Medya
  • 10.8.2005 09:37

KÖŞE YAZARLARINI İNTERNET MEDYASI MI OKUTUYOR?

ŞÜKRÜ KANBER/ STAR Penis ve yatak yazarlığı... İyi bir köşe yazarı olmanın ‘ölçüsü’ nedir? Çok ‘bilgi’ sahibi olmak mı? Çok ‘derin’ konulara dalmak mı? Uzmanlık gerektiren konular hakkında araştırma yapıp okurunun ‘başka sularda yüzmesini’ sağlamak mı? Ülkenin ‘rotasını çevirdiği yönlerde’ kendini yetiştirip toplumu bilgilendirici yazılar yazmak mı? Dünyanın gittiği yönleri tesbit edip ülkenin durumunu buna göre değerlendirmek, siyasi otorite ve güç sahiplerine ‘sağduyulu yollar’ gösterebilmek mi? Sıradan insanların sorunlarını ‘mercek altına yatırıp’ bunlarla ilgili sonuç alıcı yazılar yazmak mı? Edebiyata, sinemaya, bilime, ekonomiye dair ‘hafızasında sağlam bilgi arşivleri oluşturup’ bu zenginliği okuru ile paylaşmak mı? Böyle pek çok soru peşpeşe sorulabilir. Ben kestirmeden cevap vereyim; Hayır, bunların hiç birisi değil. Günümüzde iyi bir köşe yazarı olarak ticari değer elde etmenin tek bir yolu var; İnternet medyasında konu olabilmek... Yazdıklarının ‘basın camiası tarafından sürekli takip edilen’ belirli medya sitelerinde yer almasını sağlayabilmek... Amaç bu olunca da konular dönüp dolaşıp ‘üç beş mevzuya kilitlenip’ kalıyor. İyi bir köşe yazarı olmanın sırları şunlar; 1. Dünyadaki herhangi bir konuda uzman olmana gerek yok, penis konusunda yazı yazacak kadar ‘yüzünün derisi ince olsun’ yeter. Gazeteleri her yaştan insanın aldığına aldırmayıp ‘santim ölçüleri ve sayısal performansa kadar her bir detayı arsızca, utanma duygusuna yüz vermeden’ yazacaksın. Ki, birileri sana sataşıp internet medyasına konu olabilesin, oradan da sataşmanın şiddetine göre yazılı ve görsel medyanın gündemine taşabilesin... 2. Polemikçilik en büyük ‘yarenin’ olmalı. Ne yazdığının, niçin yazdığının, konunun ağırlığının hiçbir önemi yok, yeter ki senin gibi ‘aynı sularda avlanan bir tane sazan senin polemiğine gözü kapalı dalsın’. Konuların detayları önemli değil, kişilerin detayları önemli olmalı. Her tür saldırıyı ‘mübah’ görüp kalemini kılıç gibi sallandırmalısın ki yine sağa sola konu olmalısın. 3. İnsanın en mahrem konularının başında gelen yatak ve seks ile ilgili ‘ulu orta, fütursuzca’, hiçbir toplumsal ve ahlaki değeri dikkate almadan; tam tersi ‘bireysel özgürlük’ adına yerleşik tüm değer yargılarına da ‘meydan okuyarak’ yazmalısın. Garantili bir yöntemdir ve mutlaka yazan kişiyi istediği mecraya taşır. Uzun yıllar haftalık dergilerin ana konu başlıklarından birisinin cinsellik olduğu göz önüne alınırsa, ‘insanlık tarihinin en eski spekülasyon konularından biri’ olarak yazarını ‘edep olarak ucuz ama şöhret olarak bayağı yüklü’ menfaat sağlar. 4. Yine cinsellik kadar garantili konuların başında da ‘İslam sektörü’ gelir. Konunun neresinde olduğunun bir önemi yok, İslam ile ilgili birazcık ‘sivri şeyler yazmak’ yazarını gündemin tepelerine yerleştirir. Üstelik bu konuda bilgili olmana hiç gerek yoktur. Herkesin ‘kolayca ulaşabileceği’ kaynaklardaki açık bilgilere rağmen, ‘kulaktan dolma duyduğun’ bir bilgiye dayanarak allamelik yapmanın hiçbir sakıncası yoktur. Çünkü hakim medya bu konuda zır cahildir. Ahkam kesenin cehaletinden çok İslam’ın ‘kendi bakış açısına ne kadar yaklaştığı’ ile ilgilenir. Kesin ve garantili bir yöntemdir. Meslek hayatına dindar kitlelere küfrederek başlamış bazı ‘radyocu eskisi yazarların’ günümüzde büyük gazetelerin ‘orta sayfaları arasında sörf yapması’ en iyi örnektir. 5. Dünya üzerinde söyleyecek hiçbir sözünüz yoksa, içinde bulunduğunuz mesleğin ‘sivri uçlarına törpü vurun’ gitsin. Medya eleştirmenliği yapmak, medya haberlerini tiye almak, yazarları aşağılamak, kimin ne kadar yazdığını ya da kimin televizyonda ne yaptığını ‘ağır otorite’ havasında kaleme almak da ‘kısa günde kazanç getirici’ bir yöntemdir. Bilgi, birikim, deneyim, araştırmacılık... Pöh! Geçin bunları. Zaten okur da ‘iki yüzlü’, mikrofon uzatıldığında ‘pespayelikten, düzeysizlikten, polemikten şikayet ediyor’ ama en çok o yazarları okuyor, en çok ‘kim kimin kucağında’ programlarını seyrediyor. İyi yazar olmanın ölçüsü penis, yatak yazabilmek; polemik çıkartabilmek, İslam gibi tescilli konularda zır cahillik sergilemekten çekinmemektir. Nitelik önemli değildir, aslolan niceliktir. Güncellenme Tarihi : 17.3.2016 12:46

İLGİLİ HABERLER