Gündem
  • 22.8.2006 12:00

KORKUNÇ İDDİA!.. HİZBULLAH 2 MİT'Çİ İNFAZ ETTİ

Yasadışı örgüt Hizbullah'tan ele geçirilen bilgisayar disketleri ABD'de FBI tarafından çözüldü. Örgütün, MİT'le bağlantılı iki elemanını sorgulayıp öldürdüğü ortaya çıktı

Hizbullah lideri Hüseyin Velioğlu'nun 2000 yılında öldürüldüğü Beykoz'daki villada ele geçirilen disketler ABD'de FBI tarafından çözülünce örgütün gerçek yüzü ortaya çıktı. Elde edilen bilgilere göre, örgütün Kartal'daki mezarevinde cesetleri bulunan İbrahim Sarıaltun ve Nezir Aslan, MİT'le bağlantılı oldukları için öldürülmüş. Konusunda uzman FBI görevlileri tarafından yapılan uzun soluklu çalışmalar, sonunda meyvelerini verdi. Kartal'daki mezarevde cesetleri bulunan örgüt üyeleri İbrahim Sarıaltun ve Nezir Aslan isimli kişiler hakkında yer alan bilgiler, Aslan'ın örgüt tarafından öldürülmeden önce yapılan sorgusuna ait kayıtlar, MİT - HİZBULLAH - PKK ilişkisini belgeledi. Örgüt üyesi Aslan, sorgusunda PKK içinde Hizbullah yanlısı fikirleri yaymak için faaliyet gösterirken; MİT adına çalışan İbrahim Sarıaltun'a da taşeronluk yaptığını şöyle anlatıyor:

KOD ADIM: MELLE

"Adım Nezir Aslan. MİT'teki kod adım: Melle. İrtibatlı olduğum kişiler İbrahim Sarıaltun ve A.H.Ç. 1998 yılında arkadaşlarım vasıtasıyla İbrahim Sarıaltun ile tanıştım. Bana çok yardımcı oldu. Onun Kürt İslam düşüncesi bana çok tesir etmişti. Bu düşünceyi yaygınlaştırmak ve bu uğurda çalışmak için onun teşvikiyle Almanya'ya gittim. PKK'lıların içinde Dindarlar Grubu diye bir örgütlenme çalışması yaptık. 1991 yılında Almanya'da yanıma gelen İbrahim, kendisinin MİT'te görevli olduğunu söyledi ve gizli olarak kendisiyle çalışmamı teklif etti. 1998 yılına kadar Hizbullah içinde görev almaya çalıştım. Bu tarihten itibaren ders görevi verilmeye başlandı. İbrahim ile telefonlaşıyordum. En çok Avrupa ile Türkiye arasında gidip gelen kişileri soruyordu. Karlsruhe'de buluştuk. Avrupa'da görevli olan militanların listesini İbrahim'e verdim." Kayıtlarda Nezir Aslan, Hizbullah'ın İbrahim Sarıaltun'un faaliyetlerinden haberdar olduğunu, hatta Sarıaltun ve arkadaşlarının Almanya'da yapacakları toplantıyı teybe kaydetmesi için Hizbullah tarafından görevlendirildiğini şöyle anlatıyor:

KIYMETLERİ KALMADI

"1999 kışını tam geçmemiştik. İbrahim Sarıaltun Hohenstadt'ta kayınpederim Yusuf Akdeniz'in evine gelmişti. Oraya gidip onları dinleyip teybe kaydetmemi istediler. Gittiğimde İbrahim dışında 2 kişi daha vardı. Molla Süleyman, 'Bunlar Hizbullah değil; hizbu-zulümdür. Devletle beraberler, adam öldürüp hemen karakola sığınırlar. Halk arasında kıymetleri kalmadı. O yüzden hepsi büyükşehirlere kaçtılar. Biz büyük bir halk hareketi başlatacağız' diyordu. Dışarı çıktığımızda İbrahim'le benim arabama binince durumu anlattım. 'Beni sizi dinlemeye gönderdiler' dedim. 'Kim' diye sorunca 'Ali Demir' ve 'Nimet Bayka' dedim. 'Hiçbir şey yapamazlar' dedi. Bu kişilerin yanına gidince teybin kayıt yapmadığını, kendiliğinden kapandığını söyledim. Benden şüphelendiler. 2 ay sonra İbrahim kayboldu. Bir süre sonra Ali Demir'in bilgisi dahilinde İstanbul'a gelince buraya getirildim." Almanya'da işçi olarak çalışan kayınpederi Yusuf Akdeniz ile birlikte 4 Mart 1999 tarihinde kaçırılan Nezir Aslan'ın cesedi 17 Ocak 2000'deki operasyonun ardından Kartal'daki mezarevde çıktı. Kendisinden birkaç ay önce kaçırılan ve hesabına çalıştığı İbrahim Sarıaltun'un cesedi de aynı evde gömülü olarak bulunmuştu. 

(Safiye GÖREN bugün)

Güncellenme Tarihi : 25.3.2016 03:57

İLGİLİ HABERLER