Gündem
  • 25.12.2014 12:57

Liselinin Erdoğan'a hakaretten tutuklanmasına itiraz

KONYA'da geçen salı günü 'Devrim şehidi' Kubilay'ı Anma töreninde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği suçlamasıyla tutuklanan lise öğrencisi 16 yaşındaki M.E.A.'nın avukatı Barış İspir, tutukluluğa itirazda bulundu.

Sosyal paylaşım sitesinde örgütlenen Halkçı Liseliler Grubu üyeleri geçen salı günü saat 17.00'de Gedavet Parkı'nda toplanarak, Menemen'de 84 yıl önce gericiler tarafından katledilen şehit Asteğmen Mustafa Fehmi Kubilay'ı andı. Anma etkinliğinde grup adına basın açıklamasını Meram Endüstri Meslek Lisesi 11'inci sınıf öğrencisi M.E.A. okudu. M.E.A. konuşmasının sonunda, yolsuzluk, rüşvet, hırsızlık olaylarından bahsederken iddiaya göre Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret içeren sözler sarf etti.
M.E.A.'nın açıklaması, İl Emniyet Müdürlüğü Güvenlik Şubesi polisleri tarafından kamerayla kaydedildi ve tutanak tutuldu. Bunu inceleyen Cumhuriyet Başsavcılığı M.E.A. hakkında Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan soruşturma başlattı.
Halkçı Liseliler Grubu'nun anma etkinliğindeki konuşmasından dolayı dün saat 11.00 sıralarında Meram Endüstri Meslek Lisesi'ne gelen polisler, M.E.A.'yı gözaltına aldı. Emniyetteki sorgusunun ardından adliyeye sevk edilen M.E.A., savcılıktaki ifadesinde "Benim herhangi bir partinin gençlik kollarına üyeliğim bulunmamaktadır. 'Halkçı Liseliler' diye tabir edilen ise facebookta bir sayfadır. Biz Valiliğe müracaat ederek 'Şehit Subay Kubilay'ı anmak için izin aldık. Gedavet Parkı'nda toplandık. Ben facebooktaki sayfayı idare ediyorum. 'Başkan' demeleri o olabilir. Söz konusu açıklamayı ben yaptım. Benim hakaret etme kastım yoktur" dedi.
M.E.A. savcılıktaki ifadesinin ardından sevk edildiği 1. Sulh Ceza Hakimliği tarafından Türk Ceza Kanunu'nun 299'uncu maddesi gereğince 'Cumhurbaşkanına hakaret' suçundan tutuklandı. M.E.A. hakkında dava açılırsa 1 yıldan 4 yıla kadar hapis istemiyle yargılanacak.

AVUKATI TUTUKLUK İÇİN İTİRAZDA BULUNDU

M.E.A.'nın avukatı Barış İspir, bu sabah liseli gencin tutuklanmasına itiraz için Adliye'ye geldi. Avukat İspir, aralarında destek için İstanbul'dan gelenlerin de bulunduğu yaklaşık 100 avukatın imzasıyla birlikte hazırladığı dilekçeyi 2'nci Sulh Ceza Mahkemesi'ne verilmek üzere 1. Sulh Ceza Mahkemesi'ne verdi.

'HUKUKÇU OLARAK VİCDANLARIMIZI KANATAN HUSUS VAR'

İtiraz dilekçesini vermeden önce adliye önünde basın açıklaması yapan avukat Barış İspir, hukukçu olarak vicdanlarını kanatan hususların olduğunu söyledi. İspir, şöyle konuştu: "16 yaşında bir arkadaşımız basın açıklamasında kullanmış olduğu ifadelerden dolayı Türk Ceza Kanunu'nun 299'uncu maddesinde tanımı bulan Cumhurbaşkanı'na hakaret suçlamasıyla savcılıkça ifadesi alınarak mahkemeye sevk edildi ve mahkemece tutuklandı. Hukukçu olarak vicdanlarımızı kanatan birçok husus var. Biz bunları hukuki yollarla adli mercilere intikal ettiriyoruz. İstanbul'dan bizi desteklemek için avukat arkadaşlar geldi. Bundan dolayı hukuksal olarak daha güçlü hissediyoruz."
M.E.A.'nın suçlu bile olsa yaşı küçük olduğu için cezada indirim yapılması gerektiğini ifade eden avukat İspir, "Arkadaşımızın 16 yaşında olması suçlu olduğunu varsaysak bile cezasından 1/3 indirim yapılması hususu, bunların hiç birisi yapılmamıştır. İtirazımızda da bunu dile getirdik" dedi.

