
Koç: Bu millet Erdoğan ismini unutmayacak
CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Haluk Koç, "Kürt sorunu Türkiye'nin sorunudur. İç politika hesapları ile bölgesel bir takım aktörleri oraya davet edip, bu sorunun çözümünü taçlandırılacağı noktasında açıklamalarda bulunursanız, bu sorunu Türkiye'nin sorunu olmaktan çıkartıp, bir bölgesel ve uluslararası sorun haline doğrudan getirmiş olursunuz" dedi.
Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç'ın ABD'ye gitmeden önce yaptığı açıklamalara değinen Koç, "Özgün ağırlıktan bahseden kişinin tipik bir özgül hafiflikle karşımıza çıktığını görüyoruz. Başbakan'a ağzını açamayan bir kişi şimdi CHP Genel Başkanı'na dil uzatmaktadır. Kendisini dolaylı bir şekilde Başbakan'a affettirmek istemektedir. CHP Genel Başkanı'na sataşmanın verdiği hafiflikle yolculuğuna ABD'ye kadar devam edecektir. Cevap vermeye değer hiçbir şey görmüyorum" değerlendirmesinde bulundu.
Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun çalışmalarına ilişkin gelinen noktaya ilişkin "perşembe'nin gelişi çarşambadan bellidir" deyişini kullanan Koç, "Kafasına göre oluşturmak istediği başkanlık sistemini anayasa uzlaşma masasına getirip süreci tıkayan Başbakan, bu arzusunun gerçekleşmeyeceğini görünce masayı devirmekte hiçbir beis görmemiştir" diye konuştu.
"Tayyip Erdoğan, anayasa masasından kaçmıştır"
AK Parti'nin derdinin çağdaş bir anayasa yapmak değil, başkanlık sistemini anayasaya monte etmek olduğunu ileri süren Koç, "Anayasa çalışmaları Başbakan'ın beklentilerinin karşılanmadığı gerekçesiyle Başbakan ve AKP tarafından devrilmiştir. Tayyip Erdoğan anayasa yapma masasından kaçmıştır" dedi.
"Bu millet sizin isminizi hiç unutmayacak"
Toplumun tüm kesimlerinin sosyal ve ekonomik sıkıntılar içinde olduğunu, iktidarın ise bunlara gözünü kapadığını söyleyen Koç, "Varsa yoksa Türkiye'yi parçalamaya dönük projelerin aktörlüğüne soyunmuş vaziyetteler. Bu millet, kendisi de tarih de sizin isminizi hiçbir zaman unutmayacak ve işbirlikçiler listesinde hep anacaktır" dedi.
AK Parti'nin başta Suriye'ye yönelik olmak üzere dış politikasını da eleştiren Koç, Suriye'de yaşananlarda sorumlulukları olduğunu iddia etti. Koç, "(Hayallerim var) diyor beyefendi, şu anda Türkiye'nin 81 vilayetinde yüzlerce Suriyeli mülteci çocuk dileniyor. Kış geliyor. Barınma, iş yok. Hayallerin, arzuların, hülyaların bu muydu? Bu insanların yerinden yurdundan olmasında, orada kardeş kanı akmasında senin hiç sorumluluğun yok mu?" ifadelerini kullandı.
Koç, Başbakan Erdoğan'ın Diyarbakır ziyaretinde sarf ettiği sözlerin genel af olabileceğine ilişkin beklentilere yol açtığını belirterek, şunları kaydetti:
"Başbakan'ın iki de bir bulunduğu ortamdan birilerine mesaj yollamak adına genel af şeklinde yorumlanabilecek açıklamalarda bulunması bir talihsizliktir. Çünkü genel af, şişeden cinin çıkmasına benzer. Bir kez çıktı mı, cini şişeye sokmak mümkün değildir. Birçok kader mahkumu ve aileleri de bu sözlerden etkilenirler. Başbakan, bu çağrışımı yapabilecek ifadeleri Diyarbakır'da kullandı."
Başbakan'ın bu konudaki sözlerinin yardımcılarınca tevil edilemediğini, bu görevin de kendisine düştüğünü ileri süren Koç, "Lamı, cimi yok, bunu söyledin. Şimdi (söylemedim) diyorsun. Korkudan kimse tevil edemiyor seni, ertesi gün ne diyeceğin belli değil çünkü. Bu son derece önemli bir hatadır. Genel af sözü toplumda bir beklenti yaratır. Bunun gereğini yerine getirmedikten sonra bu sözü sarf etmenin çok ağır bedeli, faturası vardır" şeklinde konuştu.
