Gündem
  • 23.4.2013 21:28

Meclis'teki resepsiyondan ilginç anlar...

Resepsiyona Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, TBMM Başkanı Cemil Çiçek, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Bakanlar, BDP'li milletvekilleri ve kuvvet komutanları katıldı. 

TBMM Tören Salonu’nda gerçekleştirilen resepsiyonda Çiçek konukları eşi Gülten Çiçek ile birlikte karşıladı. Resepsiyona Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, Başbakan Yardımcısı Bekir Bozdağ ve bakanlar, milletvekilleri ve çok sayıda davetli katıldı. Başbakan Erdoğan İstanbul'a gittiği için, Genelkurmay Başkanı Orgeneral Necdet Özel ise babasını vefatından dolayı törene katılmadı. Törende askerler ve BDP’lilerin birbirleriyle temas etmekten kaçınması dikkat çekti. Resepsiyonda Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, bugün Meclis’e kendi kullandığı otomobiliyle gelen Bahçeli ile bir süre sohbet etti. Konuyla ilgili çıkan haberleri anımsatan Gül, Bahçeli’ye, “Arabalarınız nerede muhafaza ediyorsunuz?” diye sorudu. Bunu üzerine Bahçeli, arabalarını parti Genel Merkezi’nde muhafaza ettiğini söyledi.
Resepsiyonda TBMM Başkanı Çiçek ve BDP'li Sırrı Süreyya Önder arasında ilginç bir diyalog da yaşandı. Çiçek’in, uçak korkusu olan Önder’e “303 şoförü gibisin. Her yerde geziyorsun. Seni uçağa binmeye mecbur edeyim mi?" sözleri herkesi güldürdü. 

Olan bitenleri biraz soğukkanlı değerlendirmek gerekir

TBMM Başkanı Cemil Çiçek, çözüm süreciyle ilgili olarak, ''Bu süreç sadece çekilmeden ibaret değil, bu önemli bir aşama. Önemli bir psikolojik etkisi var. Ondan sonra da daha bir çok mesafe alınması gerekiyor. Olan bitenleri biraz soğukkanlı değerlendirmek gerekir'' dedi.
     Çiçek, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı ile TBMM'nin açılışının 93. yıl dönümü dolayasıyla Tören Salonu'nda gerçekleştirilen resepsiyonda gazetecilerin sorularını yanıtladı.
     ''Bugün ile ilgili mesajınız ne-'' sorusuna Çiçek, ''Ben bugün sabahtan itibaren söyledim, konuştum, yazdım. Dolayısıyla ilave ne söyleyelim- Mutlu bir gün. Çok şükür huzur içinde geçti. Tüm Türkiye'de böyle geçti. Çok fazla bir şey yok. İnsanlar sokakta, çocuklar... Türkiye'nin ihtiyacı olan bir iklim bu. Bu bizim elimizde. Bunu yapmamız lazım. Enerjimizi kavgalara harcaya harcaya yorgun düştük. Buna gerek yok. Sorunlar da bizim çözümü de biz bulacağız. Bizim işimizi başkası yapamaz, yaparsa daha fazla karıştırır. Bunu da geçmişten biliyoruz. Onun için bugün ben memnunum şahsen. Meteorolojik hava da siyasi hava da bana göre iyiydi'' diye konuştu.
     Çözüm sürecine ilişkin kurulan Araştırma Komisyonu'nda nasıl bir takvim işleyeceği sorusuna, partilere yazı yazdıklarını hatırlatan Çiçek, ''Onlardan bize cevap gelmedi. Biz bir defa daha, geçmiş uygulamalarda da var, bildirip bildirmeyeceğini yazılı veya şifai olarak soruyoruz. Olmadığı takdirde, Komisyon'un kurulması kadar yeter sayı varsa çalışmaya başlıyor. Ben örneklerini de kısmen verdim'' dedi.
     Durumun geçmişte de uygulamalar olduğunu kaydeden Çiçek, liderleri malvarlıklarıyla ilgili araştırma komisyonuna Refah Partisi'nin, Muhsin Yazıcıoğlu ile ilgili komisyona BDP'nin, Mustafa Taşar ile ilgili komisyona ise ANAP'ın üye vermediğini hatırlattı. Çiçek, ''Daha başkaları da var. Neticede çoğunluk varsa, komisyon kurulmuş oluyor. Ondan sonrası siyasi değerlendirme. İçtüzük açısından olan kısmını söylüyorum'' diye konuştu.
     Çiçek, ''Daha ne kadar süre bekleyeceksiniz- Yazıyı ne zaman gönderirsiniz-'' sorularına, ''İlanihaye olmuyor. Makul süre diyoruz'' derken, ''Makul süre nedir-'' sorusuna, ''Bir-iki ay beklememiş. Geçmiş uygulamalara bakıyoruz, kaç gün beklemiş, ne yapmış, ondan sonra'' karşılığını verdi. Çiçek, ''Bu hafta içinde olabilir mi-'' sorusuna, ''Olabilir. Tekrar sorarız, üye verip vermeyeceklerini. 'Vermeyeceğiz' derlerse, o bizim için yeter'' dedi.
     Komisyona CHP ve MHP'nin üye vermemesinin hukuki olabileceği ama meşruluğunun tartışılacağı eleştirilerinin hatırlatılması üzerine Çiçek, İçtüzük'teki hükümlere ve teamüllere uygun değerlendirmeler yaptığını, bunun dışındaki değerlendirmelerin siyasi olduğunu kaydetti. Çiçek, ''Geçmişte bu türlü farklı komisyonlar kurulmuş ve çalışmış. Doğru olur, yanlış olur, onu herkes nasıl anlıyorsa öylece yapsın. Çünkü benim önüme gelen işi İçtüzüğe uygun değerlendirmek gibi bir sorumluluğum var. O açıdan bir problem gözükmüyor, sayısal olarak ...'' diye konuştu.
    
