KREDİ BAŞVURULARI YIL SONUNA KADAR YAPILABİLECEK
ANKARA - Bakan Ergün, Ölçek Endeksli Büyüme Kredisi Destek Programını ve İhracat Kredisi Destek Programını açıkladığı basın toplantısının ardından, gazetecilerin sorularını yanıtladı.
Ergün, krediden yararlanmak için hangi tarihe kadar başvurulabileceğine ilişkin soru üzerine de, başvuruların 2010 yılı sonuna kadar yapılabileceğini belirterek, söz konusu programın 2010 yılı KOSGEB bütçesindeki kaynaklarla yürütüldüğünü söyledi.
''Talep fazla olursa kredi artacak mı'' şeklindeki soru üzerine de Ergün, kredi faiz ve destek oranlarının ekonomik konjonktürle alakalı olduğunu kaydederek, bazı programlarda yüzde 100, 75, 50 destek verildiğini, ancak bu program ile diğer programların birbirinden farklı olduğunu belirtti.
Her iki programdan toplam 50 bin işletmenin yararlanacağını ifade eden Ergün, bu rakamın 5 binini ihracatçı KOBİ'lerin, 44-45 binini de Ölçek Endeksli Büyüme Kredisi Destek Programından yararlanacak KOBİ'lerin oluşturacağını söyledi.
Devlet Bakanı ve Başbakan Yardımcısı Ali Babacan'ın kredi hacminin büyüme hızının yavaşlatılması gerektiğine dair sözlerinin hatırlatılması üzerine de Ergün, Bakan Babacan'ın yaklaşımının daha çok tüketici kredileri ile ilgili bir yaklaşım olduğunu belirterek, ''Bizim oluşturduğumuz ihracat kredisi ve yatırımlarla ilgili bir kredi mekanizması ve ikisi birbirinden farklı'' dedi.
Bakan Ergün, geçen yıl hedeflerinin 100 bin işletme olduğunu ve 85 bin işletmenin destek programlarından yararlandığını belirterek, hedefe yaklaştıklarını söyledi.
KOSGEB desteklerinden yararlanan KOBİ sayısı arttıkça, KOSGEB'in bütçesi ve imkanlarının da ona göre artırılacağını kaydeden Ergün, ''Bu, 2010 bütçesi imkanları ile kısıtlı bir program. Bu nedenle 2011 yılında eğer ihtiyaç talep beklentilerin çok üstünde olursa yeni bir program başlatabiliriz. Ama KOSGEB'in bütçesinin her yıl biraz daha proje desteklerinden yararlanmak isteyen KOBİ sayısı arttıkça artacağını düşünüyorum'' dedi.
''Destek kapsamındaki rakamlar küçük mü, bu rakamlarla firmalar ne yapabilir'' şeklindeki soru üzerine de Ergün, mikro ölçekli bir işletmenin makine alabileceğini ve bu programın, nakit kredi destek programı olduğunu söyledi. Ergün, daha önce açıkladıkları ve uygulamaya koydukları 6 başlık altında proje destek programlarını da hatırlatarak, bu programların içinde 1 milyon liralık desteklerde bulunduğunu anlattı. İsterse bir KOBİ'nin bu programın dışında, projesini hazırladıktan sonra diğer destek programlarından da yararlanabileceğini kaydeden Ergün, programların birbirinden bağımsız bir şekilde yürüdüğünü söyledi. Ergün, ''Bu program, daha spesifik bir konuya odaklanmış, nakit kredi ihtiyacı olan KOBİ'nin kredi faiz desteği sağlanarak karşılama cesaretini göstermesini sağlamak amaç. Faizine destek veriyoruz, bu KOBİ'nin yapmakta tereddüt ettiği yatırımı yapması için teşvik etmek için bu desteği hazırladık'' dedi.
Bakan Ergün, ''İstihdam gibi bazı şartların kredi paketine konmasını düşündünüz mü'' şeklindeki soruya da, şarta bağlı kredi uygulamasının çok doğru bir uygulama olmadığını ve daha sonra başka hukuki sorunlara yol açabildiğini, İhracat Destek Kredisinde ise ihracat şartı oluşturacaklarını söyledi.