Başbakan Erdoğan'ın dün partisinin grup toplantısındaki konuşmasında sanatçı Ahmet Kaya'nın katıldığı bir ödül töreninden bahsederken, o törende bulunmadığını ileri sürenlere yönelik kullandığı bir ifadeyi de eleştirdi. Koç, "Başbakan edep özürlüsü olduğunu da bir kere daha ortaya koymuştur. Başbakan'ın son ortaya koyduğu oyun, üstlendiği rol, önce aklını başına toplamasını, dilini de siyasetin taşıması gereken edep sınırlarına çekmesi gereğini ortaya koymaktadır" dedi.
Koç, Başbakan Erdoğan'ın haftasonu yaptığı Diyarbakır ziyareti ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkanı Mesut Barzani ile bir araya gelmesine de değindi.
Barzani'nin Irak anayasasının bir şahsiyeti olduğunu, bu nedenle görüşmelerinde bir sakınca olmadığını belirten Koç, ancak görüşmenin gerçekleştirildiği Diyarbakır'ın Türkiye'nin diğer illerden farklı bir il gibi yansıtılmasına dikkati çekti. Koç, şöyle devam etti:
"Sayın Başbakan, Barzani ile Diyarbakır'da yapılan görüşmenin Türkiye'deki barış sürecini taçlandıracağından bahsediyor. Kürt sorunu Türkiye'nin sorunudur, demokratikleşme sorunudur. İç politika hesapları ile bölgesel bir takım aktörleri oraya davet edip, bu sorunun çözümünü taçlandırılacağı noktasında açıklamalarda bulunursanız, bu sorunu Türkiye'nin sorunu olmaktan çıkartıp, bir bölgesel ve uluslararası sorun haline doğrudan getirmiş olursunuz. Yani bu sorunun çözümüne müdahil olabilecek kanatları çoğaltmış oluyorsunuz."
Kürt vatandaşların taleplerinin uluslararası oyunculara ithal edilerek bölgeselleştirilmemesi gerektiğini belirten Koç, ancak Başbakan Erdoğan'ın yakın dönem siyasi beklentilerle hareket ettiğini ve Kürtleri hep aldattığını iddia etti.
Koç, ayrıca Türkiye'nin bu yaklaşımının orta ve uzun vadede Kürt sorunlarıyla kendi içlerinde uğraşan İran gibi diğer ülkelerde de rahatsızlık yaratacağını ileri sürdü.
Açıklamalarının ardından gazetecilerin sorularını yanıtlayan Koç, Başbakan Yardımcısı Arınç'ın, CHP'ye yönelik Uludere olayını istismar ettiği şeklinde açıklaması olduğunun ifade edilerek, değerlendirmesinin sorulması üzerine, "Sorumluların arasında olan bir kişi Uludere'yi ağzına alıyorsa, günahının vebalini de taşımaya hazır demektir" karşılığını verdi. CHP'nin Uludere olayıyla ilgili tutumunun açık olduğunu vurgulayan Koç, ancak "vur emrini kim verdi, başbakanın haberi olmadan böyle bir harekat yapılabilir mi?" sorularının ise yanıtsız olduğunu belirtti.
"Çiçek, bağımsız bir meclis başkanı iradesi ortaya koyamamıştır"
Koç, Anayasa Uzlaşma Komisyonu'na ilişkin bir soruyu yanıtlarken de TBMM Başkanı Cemil Çiçek'in komisyon çalışmalarına ilişkin sözlerini eleştirdi. "Sayın Çiçek, bağımsız bir meclis başkanı iradesi maalesef ortaya koyamamıştır. Bütün kademelerde olduğu gibi Başbakan'ın taassubu altında kalmıştır, Anayasa konusunda" dedi.
Yerel seçimlerde CHP'nin İstanbul Büyükşehir Belediye başkan adayının belirlenmesi konusunda önseçimin söz konusu olup olmadığı sorusuna da Koç, yerel seçim komisyonunun çalışmalarını sürdürdüğünü, bu konuda henüz bir karar olmadığını bildirdi.
Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 10:12