Kurbanları kestik ama vatanımızı ikiye kestirmeyeceğiz
Milliyetçi Hareket Partisi (MHP) Genel Başkanı Devlet Bahçeli, İstanbul İl Teşkilatı'yla bayramlaşmak için Grand Cevahir Otel'de bir araya geldi. Burada partililere seslenen Bahçeli, Türkiye'nin hassasiyet düzeyinin yüksek olduğu bir döneminde Kurban Bayramı'nın karşılandığını söyleyerek, "Bölücü terörün kanlı saldırıları iki bayram arasını deyim yerindeyse zehir etmiştir" dedi.
KURBANLARIMIZI KESTİK AMA VATANIMIZI İKİYE KESMEYE FIRSAT VERMEYECEĞİZ
Parti olarak sorunlarından arınmış, yüklerinden kurtulmuş ve kilitlerinden sıyrılmış bir Türkiye için dua ettiklerini, ellerinizden gelen ve üstlerine düşen çabayı gösterdiklerini ifade eden Bahçeli, "Kaybolan ahenk ve dengenin tekrar tesis edilmesini istiyoruz. Altın çağını yaşayan ihanetin, zincirlerinden boşalan kötü niyetin hak ettiği ders ve karşılığı almasını inanç ve kararlıkla temenni ediyor ve bu yolda her şeyi göze alıyoruz. Bozulan ahlakın düzelmesini, yıpranan kardeşliğin sağlamlaşmasını ve yozlaştırılan milli kimliğimizi yeniden ayağa kaldırmayı umutla temenni ediyoruz. Tehdit edilen güvenliğimizin, sarsılan muhabbetimizin korunmasını arzu ediyoruz, bunu bekliyoruz. Kimsenin şüphesi olmasın ki, biz Türk milletinin sözünü, değerlerini ve hedeflerini heyecanla taşıyoruz. Biz Türk milletinin varlığını, bağımsızlığını ve bin yıllık kardeşlik hukukunu cesaretle savunuyoruz. Son yurdumuza gözümüz gibi bakıyoruz. Üzerine gölge düşmemesi, sırtına hançer saplanmaması için teyakkuz halinde bekliyoruz. Bayramda Allah rızası için kurbanlarımızı kestik ama vatanımızı ikiye kesmeye, insanımızı doğramaya çalışanlara fırsat vermeyeceğiz. Vacip olan ibadetimizi yapmak için kurban verdik ama millet varlığını kurban etmeye yeltenenlere izin ve imkan vermeyeceğiz. Haysiyetlerini rafa kaldırmış, milli ve insani değerlerini zihinlerinin mahzenine kapatmış seviyesizlere Türkiye'yi ve Türk milletini kurban ettirmeyeceğiz. Riya, inkar ve hıyanetten yüzleri görülmeyen bedbahtlara geleceğimizi kurban vermeyeceğiz, insanımızı harcatmayacağız" diye konuştu.
TÜRKİYE, DAMAT FERİT RUHUNUN ZULÜM VE AÇMAZLARINA, MARUZ KALMIŞ HALDEDİR
Bahçeli, 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı'nı da hatırlatarak, "Biliniz ki, iki gün sonra 89. yıldönümünü kutlayacağımız Cumhuriyeti kuran Gazi Mustafa Kemal'in hatıraları kılavuzumuzdur. Hareketimizin kurucusu merhum Başbuğumuz Alparslan Türkeş'in sözleri, nasihatleri asla ayrılmayacağımız hilallerle parıldayan yolumuzdur" dedi. Türkiye'nin zor günler geçirdiğini vurgulayan Bahçeli, şunları söyledi: "Etrafımız adeta ateş çemberine alınmıştır. Bir yanda komşu coğrafyalarda zirve yapan sömürü, savaş, vahşet ve isyan döngüsü, diğer yanda içimizde vasat bulan şiddet, suç, asayişsizlik, ahlaksızlık, yokluk, yoksulluk ve bölücü terör saldırıları alarm verici bir boyuta ulaşmıştır. Arap Baharı aracılığıyla Suriye'de yükselen kaos dalgası ve bu ülkeyle savaş sınırına gelmemiz yakın zamanların en kritik gelişmeleri