KAFELERDE GARSONLUK YAPARAK OKUL HARÇLIĞINI ÇIKARTIYORMUŞ

Konya'da geçen salı günü 'Devrim şehidi' Kubilay'ı anma töreninde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği suçlamasıyla dün tutuklanan lise öğrencisi 16 yaşındaki M.E.A., babası Mehmet A.'dan boşanıp ikinci evliliğini yapan annesi Nazmiye G.'nin yanında kalıyor.

Meram Endüstri Meslek Lisesi Makine Teknik Resim Bölümü 11'inci sınıf öğrencisi olan M.E.A., bir yandan eğitimini sürdürürken bir yandan da harçlığını çıkarmak için kafede garsonluk yapıyor.

Oğlunun tutukluğuna avukatlar aracılığıyla itirazda bulunduklarını ifade eden anne Nazmiye G., "Konu sonuçlanıncaya kadar fazla dillendirmek istemiyorum. Şu an konuşmak istemiyorum" dedi.

Avukat Barış İspir, savunmasını üstlendiği liseli M.E.A. ile bugün cezaevinde görüştü. Bu görüşmenin ardından kısa bir açıklama yapan avukat İspir, "Annesinin ve dedesinin ellerini öptüğünü söyledi, bütün arkadaşlarına selam gönderdi. İyi görünüyordu" dedi.

M.E.A.'nın ailesi ve arkadaşları, merakla, tutukluğa yapılan itirazın sonucu bekliyor.



TUTUKLULUĞA İTİRAZ KARARI YARINA KALDI

Konya'da geçen salı günü 'Devrim şehidi' Kubilay'ı Anma töreninde yaptığı konuşmada Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakaret ettiği suçlamasıyla dün okulda gözaltına alınıp çıkarıldığı mahkemece tutuklanan lise öğrencisi 16 yaşındaki M.E.A.'nın avukatı Barış İspir bugün 2'nci Sulh Ceza Mahkemesi'ne itirazda bulundu.

İtirazla ilgili kararın mahkeme tarafından bugün verilmesini bekleyen Avukat Barış İspir, kararın açıklanmasının yarına kaldığını belirtti. İspir, 'İtiraz dilekçemiz, uzun incelenebilecek bir dilekçe değildi. Ama sayın hakim, hala incelemesini bitiremedi ve karar yarına kaldı' dedi.

BARO BAŞKANI: TUTUKLANMA KARARI DOĞRU DEĞİL

Bu arada Konya Baro Başkanı Fevzi Kayacan, yaklaşık 25 avukatla ile birlikte adliye önünde konuyla ilgili açıklama yaptı. Cumhurbaşkanı'na hakaret suçundan tutuklanan M.E.A.'nın, tutuklama kararının uygun olmadığını belirten Kayacan, 'İzmir'de şehit edilen Kubilay'ın Konya'da anılmasında, sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a hakeret ettiği gerekçesiyle 16 yaşındaki M.E.A. tutuklanarak E- Tipi Cezaevine konulmuştur. Hakeret suçunu tasvip etmek, hele hele Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı'na maruz etmek mümkün değildir. Ancak eylem ile ceza veya tedbir arasında orantılılığın bulunması bir diğer söyleyişle, orantılılık ilgisi temel evrensel hukuk kaidelerindendir. Soruşturma aşamasında atılı suçun alt ve üst sınırlarıyla tutuklama nedenlerinin belirtildiği 5271 sayılı CMK'nın 100'üncü ve devamı maddeleri dikkate alındığında uygulanan tutuklama tedbirinin kanununi olmadığı esasdır' dedi.

BAŞKA BİR OLAYDA TUTUKLAMA İSTEMEYEN SAVCI ZONGULDAK'A GÖNDERİLDİ

Geçen 17 Aralık'ta meydana gelen başka bir olayı da anlatan Baro Başkanı Kayacan şöyle devam etti:

"17 Aralık Gar'da yapılan törenler sırasında söz konusu hırsızlık olan bir diyalog sonucunda karakola götürülen bir vatandaşımızla ilgili nöbetçi savcı tarafından ifadesinin alınarak serbest kalması talimatı verilmiş. Ardından bir takım harici girişimler sonrasında vatandaşımız Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk ettirilmiş ve nihayetinde tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılmıştır. Ancak ilk ifadeyi alan nöbetci savcının tutuklamaya sevk etmemesi nedeniyle yıldırım hızıyla, Recep Altun, zorunlu olmadığı halde Zonguldak iline savcı olarak geçici görevlendirilmiştir.'