-''ÇAĞRILARLA, TERCİHLERİ ETKİLEMEYE ÇALIŞIYORUZ''-
''Konuşmasında yatırımlarda Türk makine ve teçhizatını kullanma çağrısı''nın hatırlatılması üzerine Bakan Ergün, şöyle konuştu:
''Biz Türkiye'nin Sanayi Bakanıyız ve Türkiye'deki sanayinin gelişmesi için tüketim eğilimini, bu tür çağrılarla etkilemeye çalışıyoruz, tercihleri etkilemeye çalışıyoruz. Ama hukuki olarak bir yaptırım, hukuki bir yönlendirme uluslararası anlaşmalara, GB Anlaşması'na, DTÖ ile anlaşmalara aykırılık teşkil edecek uygulamalar içerisine elbette girmeyiz, girmemeliyiz de. Ama Türkiye'de üretilen söz konusu ürün aynı kalite ve standarttaysa, fiyat avantajı da sağlıyorsa bunu tercih edin diyoruz. Bu kendi sektörlerimizin gelişmesi açısından da önemli ve dolaylı olarak cari açığa da etkisi olacak.
Onun için kamu alımları ile ilgili çalışmayı son noktaya getirdik. Bütün kurumların işbirliği yapacakları, Kamu İhale Kurumu'nun da içinde olacağı, anlaşmalara aykırı olmayan nitelikte bir çalışma. İhale şartnameleri hazırlanırken, Türkiye'de üretilen ürünlerin burada kullanılması konusuna öncelik veren bir yaklaşımı diğer alanlarda da hayata geçirmek istiyoruz. Bu bizim en tabii hakkımız Türkiye'deki Sanayi Bakanlığı olarak, tüketiciler, yatırımcılar olarak. Öncelikle kendi sektörlerimizin gelişmesi açısından, o ürünlerin Türkiye'de tercih edilmesi başlı başına önemli bir olaydır. Cari açık gibi sorunlara da dolaylı bir şekilde katkısı olacaktır.''
Ergün, programdan bilişim sektöründeki KOBİ'lerin yararlanmasına ilişkin soru üzerine de bilişim sektörünün de yararlanacağını, artık hizmet sektörünün de KOSGEB'in destek kapsamı içinde olduğunu kaydetti.
Kümelenme çalışmalarının desteklendiği ayrı destek programların bulunduğunu da hatırlatan Ergün, kredi faiz destek programlarının KOSGEB'e maliyetinin yaklaşık 150 milyon lira olduğunu bildirdi.
-''MÜTEAHHİDİN YERLİ OLMASI, SORUNLARI ÇÖZMÜYOR''-
Kamu alımlarına ilişkin soru üzerine de Ergün, kamu alımlarında yerli isteklilere yüzde 15'lik fiyat avantajı sağlandığını hatırlatarak, Kanun'un, yerli istekli lehine davranabilmeyi öngördüğünü söyledi ve şöyle devam etti:
''Kamu bir iş yaparken, yerli istekliyi yüzde 15'e kadar fiyat farkı olsa bile koruyabiliyor. Fiyat farkı olmadığı zaman eşit fiyatlarda ise haydi haydi korur. Fakat bizim yerli istekli konusunu, yerli ürün konusuna dönüştürmemiz lazım. İstekli yerli oluyor fakat o işi yaparken kullandığı malzemelerin çoğu ithal olabiliyor. İsteklinin yerli olması bizim açımızdan sorunu tam olarak çözmüyor, o işi yaparken kullandığı malzemelerin Türkiye'de üretilen malzemeler olmasını sağlamak önemli. Yoksa müteahhidin yerli olması her zaman sorunu çözmüyor.
O zaman Kamu İhale Kanunu'ndaki yerli istekli lehine uygulama, tam arzu ettiğimiz amacı sağlamamış oluyor. Bu nedenle bir iki küçük yasal düzenlemeye gerek var. Bu yasal düzenlemelerle beraber artık 2011 yılında Türkiye'de üretilen ürünlerin kamuda kullanılmasını daha çok ve iyi şekilde sağlayacak bir sistemi getirmemize imkan sağlayacak.''
Borç yapılandırmasına ilişkin soru üzerine de Bakan borç yapılandırması ile ilgili bayram öncesinde bitirilecek çalışmalar ve açıklanacak. Bayramdan sonra da yasal düzenlemesi parlamento da gerçekleştirilmiş olacak. Borç yapılandırılması ile ilgili bir süreç başlamış olacak. Bizim uygulamamız aynen devam edecek.''
Ergün, ''Firmalar bu krediyi araba ihtiyacı varsa kullanabilir mi'' şekilindeki soruya da, ''Alamaz, büyümek için ne yapacağını bize söyleyecek. Araba alayım, oğlanı evlendireyim, kızı evlendireyim, tatile gideyim o yok'' yanıtını verdi.