arasında yerini bulmuştur. Hali hazırda bayram münasebetiyle Suriye'deki gerilimin sakinleşmesi, aklı selimin öne geçmesi sevindirici olup, bayramdan sonra da bu ülkede kalıcı ateşkesin tesis edilmesi bizim en halisane dileğimizdir. Suriye'nin geleceğine bu ülke halkı karar vermeli, kimse durumdan vazife çıkararak bu ülkenin dış müdahalelerle budanmasına çanak tutmamalıdır. Bilhassa AKP Hükümeti çok dikkat ve itina göstermeli, Türkiye'yi geri dönüşü olmayan yollara sokmamalıdır. Üzülerek söylüyorum ki, Türkiye kötü bir yönetimin tüm sonuçlarını yaşamak ve buna katlanmak zorunda bırakılmıştır. Her alanda hezimet, her alanda hüsran ve her yerde bunalım hakimiyet kurmuştur. Milletimizin dayanma ve direnme eşikleri kırılma noktasına kadar bükülmüş durumdadır. Türkiye Damat Ferit ruhunun zulüm ve açmazlarına, Ebu Cehil acımasızlığının türlü misallerine maruz kalmış haldedir. AKP menşeli ucuz hamasetler ve yapay milli irade sözleri günü ve durumu kurtarma kurnazlığında gelinen aşamayı göstermesi bakımından hepimize bir fikir vermiştir. Siyasi ahlaktaki zafiyetler, dürüstlük, öngörü ve ciddiyetteki zayıflıklar Türkiye'nin kaderini düğümleme riskini vehamet derecesinde belirgin kılmıştır. Başbakan Erdoğan'ın yanlış ve hatalarla iç içe geçmiş politikaları siyasetteki zarafet ve seviyeyi düşürmüştür. Hesapsız, ölçüsüz ve kontrolsüz tavır ve tutumlar, Türk milletinin birlik ruhunu, bin yıllık kardeşlik duygusunu cepheden karşısına almıştır. Acziyet ve çaresizlik içinde kendi kazdığı kuyuya düşen AKP yılana sarılmış, tehlikeli planların bile bile kucağına düşmüştür. Sorunlar yumağı haline dönüşen Türkiye'nin tek ve yegane sorumlusu hiç kuşku yok ki Adalet ve Kalkınma Partisi'nden başkası değildir. AKP zihniyetinin teşvik ve yönlendirmesi altında, milli bünyemiz derin yaralarla tahriş edilmektedir, milli değerlerimiz saldırı ve taciz kıskacında tutulmaktadır, milli ilkelerimiz kayıtsızlık ve vicdansızlıkla sarsılmaktadır, milli varlığımız ağır tahribatlarla yüz yüze kalmaktadır, milli tarihimiz yüzleşme adı altında çaptan ve gözden düşürülmektedir, millilik niteliği tartışmalı hale gelen ekonomide dipsiz kuyular oluşmaktadır, milli kimliğimiz üzerine kurulan baskılar, kabile ve yerel aidiyet dürtülerine ivme vermektedir."
AKP HÜKÜMETİ DEMOKRATİKLEŞME REFORMLARINI PKK'YA ENDEKSLEMİŞTİR
Hedeflenen, Türkiye Cumhuriyeti'nin milli devlet niteliğini kaybettiğini, üniter yapısının zedelendiğini, bin yıllık ortak değerlerinin içi boşaltılarak, milli birliğinin sarsıldığını kaydeden Bahçeli, "Türk milletinin toplumsal dokusunu hedef alan hain amaç ise, köklerinden, kültüründen ve tarihinden kopmuş, geçmişinden utanan, kişiliksiz, bilinçsiz, tepkisiz, ürkek ve itaat eden bir toplum haline getirilmesi, daha açık bir ifadeyle, ezik ve silik bir topluluğa dönüştürülmesidir. Bugün karşımızda çetin meseleler, çıkmaz sokaklar ve yangın yerine dönen millet hayatı vardır. Karmaşıklaşan ve kökleşen sorun alanları gittikçe derinlik kazanmakta, krize ortam açmaktadır.
