LÜBNAN'DAKİ KRİZİ BURHAN KUZU'NUN ÖNERİSİ ÇÖZMÜŞ!
Lübnan'ı iç savaşın eşiğine getiren Cumhurbaşkanlığı seçimi krizinin, TBMM Anayasa Komisyonu Başkanı Prof. Dr. Burhan Kuzu'nun Lübnan Anayasası'na müdahalesiyle aşıldığı ortaya çıktı. O dönemde Başbakan Erdoğan'ın dış politika başdanışmanı olan Ahmet Davutoğlu ile birlikte üç kez gizlice Lübnan'a giden Burhan Kuzu'nun, anayasadaki Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin yorum getirdiği ve tarafların bu yorumda mutabık kalmasıyla sorunun aşıldığı öğrenildi.
Lübnan'daki etnik ve dini gruplar arasındaki sorunlar, geçen yıl Cumhurbaşkanı seçimiyle birlikte doruğa ulaşmış ve iç savaş kapısını aralayan çatışmalar başlamıştı. Mayıs ayına kadar yapılan 10 turdan da sonuç çıkmamıştı. Türkiye, Lübnan'ın parçalanmasına yol açabilcek bu sorunun çözümü için devreye girdi. Başbakan Erdoğan Lübnan'a gitti. Ardından da o dönemde dış politika başdanışmanı olan Ahmet Davutoğlu'nu görevlendirdi.
TARAFLAR BİRBİRİNE GÜVENMİYORDU
Davutoğlu, Meclis Başkanı Nebih Berri, Başbakan Fuad Sinyora, 'Gelecek' grubunun başkanı Saad Hariri ve Suriye Devlet Başkanı Beşar Esad ile görüşmeler yaptı. Lübnan anayasasına göre Cumhurbaşkanlığı, Başbakanlık ve Genelkurmay Başkanlığı farklı gruplar arasında paylaşılıyor. Meclis'teki sandalye dağılımındaki dengesizlik ve tarafların birbirine olan güvensizliği sebebiyle Cumhurbaşkanı seçimi yapılamayınca, Davutoğlu'nun, anayasal krizi çözmek için anayasa profesörü Burhan Kuzu'dan destek aldığı ortaya çıktı. Mart-Nisan aylarından bu yana gizli kalan bu trafiği Dışişleri Bakanı Davutoğlu, Kızılcahamam kampında, AK Partili milletvekillerine açıkladı. Alınan bilgilere göre Davutoğlu, komşu ve çevre ülkelerle geliştirilen iyi ilişkilerin bölgesel sorunların çözümüne yaptığı katkıları anlatırken, Lübnan'daki iç sorunun bölge için olası bir kargaşayı önlediğini vurguladı.
DAVUTOĞLU : BURHAN HOCA'NIN YORUMUNU BENİMSEDİLER
Bunun da Türkiye'nin müdahalesiyle aşıldığını anlatan Dışişleri Bakanı Davutoğlu, şöyle dedi:
"Lübnan'da etnik ve dini grupların birbirlerine olan güvensizlikleri had safhadaydı. Hatta sokaklarda iç savaşın habercisi çatışmalar başlamıştı. 10 tur yapılmasına rağmen Cumhurbaşkanı seçilemiyordu. Burhan Hoca'yı alıp Lübnan'a gittik. Şam'a da gittik. Hoca anayasayı önüne aldı. Anayasa hükümlerine, tarafların birbirine olan güvensizliğini giderici bir yorum getirdi. Bu yorumu taraflar benimsedi; mantıklı buldu ve anlaştılar. 128 milletvekilinin 118'inin oyunu alan Mişel Süleyman Cumhurbaşkanı oldu. 28 Mayıs'ta da yemin törenine şükran göstergesi olarak Başbakanımızı davet ettiler."