Gündem
  • 10.3.2003 10:01

MECLİS'TEKİ SON GİZLİ OTURUMDA NELER KONUŞULDUĞUNU MERAK EDİYOR MUSUNUZ?...

GİZLİ OTURUM TUTANAKLARI Meclis'teki son gizli oturumda neler konuşulduğunu merak ediyor olabilirsiniz. Biz de neler konuşulduğunu bilemiyoruz; çünkü açıklanması yasak. Ancak, 12 yıl önceki Körfez Savaşı nedeniyle yapılan gizli oturumun tutanakları yasal süre sona erdiği için açıklandı. Bir önceki gizli oturumda neler konuşulduğuna bakalım ki... Son gizli oturumda, kimlerin neler demiş olabileceği hakkında fikrimiz olsun! İşte Körfez Krizi sırasında Meclis'in iki gizli oturumunun tutanakları: Cemal Seymen (Nevşehir): Dışişleri Bakanı'nın söyledikleri gizli değil ki, niçin gizli oturum yapıyoruz? Yıldırım Akbulut (Başbakan): Efendim televizyon mu var idi? Demek ki mesele televizyon. Yani televizyon yoksa basın yok mu idi? Yani ille televizyona mı konuşacaksınız? Gizlilikten sizin kastınız nedir? Basın mıdır, televizyon mudur? Yoksa işin mahiyeti gereği midir? Ne biçim itiraz. Abdülkadir Ateş (Gaziantep): Utanın da dinleyin bari. Akbulut: Hikmet yumurtluyorsun hikmet. Abdülkadir Ateş: Bilgi verin, bilgi. Savaş kararı almaya çalışıyorsunuz. Akbulut: Çok sinirlenme rahatsız falan olursunuz. İbrahim Gürdal (Isparta): Savaş kararı almaya çalışıyorsunuz, ciddi olun. Akbulut: Şimdi siz bizi dinlemeye mi hazırsınız, yoksa böyle laflar atmaya falan mı hazırsınız? (Devamla) Körfez'de kuvvet yığılması var. Irak da fiilen Küveyt'e girmiş, işgal etmiş ve kendisine de ilhak etmiş. A.Haydar Erdoğan (İstanbul): 'Küveyt' değil, Kuveyt... Akbulut: Bravo. Hakikaten şimdi bu zabıtlara geçecek. Mehmet Gazioğlu (Bursa): Allah belanı versin. İbrahim Demir (Antalya): Tarihin yüzkarası. Başkan: Arkadaşlar lütfen oturalım, ayakta dolaşmayalım. H.Fecri Alpaslan (Ağrı): Sayın Başbakan mı konuşuyor ki dinleyelim? İrfan Demiralp (Samsun): Hiç kafanız çalışmıyor. Hazım Kutay (Ankara): Ben, Türkiye'nin petrol gereksinimini yalnız başına sağlayabilmesini istiyordum; fakat bir değerli büyüğümün o gün bana söylemiş olduğu sözü bugün bir daha hatırlıyorum ve size de söylüyorum. Kamer Genç (Tunceli): Kimdir değerli büyüğün? Kutay: Herhalde sen değil!.. Kahta bölgesine gittik, değerli milletvekili arkadaşlarımızla gördük. Amerika'nın ilk petrol istihsali döneminde Teksas'ta olduğu gibi pompalar böyle çalışıyordu ve... Önder Kırlı (Balıkesir): Sen Teksas'ta var mıydın? Kutay: Evet, beraber gittik. Süleyman Demirel (Isparta): Açıklıkla söyleyeyim pasta peşinde olanlara sesleniyorum. Pastacılar, pastacıların, pasta kreması yalayacağız derken avuçlarının içini yalamaları muhtemeldir. Kutay: Öyle söylemedik, pasta ile ne ilgisi var. Biz pastacı değiliz. Demirel: Hazım Kutay, senelerce benimle çalıştın. Otur oturduğun yerde. 13 yıldır sır gibi saklanan bu tutanaklara bakın... Son gizli oturumda neler konuşulduğunu anlarsınız! (Şakir Süter/ Akşam) Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:31

İLGİLİ HABERLER