     -Çözüm süreci ve çekilme-
    
     Çiçek, ''BDP İstanbul Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, Kandil'in 25 Nisan'da yapacağı açıklamanın ardından çekilmenin başlayacağını söyledi. Gelinen süreci nasıl değerlendiriyorsunuz-'' sorusuna ''Bu süreç sadece çekilmeden ibaret değil. Onu görmek lazım. Bu önemli bir aşama...Önemli bir psikolojik etkisi var. Ama bu süreç, sadece bundan ibaret değil. Önemli kısmıdır bu. Ondan sonra da daha bir çok mesafe alınması gerekiyor. Olan bitenleri biraz soğukkanlı değerlendirmek gerekir'' diye konuştu.
    
     -Yeni anayasa çalışmaları-
    
     TBMM Başkanı Çiçek, ''TBMM Anayasa Uzlaşma Komisyonu'nun CHP'li ve AK Parti'li üyeleri, gelinen durumla ilgili olarak parantezli de olsa ortayı çıkan metnin kamuoyuna açıklanmasını istiyor'' denilmesi üzerine, ''Eğer konuyu böyle mütalaa ediyorlarsa benim başkanlığımda yapılacak bir toplantıda bunu gündeme getirirler. Bunlar dışarıdaki açıklamalar. Bizi bağlayan açıklamaları, Komisyonda yapılan açıklamalar olarak hep bugüne kadar değerlendirdik. Böyle bir şey varsa, bunu gündeme getirirler. Ama bugün de ifade etmeye çalıştım, zaman giderek daraldı. Çok fazla beklemeye, savsaklamaya, geciktirmeye de bu işin tahammülü yok. Ne olacaksa bir an evvel olacak''' dedi.
     Bir gazetecinin ''Zamanın daraldığından kastettiğiniz nedir-'' sorusuna Çiçek, ''Seçim....2012 yılı sonunu hedeflerken en önemli gerekçe; 2013'ten itibaren seçim sürecine gireceğimizdi. 2012'yi hedeflerken o gerekçe varsa, bu gerekçe bugün daha fazla var. Çünkü 2013'ün de neredeyse ilk çeyreği bitmiş oldu'' karşılığını verdi.
     Çiçek,''Bundan sonra ne olacak-'' sorusuna, ''Bu hususları eğer kendileri Komisyon'da gündeme getiriyorlarsa, bir derlendirme o zaman yaparız. Benim değerlendirmem olur ama ondan sonra. Şimdi yapmam. Çünkü işin birinci derece görevlisi 4 siyasi partinin Komisyon'daki üyeleridir. Onların Komisyon'da yapacağı açıklamaları görmeden ben ayak üstü açıklama yaparsam, doğru olmaz'' dedi.
     Konuyla ilgili olarak Başbakan Recep Tayyip Erdoğan ile görüşüp görüşmediği sorusuna Çiçek, ''Bugün bazı törenlere de katılamadı. Biz görüşürüz her zaman, onda bir şey yok'' karşılığını verdi. 

