Medya
  • 25.3.2003 16:48

MEDYAYA SAVAŞ BASKISI...

BERLİN - ABD yönetimlerinin Vietnam Savaşı'ndan çıkardığı dersler arasında ''medya ile ilişkiler'' önemli bir yer tutsa gerek. Vietnam Savaşı'nda cephelerde özgürce çalışabilen medya, ürettiği kritik haberler nedeniyle kamuoyunu ABD aleyhine yönlendirmekle suçlanmıştı. 1991 yılındaki ilk Körfez Savaşı'nda olduğu gibi geçen yıl Afganistan ve şu anki Irak harekatı sırasında dikkat çeken bir nokta, medya organlarının görevlerini yerine getirirken ABD ordusuna bir anlamda bağımlı kılınmış olmaları. Bu nedenle medya uzmanları, haber aktarımı sırasında daha titiz davranılması konusunda görevlileri uyarırken izleyicilere de her duyduklarına inanmamalarını öğütlüyor. 1991'de olduğu gibi bu Körfez Savaşı'nda da cepheden haber aktarımı konusunda önemli sorunların yaşandığı belirtiliyor. Medya psikologu Jo Gröbel, televizyon ekranlarına yansıyan savaş görüntülerinin son derece dikkatle algılanmasını öğütlerken, medyanın bir anlamda bu görüntülerle yetinmeye mecbur bırakıldığının izleyicilere açıkça söylenmesi gerektiğini savundu. Hamburglu iletişim profesörü Siegfried Weischenberg ise savaşın başından beri yayınlanan cephe görüntülerinin ya askeri kaynaklardan elde edildiğini ya da askerlerin sansüründen geçtikten sonra yayınlanmasına izin verildiğini bildirdi. Weischenberg, izleyicilerin, doğru bilgilenmek için görüntülü medyanın sunduğu haberlerle yetinmemesini ve başka kaynakları da izlemesini tavsiye ediyor. Medya psikologu Jo Gröbel, TV ekranlarına ulaşan görüntülerin, insanlara zarar vermeyen, ''steril bir savaş'' yürütüldüğü izlenimi oluşturduğunu savunuyor. Gröbel, çekimine izin verilmeyen, insanların acısını ve ölüm korkusunu yansıtan resimlerin, bir kesim kamuoyunun savaş konusundaki ''mesafeli'' yaklaşımını değiştirmesine yol açacağından emin. Doha'da kurulu Amerikan askeri üssündeki basın merkezinden haber vermeye çalışan 1. Alman Televizyonu muhabiri Peter Puhlmann ise ABD ordusunun medya politikasını ''skandal'' olarak tanımlıyor. Irak Savaşı'nda ABD ile birlikte hareket etmeyen ülkelerden gelen gazetecilerin sistematik olarak bilgisiz bırakıldığından yakındığını söyleyen Puhlmann, yakınlardaki bir çatışmayla ilgili haberlerin bile kulaktan dolma ikinci el bilgilerle oluşturulabildiğini söylüyor. Güncellenme Tarihi : 16.3.2016 19:39

İLGİLİ HABERLER