Bölücü terör meselesi bunların liste başındadır. PKK talepleri taksit taksit karşılanmakta, dün bu çerçevede gerçekleşmesi imkansız ve hayal mahsulü olan ne varsa bugün pervasızca yerine getirilmektedir. Bölücülük güç toplamış, terör cüret kazanmış ve Türkiye kanlı tuzağın göbeğine düşmüştür. İmralı canisiyle yapılan görüşme ve pazarlıklar artık gizlenmeden icra edilmektedir. Başbakan Erdoğan merkezli hazmettirme süreci adım adım işletilmektedir. Türk milleti bölünmeye ve dağılmaya razı edilmek istenmektedir. Şehitlerle ikna edilmeye, kayıplarla teslim alınmaya çalışılmaktadır. Görünen odur ki, AKP Hükümeti sözde demokratikleşme reformlarını tamamen PKK'ya endekslemiştir. AKP cenahı düşmanla masaya oturup, melanete ortak olurken, bölücü çevreler boş durmamış ve cezaevlerinde açlık grevi başlatarak yeni bir dayatma kampanyası fitilini tutuşturmuştur. KCK davası kapsamında, 58 cezaevinde sayıları yaklaşık 658'i bulan tutuklu ve hükümlülerin 46 gün önce başlattıkları açlık grevi tam anlamıyla bir gözdağı ve tehdit vasıtasına dönüşmüştür. Bu doğrultuda taviz koparacaklarını ve ihanete kapı aralayan isteklerine ulaşacaklarını hesaplaşmışlardır. PKK, kış aylarına girerken eylem sahasını dağdan cezaevlerine çekmenin vahşiliğine soyunmuştur. Şunu mutlaka hatırda tutmak lazımdır ki, ölüm veya ölüm üzerinden tehdit kanalları açmak, insan hayatını kısa vadeli çıkar ve kazançların akıntısına teslim etmek her zaman lanet ve nefretle anılacak ve tanımlanacaktır. Cinayet şebekesi bu kez de kendi militanlarını boğazlamaktadır. BDP sözcülerinin müşterek ölümden bahsetmesi de ayrı bir gafillik ve kalitesizlik olarak değerlendirilmelidir. Cezaevinde dışarıdan talimatla ölüme yatanlar birinci olarak, İmralı canisinin tecrit şartlarının kaldırılmasını, ikinci olarak ana dilde eğitim ve üçüncü olarak da mahkemelerde ana dilde savunma taleplerini dayatmışlardır. Adalet Bakanı'nın açıklamalarından, ana dilde savunmayla ilgili çalışmaların Bakanlar Kurulu'nun gündemine geleceği anlaşılmaktadır. Açlık grevi yoluyla bu ihanet istekleri karşılanacak olursa Türkiye tükenecek ve bundan sonra bu tip yolların daha fazla görülmesine zemin hazırlanacaktır" diye konuştu.
ŞEYTANLA BUĞDAY EKEN SAMANA BİLE MUHTAÇ KALACAKTIR
Devlet Bahçeli, AKP Hükümeti'nin, cezaevindeki gerilimi yatıştırmak amacıyla taviz vermesinin, bundan sonra önü alınamayacak hadiseler zincirine yol açacağını söyleyerek, "Ölüm saçmayı ve zehir kusmayı kendilerine meslek edinen bölücü terör mensuplarının akıllarını başlarına almaları ve Türkiye'yi şantajla istedikleri noktaya sürükleyemeyeceklerini kafalarına sokmaları gerekmektedir. Bu son cezaevi vakaları da AKP'nin attığı yanlış adımların eseri ve neticesidir. Başbakan Erdoğan Türkiye'yi büyüteceğim derken, küçültmenin kıyılarına çıkmıştır. Cumhuriyet'in temel direklerini torpillemekle meşgul olan bu zihniyet, Türkiye'yi meçhule sürükleme konusunda inat içindedir. Çözüm diyerek İmralı canisine yanaşan, demokratikleşme sözleriyle peşmergeye sırnaşan, sözde Kürt sorunu ezberiyle BDP ve CHP'yle saman altından su yürüten AKP'nin tüm inandırıcılığı kaybolmuştur. Anayasada Türk vatandaşlığı tanımını bozmak ve Türklüğü ayıklamak AKP'ye göre marifettir. Milli