“SİLAHLARDAN VAZGEÇMEK TÜRKİYE İÇİNDE DEĞİL TÜRKİYE DIŞINDA DA SİLAHLARDAN VAZGEÇMEKLE OLUR”

Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, çekilme sürecine ilişkin, “Silahlardan vazgeçmek Türkiye içinde değil Türkiye dışında da silahlardan vazgeçmekle olur” dedi.
TBMM’de 23 Nisan Resepsiyonu’na katılan Cumhurbaşkanı Abdullah Gül, gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. “Çözüm sürecinde bir değişiklik görüyor musunuz?” sorusuna Gül, “Onları tabii ki konuşacağımız yerlerde konuşuyoruz. Muhakkak ki bu işin netice vermesi tamamen silahlardan vazgeçmekle olur. Silahlardan vazgeçmek Türkiye içinde değil Türkiye dışında da silahlardan vazgeçmekle olur” diye konuştu.
Çekilme sürecine ilişkin bir soru üzerine ise Gül, “Onlar teknik konular, yapıyorlar. Güvenlik birimlerine düşüyor onlar. Teknik konular ama esas meseleler bunlar. Tamamen silahlardan arınmaktır. Türkiye içinde değil dışında da esas silahları bırakmaktır. İnşallah iyi olur” ifadesini kullandı.
Muş ve Bingöl ziyaretinin hatırlatılması üzerine Gül, “Özel bir şekilde gitmedim. Muş ve Bingöl ziyaretinin takvimini daha önce yapmıştım. Böyle bir döneme rastlamış oldu” şeklinde konuştu. 

MİLLİ SAVUNMA BAKANI YILMAZ: (AFGANİSTAN’DA KAÇIRILAN TÜRKLER) YENİ BİR DURUM YOK...

Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz, Afganistan’ın doğusundaki Logar bölgesinde helikopterin zorunlu iniş yapması sonucu Türk vatandaşların kaçırılmasıyla ilgili olarak Afganistan’da yeni bir gelişmenin olmadığını ama iyi neticelenmesi konusunda umutlarının olduğunu söyledi.
TBMM Başkanı Cemil Çiçek’in 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla verdiği resepsiyona katılan Milli Savunma Bakanı İsmet Yılmaz gazetecilerin sorularını cevaplandırdı. Bir gazetecinin çekilme süreciyle ilgili bir soru üzerine Yılmaz, askerin o bölgeden çekilmesi gibi bir durumun söz konusu olmadığını belirterek, “780 bin kilometrekarede, her yerde Türkiye Cumhuriyeti’nin hukuku ve kanunu geçerlidir. Hiçbir ayrım yoktur” dedi.
Türk Silahlı Kuvvetleri tarafından yapılan açıklamanın zamanlamasının sorulması üzerine ise Yılmaz, açıklamalarda hiçbir anormallik görmediğini ve zamanlama bakımından da normal olduğunu söyledi.
TSK’nın birlik olarak batıya çekilmesi söz konusu olup olmadığının sorulması üzerine Yılmaz, “Hayır, hiç öyle bir durum yok. 780 bin kilometrekarede bu ülkenin güvenliği ne gerektiriyorsa o aynen yapılır. Dünle bugün arasında bir fark yoktur. Herhangi bir bölgede zafiyet oluşturulmaz” dedi.
Çekilme süreciyle ilgili olarak ise Yılmaz, “Hukuk, kanun ne diyorsa o yapılır” diye konuştu.
Milli Savunma Bakanı Yılmaz, Afganistan’da kaçırılan Türk vatandaşlarının durumunun sorulması üzerine de şunları kaydetti:
“Afganistan’da yeni bir gelişme yok ama iyi neticelenir diye umudumuz var. İki hafta öncede Afganistan’daydım. Afganistan’la Türkiye’nin algılaması, dost, kardeş ülke. Afganistan Devlet Başkanı Karzai ile görüştüm. Karzai’nin mesajı şuydu, ‘Türk askerinin olduğu yerde biz kendimizi güvende hissederiz. Dolayısıyla 2014 sonrasında NATO çekilse dahi, Türk askerinin NATO’da olmasını isteriz. Mezar-ı Şerife de gittim, Afganistan’ın her yerinden olan halkın söylediği husus bu.”
Kaçırılan Türk vatandaşlarıyla ilgili yeni bir durumun olup olmadığını sorulması üzerine Yılmaz, “Yeni bir durum yok ama biz iyi olduklarını biliyoruz. Kısa süre sonrada serbest bırakılacaklarını umuyoruz” dedi.

 

Güncellenme Tarihi : 19.3.2016 15:58

İLGİLİ HABERLER