 
CHP’den gözaltıya sert tepki geldi
CHP Grup Başkanvekili Engin Altay, 16 yaşındaki bir gencin gözaltına alınmasına tepki göstererek, "Bu, parlamenter demokratik bir sistemde kabul edilecek bir şey değildir. Düşünen, konuşan çocuklar ya mezarda ya içerde" dedi.

CHP Grup Başkanvekili Altay, TBMM’de düzenlediği basın toplantısında, 16 yaşındaki Mehmet Emin A.’nın ’Cumhurbaşkanı’nı eleştirme’ gerekçesiyle gözaltına alındığını söyleyerek, “Emniyet ve yargı yürütmenin sopası gibi çalışıyor. Bu, parlamenter demokratik bir sistemde kabul edilecek bir şey değildir. Düşünen, konuşan çocuklar ya mezarda ya içerde. Türkiye’de yaşayan herkesin ibretle izlemesi, karşı çıkması gereken bir durumla karşı karşıyayız” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de yaşayan herkesi hukuk devleti için mücadeleye çağıran Altay şöyle devam etti:

“Demokrasi tepki rejimidir. Siyaset refleks işidir. Tepkiye, protestoya, reflekse kapalı iktidar demokrasilerde yaşayabilecek bir iktidar değildir. Tepkiye ve protestoyla kapalı bir iktidarın yönettiği ülkede demokrasiden söz edilemez. Bu ülkelerde diktatörlük vardır.”

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın harf devrimine isyan ettiğini öne süren Altay, “Devletin laik niteliğini ve hukuk devleti olma özelliğini içselleştiremeyen bir zihniyetin hezeyanına ibretle tanık olduk. Rejim ve Cumhuriyetle olan sorunlarını artık gizlemekten vazgeçtiklerinin açık bir göstergesidir. Demokrasiyi bir tramvaya benzetenlerin tramvayı son durağa gelmiştir. Latin alfabesiyle uğraşıp, Arap alfabesiyle Türkçe konuşalım demek karşı devrimciliktir, Cumhuriyeti içselleştirememektir, Cumhuriyetin icaplarına imtina etmektir. Cumhuriyeti kabullenememektir, modernleşmeyi reddetmektir, gericiliktir, yobazlıktır” şeklinde konuştu.

Soruşturma Komisyonu’nun 4 eski bakanla ilgili oylamayı 5 Ocak 2015 tarihine ertelediğini belirten Altay, Başbakan Davutoğlu’nun ‘kolunu koparırız’ sözlerini hatırlatarak, “Kol koparma işi IŞİD’in yöntemidir. Sen samimiysen, kolu, bacağı bırak, esnafa tavsiyeyi bırak, 9/8 esas sayılı Soruşturma Komisyonu’ndaki partine mensup üyelerin özgür iradeleriyle karar vermelerine izin ver. Gereğini yap. Yolsuzluk ve rüşvete adı karışmış bakanların yargının önünde yargılanmalarını sağla, aklanmalarını sağla” diye konuştu.

Gazetelere verilen ilandan bahseden Altay, “Büyük bir kutuplaşmanın, kamplaşmanın işareti, açık göstergesidir. Demokrasi ve hukukun ayaklar altına alınması Türkiye’yi sonu belirsiz bir kaosa götürecektir” dedi.

Bir gazetecinin eşinin işine son verilmesine ilişkin olarak ise Altay, “İster severek, ister isteyerek, ister ürkerek bana teslim ol, bana biat et. Bana teslim olmazsan seni yaşatmam. Gazetecilere, memura, iş adamına veriliyor” ifadelerini kullandı.

Parti binalarının aranmasına ilişkin olarak Altay, “Yanlıştır. Bu kötü olaylara davetiye çıkarmaktır. ‘Makul şüphe’ varsa meselesi değildir” şeklinde konuştu.

 

Güncellenme Tarihi : 18.3.2016 23:22

İLGİLİ HABERLER