bayramların kanına girmek, Cumhuriyet Bayramı'nı dinamitlemek AKP'ye göre sivilleşmedir. Tunceli'ye Dersim, Güroymağa Norşin, Aydınlara Tillo demek AKP'ye göre gelişmedir. PKK'yla masaya oturmak ve yeni bir Oslo kumpasına düşmek AKP'ye göre demokratikleşme hamlesidir. Henüz iş, eğitim, yuva ve meslek sorunlarını çözmemiş 18 yaş kuşağındaki evlatlarımızı istismar etmek AKP'ye göre demokrasinin gereğidir. Çözüm, çare ve çıkış diyerek bölücülüğe altın kaseyle hayat iksiri sunmak AKP'ye göre ileri demokrasidir. Katille diyalog kurmak, teröristle el sıkışmak ve cellâtla söz kesmek AKP'ye göre milli birlik ve kardeşlik projesidir. Rezalete ortaklık etmek, hıyanete göz kulak olmak, Türk milletini 36 parçaya dilimlemek AKP'ye göre ezberleri yıkmak, tabuları devirmektir. Büyükşehir Belediyesi Kanun Tasarısı'yla federasyonu ve PKK önerilerini hayata geçirmek AKP'ye göre yerel hizmetlerin önünü açmaktır. AKP hükümetine ikazla bildirmek isterim ki, şeytanla buğday eken samana bile muhtaç kalacaktır. Başbakan Erdoğan bu alanda dün söylediği sözleri unutmuş ve bize büyükşehiri bilmediğimiz suçlamasını yöneltmiştir.
Biz Başbakan Erdoğan'ın anladığı şekilde büyükşehiri bilmiyoruz ve bilmek de istemiyoruz. Şu kadar ki, kendisi TBMM'nde görüşülen Büyükşehir Kanun Tasarısıyla üniter yapıyı linç etmeyi, federalleşmenin inşasını planlamaktadır. Bayram sabahı, 'Türkiye'de güçlü muhalefet sorunu var' diyen bu zihniyete ben de diyorum ki, Türkiye'nin kanayan ve kangren haline gelen bir iktidar sorunu vardır, bu sorunu kökünden çözmek inşallah milliyetçi-ülkücü harekete nasip olacaktır. Başbakan merak buyurmasın, onun baktığı ve dikkat kesildiği yerde Milliyetçi Hareket olmaz, olamaz. Zira onun görüş açısında İmralı, Kandil, Barzani fazlasıyla yer kaplamaktadır.
Başbakan BOP merceğinden, biz millet ölçeğinden bakıyoruz. Olaylara Başbakan okyanus ötesinden, biz son yurdumuzun jeopolitiğinden yaklaşıyoruz. Başbakan Oslo gözlüğünden görüyor, biz Ankara'dan izliyoruz. Başbakan İmralı canisiyle mektup arkadaşlığı yapıyor, biz milletimizle kader ortaklığı yapıyoruz" diye konuştu.
BÜYÜK KURULTAY, SAHTELİĞİ PUSULASI YAPANLARA DERS OLACAKTIR
MHP'nin 4 Kasım'da yapılacak olan 10. Olağan Büyük Kongre'sine de değinen Bahçeli, "Görüyorsunuz ki, partimizin kongre takvimi hızla mesafe alırken, mesnetsiz, temelsiz ve içi boş ithamlar ulu orta basın ve yayın organları vasıtasıyla dillendirilmektedir. Önümüzdeki hafta sonu, başkent Ankara, 'Türk Milleti Sensiz Asla' diyerek, vatanımızın her yöresinden irade ve inanç beyanında bulunan Türk milliyetçilerine ev sahipliği yapacaktır. Milliyetçi Hareket Partisi'nin 10. Büyük Kurultayı entrikayı gıdası, dedikoduyu siyasi sermayesi, sahteliği pusulası yapanlara kati ders olacaktır. 10. Büyük Kurultayımız, sinsice aramıza sokulmaya çalışılan yozlaşma eğilimlerine, saçılmaya çalışılan güvensizlik tohumlarına cevap teşkil edecektir. Büyük Kurultayımız, aynı şekilde, Milliyetçi Hareket'i tarihi misyonundan alıkoymak için MHP'yi içten çökertmek ve yozlaştırmak için beslenen ümitlere ve sahneye konulmak istenen oyunlara karşı da, ülkücü iradenin gereken cevabı vereceği bir gün olacaktır" dedi.
dha
Güncellenme Tarihi : 22.3.2016 11:39