'KORUCULUK DEVLETİN ORTAYA ÇIKARDIĞI BİR CANAVARDIR!..'
Doç. Dr. Vahap Coşkun, "Koruculuk devletin ortaya çıkardığı bir canavardır ve devletin bu canavarı nasıl ortadan kaldıracağı önemli bir sorundur" dedi...
BUGÜN'ün gündeme getirdiği 'Korucuların silahı alınıyor' haberi büyük yankı uyandırdı. Koruculuk sisteminin bütün yönlerini inceleyen Dicle Üniversitesi Hukuk Fakültesi öğretim üyesi Yrd. Doç. Dr. Vahap Coşkun, konuyu gazetemize değerlendirdi.
BİLGE KÖYÜ
1985'te oluşturulan ve 1993'te gönüllü koruculukla sayıları artırılan korucuların araziyi iyi bilmeleri nedeniyle güvenlik kuvvetlerine faydaları olduğunu belirten Coşkun, ancak sistemin faydasından çok zararının olduğunu söyledi. Devletin bölgede aşiretler üzerinden kendine yandaş bulmaya çalıştığını aktaran Coşkun, devletin yanında ve yanında olmayan diye aşiretlerin ikiye bölündüğünü belirterek, devletin yanında yer alan aşiretlerin diğer aşiretlere saldırdığını söyledi.
Eline silah alan korucuların cezalandırılmayacakları düşüncesiyle hareket ettiklerini belirten Coşkun, "Mardin'deki Bilge Köyü katliamı en güzel örnektir. Korucu olmasaydılar pervasızca bu hareketi gerçekleştiremezlerdi. Katliam yapmalarına rağmen bunun kapatılacağını düşündüler” dedi.
SÜRYANİLER KÖYLERİNE DÖNEMEDİ
Koruculuğun bölgedeki barışı tehdit eden bir sistem haline geldiğini ifade eden Coşkun şöyle konuştu: "Terör nedeniyle boşalan köyler korucular tarafından gasp edildi. Mağdurlar geri döndüklerinde korucularla çatıştı. Şırnak'ın İdil ilçesinde Sarıköy'de yaşayan Süryaniler terör nedeniyle1994 yılında Avrupa'ya göçmek zorunda kaldı. Bu köye korucular yerleşti. Süryaniler geri dönmek istedikleri zaman korucular izin vermedi. Korucular köyü jandarma müdahalesiyle boşalttı."
Coşkun, "Korucular devletin güvenlik politikalarının yarattığı bir canavar haline geldi. Bu canavarın nasıl ortadan kaldırılacağı da büyük zorluklar taşıyor. Silahları nasıl alınacak? Nasıl istihdam edilecekler büyük sorun oluşturuyor" diye konuştu.