış hikâyelere gelir.
İşte orada...
O akşam...
Her şey, bire bin katılarak anlatılır. Anlatılanlara fanteziler de eklenir. Çok eğlenilir, çook.
HİÇ Mİ İYİSİ YOK?
Evet, abartılır biraz. Yani “bire bin katmak” ve “abartmak” kelimeleri yanlış anlaşılmasın, büyütmek değil, küçültmek anlamında...
Küçültmek!
Ha, hiç mi iyisi yoktur?
“Çok iyiydi” diye hiç anlatılmaz mı?
Varsa, anlatılmaz.
Bir cümleyle geçiştirilir.
En fazla, “Ona söylecek bir lafım yok, arkadaşlar. Hakkını teslim etmek lazımdı” falan dersin.
Ama böyle, sonsuza doğru dalarak...